Ergenlerde Karar Verme
Sağlıklı Gençlik Haftası Kutlu Olsun.
İhtiyatlı ve seçici olmaya gayret edelim.
Karar verme, bireylerin yaşamlarının her alanında karşı karşıya kaldıkları çok boyutlu ve dinamik bir bilişsel süreç olarak tanımlanmaktadır. (Maria vd., 2007). Gündelik yaşamda alınan küçük ya da büyük, önemsiz ya da kritik her kararın, zihinsel bir çaba ve bilişsel enerji gerektirdiği belirtilmektedir. (Amaducci vd., 2010). Ancak bu zihinsel enerji, sınırsız bir kaynak olmayıp, aksine bireyin bilişsel kapasitesiyle sınırlı bir yapıya sahiptir
Karar, bir hedefe ulaşabilmek adına elde olan tüm olanak ve koşullar dikkate alınarak mümkün olabilecek farklı birçok seçenek arasından en uygununun seçilme süreci olarak nitelendirilmektedir.(Tosun, 1992; aktaran Dülger, 2009:34). Karar verme ise eldeki ihtimalleri anlamak adına bilgi arama ve işlemeyi kapsayan bir süreç (Dolgin, 2014: 268), bir ihtiyacın giderilmesi için gerekli objeye götürecek farklı yollar arasında yaşanan sıkıntıyı giderici bir yönelim olarak tanımlanmaktadır. (Kuzgun, 2000; 150).
Karar verme, bilgi arama ve işleme, problem çözme, değerlendirme, öğrenme ve bellek gibi birçok bilişsel süreci içerir. Duruma uygun problem çözme yeteneğinin gelişimi, kararların alındığı alanlarda bilişsel yetenek ve öğrenilmiş bilginin eşzamanlı olarak gelişimine bağlıdır. Genel bilişsel yetenek ve belirli bilgi alanları, okul, ev ve iş ortamlarında yönergeler, öğrenme ve deneyim yoluyla büyür. Karar verme yetkinliğinin gelişimi için de aynı durumun geçerli olabileceği düşünülmüştür. (Mann ve diğ. Akt. Köse;2023).
Ergenlik, ergenlik çağının biyolojik değişimleri ile başlayan ve bireyin toplumda istikrarlı, bağımsız bir rol kazandığı zaman sona eren yaşam dönemi olarak tanımlanır. Bu dönemde kararlar yetişkinlerden giderek daha bağımsız hale gelir ve bunun yerine akranlar daha etkili hale gelir. Ergenlik döneminde alınan riskli kararların ciddi sonuçları olabilir: örneğin tehlikeli araç kullanma, alkol ve uyuşturucu deneyimleri genellikle riskli kararların sonucu oluşur. (Köse;2023).
Ergenlik döneminde karar verme, bireyin yalnızca mevcut yaşam koşullarına uyum sağlaması açısından değil, aynı zamanda geleceğini şekillendirmesi bakımından da kritik bir süreçtir. (Uzonwanne, 2015). Bu dönemde ergenlerin karar alma süreçleri, henüz tam anlamıyla olgunlaşmamış olan ön beyin yapısının etkisiyle daha karmaşık ve kırılgan bir özellik göstermektedir. (Wang ve Ruhe, 2007). Ön beyin; mantıklı düşünme, riskleri analiz etme, alternatifleri değerlendirme ve uzun vadeli sonuçları öngörme gibi üst düzey bilişsel işlevlerden sorumludur. (Çolakkadıoğlu vd., 2011). Bu nedenle, ergenlerin nörolojik gelişim sürecindeki eksiklikler, onların zaman zaman duygusal yoğunluklara, dürtüsel tepkilere ve anlık kararlarla hareket etmelerine yol açabilmektedir .(Çolakkadıoğlu ve Güçray, 2007). Bu durum, özellikle riskli davranışlara yönelme, kısa vadeli ödülleri uzun vadeli kazançlara tercih etme ve yanlış değerlendirmeler yapma olasılığını artırmaktadır.
Akran baskısı, aile beklentileri ve toplumsal normlar, gençlerin kendi ihtiyaç ve arzularına uygun şekilde bağımsız kararlar almalarını zorlaştırabilmektedir. Özellikle akran grubunun etkisi, ergenlerin riskli kararlar almasına ya da kişisel tercihlerinden sapmasına neden olabilmektedir. (Aktaş, 2016).
Akran baskısının karar verme sürecinde etkili olduğu, genellikle kişisel alışkanlıklar üzerine etki ettiği görülürken, uzun vadeli kararlarda (meslek seçimi, okul seçimi vb.) ise ailenin etkisinin daha fazla olduğu belirlenmiştir. (Eldeleklioğlu, 1996).
Ergenlik döneminde birey arkadaş, okul, meslek seçimi gibi hayati öneme sahip kararlar vermektedir. Bu kararlar ergenin gelecekte toplum içindeki yerini ve önemini belirlemektedir (Eldeklioğlu, 1998: 294).
Bu dönem, ergenlerin yaşam tarzı seçeneklerini keşfettiği ve kolektif ve öz benliklerini aradığı bir zaman dilimidir. Hem istemeden hem de kasıtlı olarak alınan kararlarla hayatlarının yönünü belirlemeye başlayan bir zamandır. Aynı zamanda ergenlik, öğrenme alışkanlıkları, arkadaşlar, boş zaman etkinlikleri, dışarı çıkış saatleri gibi konularda ebeveynlerinin karar verme yetkisini sorguladıkları bir dönemdir, bu da zaman zaman ergen ebeveyn çatışmalarına yol açabilir. Ergenlerin karşılaştığı çatışmalar ve ikilemler, etkili bir şekilde çalışmalarını ve öğrenmelerini engelleyebilir. Ergenlik döneminde alınan kararlar aynı zamanda bireyin sağlığı, kariyeri, psikolojik iyilik hali ve sosyal kabulü açısından ömür boyu süren sonuçlar doğurabilir. (Mann ve diğ., 1983; Akt. Köse,2023).
Ergenler, okul seçimi, arkadaş seçimi, sosyal ortamlarda nasıl davranacakları ve bir gruba ait olma gibi durumlarda ergen, karar verme davranışı ile yüz yüze kalmaktadır. Seçeneklerin ortaya konup enine boyuna değerlendirilmediği, üzerinde düşünülmeyen sonuçları olan, uzun vadede ergenin hedeflerine uymayan farklı birçok akılcı olmayan ve dönüşü olanaksız kararlarda ergenlik döneminde verilebilmektedir .(Ganzel, 1999; 290). Yaş, karar verme sürecinde önemli bir faktör olup yaş arttıkça bireylerin daha mantıklı ve planlı hareket edebildiği ortaya konulmuştur. (Kuzgun, 2000: 158). Güçray (2001) tarafından yapılan bir çalışmada ise erkek ve kız ergenler arasında karar verme sürecinde farklılık olduğu, erkek ergenlerin kızlara oranla daha az stresli ve daha özgüvenli olduğu belirlenmiştir. Ailelere yönelik yapılan bir çalışmaya göre ise çocuk karar verme sürecinin bir parçası olarak görülmez ve onun adına kararlar alınırsa yaşamın ilerleyen dönemlerinde sorun çözmede sorun yaşar, kendini güvende ve özgür hissedemez. (Tahran, 2010: 99)
Dikkatsiz araba kullanmak, uyuşturucu kullanmak, riskli cinsel davranışlar veya suç teşkil eden davranışlarda bulunmak, dürtüsel veya riskli karar vermek ergenlik yıllarında zirveye ulaşır . Bu riskli davranışlar DEHB bozukluğu olan bireylerde orantısız bir şekilde sıklıkla gözlenir . Patros ve ark., DEHB’si olan çocuk ve ergenlerde kontrol grubuna göre dürtüsel karar vermenin daha fazla olduğunu bildirmiştir (Jacckson ve diğ. Akt. Köse,2023). Benzer şekilde, Jackson ve ark. DEHB olan bireylerde dürtüsel karar vermenin kontrol grubuna göre arttığını bildirmiştir .Biz de çalışmamızda Mann ve ark.’larının ölçeğini kullanarak bu yaş grubunda karar verme stillerini anlamaya çalışacağız.
Ergenlerde Karar Verme Ölçeği (EKVÖ)
Mann ve ark. (1989), ergenlikte karar verme kalıplarını ölçmek için Ergen Karar Verme Ölçeği’ni geliştirdi. Türkçe geçerlilik güvenirlik çalışması yapılan EKVÖ, iki alt bölüme ayrılmaktadır. İlki olan karar vermede öz saygı; kişinin karar verirken kendinden emin olması ve öz güveni belirtir.(Çolakkadıoğlu,2012)
2, 4, 6. maddeler ters puanlanır.
Karar verme stillerini tanımlayan ikinci bölüm ise dört alt başlığa ayrılır:
1. İhtiyatlı-Seçicilik (vigilance) 2. Panik (panic) 3. Sorumluluktan Kaçma (cop-out) 4. Umursamazlık (complacency)
İhtiyatlı-Seçicilik: Kişinin karar verirken farklı alternatifleri göz önünde bulundurulup, kararların olası sonuçlarını değerlendirmesidir. Kişinin alması gereken karar için kendince güvenli bir yol bulacağını ve bunu değerlendirmek için yeterli süresinin olduğunu düşünmesidir. (8, 13, 16, 20, 23, 27. maddeler)
Panik: Seçim yapmak için kısıtlı zamanı varsa kendisini çatışma ve stresten kurtarmak için aldığı kararları belirtir. Hızlıca durum değerlendirmesi yaptıktan sonra, kendince alınabilecek en iyi kararı alır. Kararı alırken çevresinden etkilenir. Birçok komplike durumları değerlendirmesi gerektiğinden, panik halinde yanlış kararlar verebilir. Panik durumuna örnek olarak çok sayıda insanın sorunu çözmek için aynı kararı verdiklerinde, o yolun artık işlevsiz olması, kapanması buna bir örnektir. “İnsanlar ne yapıyorlarsa sen de onu yap” gibi doğru olmayan kararlar verebilirler. Kendi kararlarının daha güvenli olacağının farkına varmayıp, tehlikeli ve karmaşık yollara başvurabilirler. (11, 15, 18, 19, 22, 25. maddeler).
Sorumluluktan Kaçma: Alınacak karar karşısında erteleme ve sorumluluğu bir başkasına yüklemeyi ifade eder. Karar alınması gerekiyorsa ancak sonuçları riskliyse; kişi karar vermekten kaçınabilir ya da sorumluluğu başkasına yıkmaya çalışabilir. Bunu yaparken stres düzeyi yükselir, üzerinde zaman baskısı da vardır. (7, 9, 14, 17, 21, 28. maddeler).
Umursamazlık: Kişi karar alması gerektiği bir durumda alınacak bir karar yokmuş gibi davranır, ya stres yaşamaz ya da stresi minimaldir. (10, 12, 24, 26, 29, 30. maddeler).
Maddeler; Benim için her zaman doğru (3 puan), Benim için sık sık doğru (2 puan), Benim için bazen doğru (1 puan) ve Benim için hiçbir zaman doğru değil (0 puan) şeklinde yanıtlanıp, puan hesabı yapılır
ERGENLERDE KARAR VERME ÖLÇEĞİ (EKVÖ) Açıklama: İnsanların karar verme durumu hakkında hissettikleri ve bu konuda yaptığı seçimler değişiklik göstermektedir. Olağan koşullarda ne şekilde karar verdiğinizi belirlemek için, her soruda verilen seçeneklerden kendinize en yakın davranış biçiminin olduğu bölümün içine çarpı (X) işareti koyunuz.
Lütfen hiçbir maddeyi boş bırakmayınız.
Benim için hiçbir zaman doğru değil :0
Benim için bazen doğru :1
Benim için sık sık doğru :2
Benim için her zaman doğru :3
1- Karar verme yeteneğime güvenirim.
2- Karar verme konusunda çoğu insan kadar başarılı değilim.
3- İyi kararlar veren birisi olduğumu düşünürüm.
4- Cesaretimin kırıldığı öyle durumlar oluyor ki, karar vermek için çaba göstermekten vazgeçiyorum.
5- Verdiğim kararlar olumlu sonuçlanıyor.
6- Kendi kararlarının benimkinden daha doğru olduğuna başkalarının beni inandırması kolaydır.
7- Karar vermekten sakınırım.
8- Bir seçim yapmadan önce çok dikkat ederim.
9- Karar vermeyi ertelerim.
10- Karar vermem gerektiğinde, başkaları ne derse onu yaparım.
11- Acele karar vermem gerekirse, paniğe kapılırım.
12- Benim yerime başkaları karar verebilir, çünkü ne olacağını umursamam.
13- Kararımı verdikten sonra düşüncemi değiştirmem.
14- Kararları başkalarına bırakmayı tercih ediyorum.
15- Karar vermek zorunda olmak ne zaman beni bunaltırsa, aceleyle karar veririm.
16- Bir karar vermeden önce düşünmeyi severim.
17- Karar vermem gerektiğinde, karar üzerinde düşünmeyi son dakikaya kadar ertelerim.
18- Karar verirken, sanki çok az zamanım varmış gibi hissederim.
19- Acele karar vermem gerektiğinde sakin bir şekilde düşünemem.
20- Karar verdiğim zaman duruma en uygun olan kararı seçtiğimi hissederim.
21- Vereceğim karar sorunu çözmeyecekse, karar vermekten sakınırım.
22- En ufak bir terslikle karşılaşırsam, telaşlanarak ne yapacağıma ilişkin düşüncemi değiştiririm.
23- Kararlarımı kendim vermek isterim.
24- Karar vermek bana zor gelirse, ne seçtiğime özen gösteremem.
25- Aceleden küçük şeylere takılarak seçim yaparım.
26- Çok düşünmeden karar vermeye eğilimliyim.
27- Bir şey yapmaya karar verdiğimde, o işin devamını getiririm.
28- Karar verme sorumluluğunu almaktan hoşlanmam.
29- Karar verirken ilk aklıma gelen düşünceyi seçmeye eğilimliyim.
30- Farklı olmayı sevmediğim için, başkaları ne seçerse ben de onu seçerim.
Kaynakça
Aktaş, N. (2016). Lise öğrencilerinin motivasyon kaynakları ve karar verme stratejileri. (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı. http://adudspace.adu.edu.tr:8080/jspui/ bitstream/11607/3099/1/10127202.pdf (Erişim Tarihi: 15.12.2025).
Çolakkadioğlu O. Ergenlerde Karar Verme Ölçeği’nin Ortaöğretim Öğrencileri İçin Geçerlik ve Güvenirlik Çalişmasi. Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2012; 9(19): 387-403
Çolakkadıoğlu, O., Cenkseven, F., & Avcı, R. (2011). Ergenlerde kontrol odağını yordamada karar verme ve problem çözmenin rolü. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 20(2), 317-330.
Dülger, Ö. (2009). Ergenlerde algılanan sosyal destek ile karar verme davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi. (Yüksek Lisans Tezi). Marmara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, İstanbul
Eldeleklioğlu, J. (1996). Karar stratejileri ile ana baba tutumları arasındaki ilişki. (Yayımlanmamış Doktora Tezi). Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara. ——. (1998). Ergenlerde Karar Verme Becerisini Etkileyen Faktörler. Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 11(1), 291-295.
Friedmann IA, Mann L. Coping patterns in adolescent decisionmaking: An Israeli-Australian comparison. Journal of Adolescence 1993; 16: 187-99
Jackson JN, MacKillop J. Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder and Monetary Delay Discounting: A Meta-Analysis of Case-Control Studies. Biol Psychiatry Cogn Neurosci Neuroimaging 2016; 1(4): 316-25.
Köse, H. E. (2023) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocuk ve Ergenlerde Kişilik Özelliklerinin ve Aile Tutumlarının Karar verme, Problem çözme, İrritabilite Üzerine Etkisi. Uzmanlık Tezi T.C. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Tezi.2023
Kuzgun, Y. (1992). Karar Stratejileri Ölçeği: Geliştirilmesi ve Standardizasyonu. VII. Ulusal Psikoloji Kongresi Bilimsel Çalışmaları, 161-170. ——. (2000). Meslek danışmanlığı kuram ve uygulamalar. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım
Mann L, Harmoni R, Power C. Adolescent decision-making: the development of competence. J Adolesc 1989; 12(3): 265-78. 100.Blakemore SJ, Robbins TW. Decision-making in the adolescent brain. Nat Neurosci 2012; 15(9): 1184-91.