Edebiyat Freud’un müttefikiydi

İstanbul Psikanaliz Derneği ve Paris Psikanaliz Kurumu üyesi, psikiyatr-psikanalist Dr. Talat Parman, sorularımızı yanıtladı.

Bir psikanalist olarak Freud ve edebiyat ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un “Sizin ustalarınız kimlerdir?” sorusuna kütüphanesini dolduran önemli edebiyat yapıtlarını göstererek yanıt verdiği sıklıkla söylenir. Öte yandan, Freud’un yaşamı boyunca tek bir ödül aldığını, onun da Goethe Ödülü olduğunu biliyoruz. Bu iki olgu Freud’un edebiyatla ilişkisini gösteriyor. Sigmund Freud insanı anlamaya çalışırken kendini yalnızca patolojik olanla sınırlamamış, normal olarak kabul edilebilecek olan olguları da incelemek istemiştir. Bunlar arasında, sanatsal yaratıcılık da yer alır. Freud böylece yalnızca ruhsal hastalıkları tedavi edecek bir yöntemi değil, insan ruhsallığının nasıl yapılandığını ve işlediğini açıklayacak bir yöntemi de bulmuştur. Bütün bunlar bilinçdışının keşfinin yolunu açmışlardır. Bilinçdışı, sanatçı olmanın ayrıcalığı olan ilhamın da kaynağıdır.

Psikanaliz edebiyat karşılaşması tesadüf değildi…
Psikanaliz, doğumu sırasında karşılaştı edebiyatla. Bu karşılaşmanın nedeni bir arayıştır. Sigmund Freud yazarların bilim adamlarından çok daha ilerde olduklarını düşünüyordu. Bu, Freud’un kendinden önce var olan psikoloji okulunu, psikoloji düşüncesini reddetmesinin bir sonucudur. Çünkü o güne kadar var olan psikolojinin ve şüphesiz psikiyatrinin sağladığının dışında, hatta onu aşan yeni bir yaklaşım geliştirmek istemiştir. O nedenle besleneceği kaynakları farklı alanlarda aramıştır. Edebiyat da bunlardan biridir.

Freud için iyi bir yazar olmak ne kadar önemliydi?
Freud, iyi bir yazar olma kaygısını hep taşımıştır. Edebiyatı bir müttefik gibi görürken, onu ortaya attığı kuramı ve tekniği aktarmanın yollarından biri olarak da kullanmıştır. Freud’un yazılarındaki ‘edebi’ üslup kolay kolay gözden kaçmaz. Bilimsel soğukluktan ve mekanik bir söylemden uzak yapıtlardır bunlar. Ama öte yandan onun yazdıklarını salt bir edebiyat ürünü olarak görmek de hatadır. Kral Oidipus, Sophokles için bir oyun kahramanıdır, Freud için ise insan olmanın trajik adı.

Freud sonrası psikanalistlerin edebiyatla ilişkisi?
Freud’un açtığı yoldan ilerleyen psikanalistler insan yaratıcılığının her biçimiyle, ama özellikle edebiyatla yakın ilişkilerini daima sürdürdüler. Psikanalistlerin çoğunun aynı zamanda edebiyat ürünleri verdiğini, ama hemen hepsinin iyi birer okur olduğunu biliyoruz. Ayrıca modern edebiyat akımları psikanalistler için her zaman bir ilgi ve çalışma odağı oluşturmuştur. Bu arada şüphesiz edebiyat da psikanalizden bir hayli etkilenmiştir. Ancak bu noktada sözü edebiyatçılara bırakmak yerinde olacaktır.

Filiz Aygündüz, 17 Haziran 2006, Milliyet Kitap

Yorum yapın

Daha fazla Söyleşi
“Bir gün umarım kendi gerçek hikayemi de yazabilirim” Kürşat Başar’la Söyleşi: Elif Şahin Hamidi

Kürşat Başar, 11 yıl gibi uzunca bir aradan sonra “Yaz” isimli yeni romanıyla okura merhaba dedi. Başar, henüz küçük bir...

Kapat