Elektra – Sophokles

Sophokles (MÖ 495-406): Yunan tragedyasının en önemli yazarları arasında adı ilkönce hatırlanan Sophokles, konuları işleyişi ve oyundaki karakterleri canlandırılmakta ustalığıyla ayrı bir yere sahiptir. Tiyatro tekniğini geliştirmiş, diyaloglara, dekor ve kostüme önem vermiştir. Tragedyalarında dönemin yazarlarında rastlanmayan derli toplu bir içyapı görülür. Eserlerinde yazgı sorununu her zaman ön planda tutar. Katıldığı yarışmalarda yirmiden fazla ödül almıştır. Yüz yirmi üç tragedya yazan Sophokles’in eserlerinden sadece Aias, Antigone, Kral Oidipus, Elektra, Trakhis Kadınları, Philoktetes, Oidipus Kolonos’ta günümüze ulaşabilmiştir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabın Künyesi
Elektra
Sophokles
Çeviri: Azra Erhat
İş Bankası Kültür Yayınları / Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
İstanbul, Eylül 2012, 1. Basım
57 sayfa

Sophokles (İÖ 497 ? 406), Atina?nın bir mil kuzeyinde Kolonos köyünde doğdu. İyi bir musiki, dans ve spor bilgisi olan Sophokles, onaltı yaşlarında Pers zaferini kutlayan bir törenin çocuk korosunda şarkı söyleyerek ve arp çalarak sahneye ilk kez adımın attı. Yirmisekiz yaşında, orta yaşlara gelmiş Aiskhylos? un karşısına yarışmacı olarak çıktı ve kazandı. Altmış yıldan fazla süren yazarlık hayatı boyunca onsekiz kere Dionisia töreninde, birçok kez Lenaia Şenliğinde birincilik elde etti ve söylendiğine göre hiçbir yarışmada sonuncu olmadı.

Atina devletinin siyasal yaşamında önemli roller oynadı; iki kez devletin en yüksek makamı olan generalliğe atandı. Bunlardan biri İÖ 440?ta Perikles döneminde, ötekisi daha ileriki yıllarda Nikias dönemindeydi.
Grek tragedya yazarlarının içinde, gerçeği değil, ideali, yani olanı değil olması gerekeni gösteren bir ozan olarak özellik kazan Sophokles, tragedyaya üçüncü oyuncuyu soktu. Koroyu oniki kişiden on beş kişiye çıkardı. Ama onun tragedyaya getirdiği en ilgi çekici yenilik, üçlemelerde (trilogya?larda) ve dörtlemelerde (tetralogya?larda) oyunların konuları asındaki bağı kaldırmasıydı. Sophokles boyaları dekor panolarını geliştirerek ve tragedyaya Frigyalıların musikisini getirerek sahne alanında da yenilikler yapmıştır.

Yüzonun üzerinde oyun yazan Sophokles?in elimize ancak yedi tragedyası geçmiştir. Elimizdeki oyunların yazılış sırası, Sophokles?in oyunlarında tarih belirten olayların az olmasından kaynaklı olarak net olarak bilinememektedir. Oidipus Kolonos?ta 401 yılında, Filoktetes 409? da oynanmıştır. Aias ile Antigone belki de onun en eski oyunlarıdır. Antigone?de üç karakter daha ustaca kullanıldığı için Aias?ın daha önce yazıldığı üzerinde duruluyor. Kral Oidipus?un Elektra?dan önce yazılmış olduğu oyunun yapısından belli oluyor. Trakhis Kadınları çağdaş seyirciye en uzak gelebilecek oyunudur. Sophokles?in seksenyedi yaşındayken oynanan oyunu Filoktetes onun en ustaca kurulmuş eseridir. Bu yüzden, oyun yazarlığının doruğu bu eserdir.

Tragedya, Sophokles ile olgun sanat biçimini aldı. Sophokles geleneksel hikayeleri oldukları gibi uygular, bunların değerleri ya da ne kadar gerçekçi oldukları üzerinde durmadan, oyunlarına konu yapardı. Onun derinden derine etkisi altında kaldığı şey zamanındaki bireyci eğilimdi. Onun insan karakteri, düşüncesi ve ilişkilerinde bu bireyci yöneliş vardı. Kişieri Aiskhylos?ta olduğu gibi bir üst gücün buyruğunda değildi. Onun kişileri kendi sonlarını kendileri hazırlarlardı. Sophokles?in karakterlerinde izlenen davranışlar, o karakterin kendi karmaşık kişiliklerinden ileri geldiği kadar çevrenin etkisiyle de biçimlenirdi. Bu yönden oyun kişilerini birer karater yapısı içinde veren ilk yazar Sophokles?ti.

Dilini yalın ve çekici bir yolda kullanan yazar, konuşmalarını çekici yaptı. Üstelik, kişilerin konuşmaları kendi özelliklerine uygundu. Onun tragedyasında çekirdeği oyun kişilerinin kendine özgü konuşmaları, hareketleriydi. Bu yüzde koro ikinci plandaydı. Ayrıca tragedyalarında dinsel törenin koral düzeni ile sınırlanmadığı için dinsel sorunlarla Aiskhylos?tan daha az uğraşırdı. Bunu yerine akıllıca dolantılarla ve karmaşık bir olay dizisiyle kurardı oyununu. Doruk nokta büyük bir sürprizle gelirdi. Oysa olay dizisi dümdüz gelişen Aiskhylos?ta doruk nokta geldiğinde seyirci bilirdi ne olacağını.

Sophokles?te karakter boyutu kazanmış olan oyun kişileri öyle olağan kişiler değildi, ne de kaderleri olağandı. O insanları oldukları gibi değil, olmaları gerektiği gibi göstererek idealize etti. Gerçekçi değildi Sophokles. Ama insanları iyi anladığı için inandırıcı anıtlar yarattı.
Kaynak; Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi 1

Yorum yapın

Daha fazla Tiyatro oyunları
Danton’un Ölümü – Georg Büchner

"Alman romantizminin aksine yapıtlarında, insanları toplumsal, tarihsel ve psikolojik boyutları ile ele alan 24 yaşında ölen ve yaşamına üç eser...

Kapat