
İnsan hayatında okul, meslek, eş seçimi gibi kritik kararlar vermesi gereken süreçler bulunmaktadır. Eş seçimini etkileyen birçok faktör bulunmakla birlikte bir insanın eş seçiminden önce evlenip evlenmemeye yönelik bir kararının olması gerekmektedir. Ayrıca evlilik olgunluğuna ulaşmış her gencin evlilik öncesi dönemde kendi kimliğini tanıması, eş adayının özelliklerini bilmesi, evlilik ve aile ilişkisine dair beklentilerinin ne olduğu konusunda fikrinin olması önem arz etmektedir. (Kalkan ve Ersanlı, 2008). Böylelikle kişi, hem kendine uygun hem de evlilikte beklentilerini karşılayabilecek bir eş seçimi yapacak ve umduğu evlilik ve aile ilişkisine sahip olabilecektir.
Eş seçiminde aranan kriterlerin yanı sıra eş adayının düşünceleri de önem arz etmektedir. İlişki kurmadan önce bireyler ilişkinin nasıl olması gerektiğine dair kurallara ve beklentilere sahiptirler. (Sprecher ve Metts, 1999). Eşte aranan kriterlerle birlikte, bireylerin evlilik ilişkisine yönelik inançlarının, evlenecekleri kişinin belirlenmesinde önemli olduğu görülmektedir (Baucom ve Epstein, 1990). Diğer yandan eş seçiminde bireylerin gerçekçi olmayan düşüncelere sahip olmasının evlilik kararını kısıtladığı bilinmektedir. (Larson, 1992). Evlilik kararı, evlenecek olan çiftlerle birlikte onların yakınlarını, bu evlilikten doğacak çocukları ve bireyden topluma geniş bir alanı etkileyeceği için üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir karardır. Bununla birlikte, evliliğe yönelik gerçekçi olmayan düşünceler ve mitlerin evlilik ilişkisinde zorlayıcı etkileri bulunmaktadır. (Satan ve Kaplener, 2021).
Gençlerin evlilikle ilgili düşüncelerinin ve inançlarının anlaşılması noktasında, Evlilik Ufku (Carroll, Willoughby ve Badger, 2007) ve Evlilik Paradigması (Willoughby vd., 2015) adlı iki kuram öne sürülmüştür.
Evlilik Paradigması kuramında hangi bireysel, ailesel ya da kültürel faktörlerle evlilik inançlarının oluştuğu üzerinde durulmuş ve kavramsal bir çerçeve sunulmuştur. Yapılan çalışmalarda evlilik inancı olarak ifade edilmek istenen şey konusunda bir karmaşa olduğu görülmüştür. Willoughby (2010), evlilik tutumu teriminin çok farklı yapıları kapsadığını ifade etmiştir. Hall (2006) ise, evliliğin ne anlama geldiğine dair kişinin genel algısına odaklanıldığını işaret etmiştir. Aralarında birtakım kavramsal farklılıklar olmakla birlikte tutum, değer, inanç, biliş kavramları da geçmiş çalışmalarda birbirinin yerine kullanılmıştır. Evlilik inançlarını tutum olarak nitelendirmek en yaygın yaklaşım olmasına rağmen tutumun psikolojide belirli bir kişiye karşı olumlu veya olumsuz eğilimi ifade etmek için kullanıldığı endişesinden dolayı, inanç kelimesinin tutum, değer, inanç, biliş kavramlarının hepsini kapsadığı için kullanılması daha uygun görülmüştür. Bu kuramda ise, evlilikle ilgili inanç sisteminin tamamını tanımladığı için paradigma kelimesi kullanılmıştır. Evlilik paradigması terimiyle kişinin evlilik kurumu hakkındaki ortak inançları, teorik idealleri ve soyut anlamda evlilik ilişkisine dair inançları kastedilmektedir.
Evlilik Paradigması kuramı, her bireyin aile, arkadaşlar ve daha geniş kültürle etkileşimler yoluyla evlilik kurumuna yönelik kişisel bir anlam geliştirdiğini ileri sürmektedir. Dolayısıyla kişinin bireysel evlilik paradigmasının evliliğin daha geniş kültürel yorumlarının bir sonucu olduğu düşünülmektedir. Evlilik paradigmasındaki boyutlar hakkında çeşitli görüşler sunan bilim insanları olmakla birlikte, mevcut çerçeve için temel oluşturan görüş, Hall (2006) tarafından evliliğin anlamları üzerine yapılmıştır. Burada evliliğe ilişkin bireylerin sahip olduğu beklenti, inanç ve değerlerin temel bir evlilik anlamını yansıttığı görülmüş ve sonuçta bireylerin evliliğe dair birbiriyle örtüşen birçok inanca sahip olabileceği görüşü dile getirilmiştir.
Bu model evlilik kurumuna ve gelecekteki ilişki seçeneklerine dair inançlara odaklanırken, Carroll vd.’nin (2007; 2009) yaptıkları çalışmalar, evlilik öncesi bireylerin evliliği hayat amaçlarında hangi konuma koyduklarına odaklanmaktadır. Öne sürdükleri Evlilik Ufku Teorisi evliliğin zamanlaması, evliliğe verilen genel önem ve bireylerin evliliğe hazır olma kriterleri olmak üzere üç boyutta bir dizi inanç olarak kavramsallaştırılmıştır.
Evlilikte akılcı olmayan inançlar, eşlerin ilişkiden gerçek dışı ve aşırı mükemmeliyetçi beklentiler kurmasına yol açan bilişsel kalıplardır. Bu yanlış düşünceler, evlilik doyumunu azaltır ve çiftler arasında çözülmesi zor çatışmalara neden olur.
Bilişsel çarpıtmalar, işlevsel olmayan şemalar ve otomatik düşünceler arasındaki bağlantılardır. Alınan yeni bir bilgi bilişsel süreçlerden geçerken mevcut şemaya uydurmak için çarpıtılmakta ve bu çarpıtılmış değerlendirmeler otomatik düşünceler olarak bilinç düzeyinde kendini göstermektedir (Kuyucu, 2007). Hatalı varsayım ve çıkarsamalara sebep olan bilişsel çarpıtmalar belli durumlarda ortaya çıkabilen seçici soyutlama, kişiselleştirme gibi hataları içeren yüzeydeki bilişsel yapılardır (Çiftçi, 2008). Bu bağlamda bilişsel çarpıtmalar, işlevsel olmayan inançların farklı şekilde ifade edilmesidir (Turan, 2010). Bireyin işlevsel olmayan inançlarını değerlendirirken bu düşüncelerin akılcı temeller üzerine oturup oturmadığı belirlenmelidir. Aynı zamanda bireyin rasyonel olmayan düşüncelerine de ne kadar inandığı değerlendirilmelidir (Ağır, 2007). Bu bağlamda değerlendirildiğinde bilişsel yaklaşımın asıl amacı danışanın uygunsuz davranış ve olumsuz duygularına sebep olan çarpıtılmış bilişsel süreçlerini incelemek ve bu bilişleri işlevsel olanlarla değiştirmektir (Türkçapar, 2015).
Evlilik bağlamında, “eşim beni her zaman mutlu etmeli”, “ilişkimiz kusursuz olmalı” ya da “tartışmalar zararlıdır” gibi katı ve gerçekçi olmayan düşünceler, çiftlerin iletişim süreçlerini bozarak evlilik doyumunu olumsuz yönde etkilemektedir. (Neenan & Dryden, 2004; Ellis & Dryden, 1997). Bu görüşü destekleyen araştırmalar, irrasyonel inançların evlilik uyumunu ve doyumunu düşürdüğünü göstermektedir (Addis & Bernard, 2002; Möller & Van der Merwe, 1997). Addis ve Bernard (2002), evlilik danışmanlığına başvuran çiftlerde irrasyonel inanç düzeylerinin anlamlı biçimde yüksek olduğunu ve özellikle “kendini küçümseme” ile “aşırı rahatlık ihtiyacı” boyutlarının düşük evlilik uyumuyla ilişkili olduğunu belirtmiştir. Benzer şekilde, Möller ve Van der Merwe (1997), düşük evlilik uyumunun “düşük hayal kırıklığı toleransı” ve “talepkâr beklentiler” gibi irrasyonel inançlarla yakından ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. (https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/5363999)
Akılcı olmayan inançların evlilikteki temel etkileri ve yaygın örnekleri şunlardır:
Yaygın Yanlış İnanışlar
- Zihin okuma beklentisi: “Eşim beni gerçekten seviyorsa ne düşündüğümü ve ne istediğimi sormadan anlar.”
- Mükemmel eş ve uyum: “Mutlu bir evlilikte eşler hiç tartIşmaz ve her konuda aynı şeyi düşünür.”
- Değiştirme çabası: “Eşim zamanla benim istediğim kişiye dönüşecektir.”
- Cinsiyet ve roller: “Kadın ve erkeğin evdeki görevleri kesin olarak ayrıdır ve asla değişemez.”
Evliliğe Etkileri
- İletişim kopukluklarına ve küskünlüklere yol açar.
- Küçük sorunların büyük krizlere dönüşmesine sebep olur.
- Eşlerin tatminsizlik hissetmesini hızlandırır.
Konu ile ilgili ölçek çalışması
Evlilik İlişkisi İnançları Ölçeği (EİİÖ) Kızıl ve Nazlı (2018) tarafından ilişkilerdeki işlevselliği bozan inançları belirlemek amacıyla geliştirilmiştir. Beşli likert üzerinde değerlendirilen ölçeğin her maddesi 1’den (Hiç katılmıyorum) 5’e kadar (Tamamen katılıyorum) yanıtlanmaktadır. Toplam 21 madde ve dört alt boyuttan (Kök Aileye Bağımlılık=8 madde; Ben-Biz Dengesi=5 madde; Duygu Yönetimi=4 madde; Cinsel Hayat=4 madde) oluşan ölçekten alınabilecek puanlar 21-105 arasında değişmektedir. Ancak alt boyutlar ayrı puanlanmamaktadır. Ölçekten alınan puanların artması evliliğe yönelik işlevsel olmayan inançların fazlalığı anlamına gelmektedir. Ölçeğin iç tutarlılık katsayıları alt boyutlarda 0.48 ile 0.76 arasında değişmektedir, ölçeğin tümünde 0.82 olarak bulunmuştur. Mevcut çalışmada ise tüm ölçeğin iç tutarlılık katsayısı .84 olarak güvenilir bulunmuştur.
Evlilik İlişkisi İnançları Ölçeği (EİİÖ)
Hiç Katılmıyorum
Katılmıyorum
Kararsızım
Katılıyorum
Tamamen Katılıyorum
1 Ailem, eşim ile aldığımız kararlara müdahale etme hakkına sahiptir. (1) (2) (3) (4) (5)
2 Eşimin beni sevmesi ve değer vermesi için her dediğini yapmalıyım. (1) (2) (3) (4) (5)
3 Evlenmeden önce cinsellik hakkında konuşmak utanç vericidir. (1) (2) (3) (4) (5)
4 Eşimin ailesinden çok benim ailemle görüşmemiz gerekir. (1) (2) (3) (4) (5)
5 Eşimin istekleri benim için makul olmasa bile yerine getirmeliyim. (1) (2) (3) (4) (5)
6 Eşim, duygularımı ben söylemesem de anlamalıdır. (1) (2) (3) (4) (5)
7 Eşime cinsellikle ilgili beklentilerimi (zamanı, yeri, sıklığı, süresi, tekniği ve ilişki sırasındaki davranışlar vb.) söylemem ayıp olur. (1) (2) (3) (4) (5)
8 Eşimi seçerken kendimden çok ailemin düşünceleri önemlidir. (1) (2) (3) (4) (5)
9 Cinsel ilişkiye girmek istemesem de eşime hayır demem yanlıştır. (1) (2) (3) (4) (5)
10 Eşlerin birbirini kıskanması sevgilerinin bir göstergesidir. (1) (2) (3) (4) (5)
11 Mutlu bir evlilik için cinsel doyum şart değildir. (1) (2) (3) (4) (5)
12 Evlendiğim zaman, aileme çok yakın bir yerde oturmalıyız. (1) (2) (3) (4) (5)
13 Eşimle tartışmaktan korkarım, çünkü onu kaybedebilirim. (1) (2) (3) (4) (5)
14 Boş zamanlarımız ve tatillerimizde benim ailemle birlikte vakit geçirmeliyiz. (1) (2) (3) (4) (5)
15 Eşim, her zaman beni sevdiğini söylemelidir. (1) (2) (3) (4) (5) 15
16 Eşler, cinsel anlamda uyumlu olmasalar da olur. (1) (2) (3) (4) (5) 16
17 Evlendiğim zaman, evimizin ekonomik yönetimi konusunda ailemin fikirleri önemlidir. (1) (2) (3) (4) (5) 1
18 Eşime karşı hissettiğim olumsuz duygularımı eşimle paylaşırsam onu üzerim. (1) (2) (3) (4) (5)
19 Gelecekte doğacak çocuklarımızla ilgili kararlarda ailemin isteklerini yerine getirmeliyiz. (1) (2) (3) (4) (5)
20 Öfkeli olduğum anlarda eşime sesimi yükseltmek en doğal hakkımdır. (1) (2) (3) (4) (5)
21 Ailem, evliliğimle ilgili her şeyi bilmelidir. (1) (2) (3) (4) (5)
Romantik İlişkilerde Akılcı Olmayan İnançlar Ölçeği (RAİNÖ) Romantik İlişkilerde Akılcı Olmayan İnançlar Ölçeği (RAİNÖ), Sarı (2008) tarafından geliştirilmiştir. Ölçek, üniversite öğrencileri örnekleminde, romantik ilişkilerde sahip olunan akılcı olmayan inançları ölçmektedir ve ölçekte 30 madde ve 6 alt boyut bulunmaktadır.
Aşırı Beklentiler: (21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29 numaralı maddeler): Bu alt boyut sekiz maddeden oluşmaktadır. Bireyin ilişkisi ve partneri ile ilgili gerçekçi olmayan beklentilerini anlatan ifadelerin yer aldığı bir boyuttur. Bu alt boyutun iç tutarlılık katsayısı .81 olarak bulunmuştur.
Sosyal Zaman Kullanımı: (16, 17, 18, 19, 20, 22 numaralı maddeler): Bu alt boyut altı maddeden oluşmaktadır. Bireylerin sosyal etkinlikleri ve serbest zaman etkinlikleriyle ilgili gerçekçi olmayan beklentilerinin ifade edildiği maddeler yer almaktadır. Bu alt boyutun iç tutarlılık katsayısı .78 olarak bulunmuştur.
Zihin Okuma: (5, 6, 7, 8, 9, 10 numaralı maddeler): Altı maddeden oluşmakta olan bu boyut, bireylerin romantik ilişkide birbirlerine duygu ve düşüncelerini ifade etmesine gerek kalmadan, zihin okuyormuşçasına birbirlerini anlamaları yönünde akılcı olmayan inançların belirtildiği maddelerin yer aldığı boyuttur. Bu alt boyutun iç tutarlılık katsayısı .78 olarak bulunmuştur.
Farklı Düşünmek: (1, 2, 3, 4 numaralı maddeler): Bu boyut dört maddeden oluşmakta ve partnerlerin olaylar hakkında birbirlerinden farklı düşüncelere sahip olmalarının yıkıcı olduğuna dair akılcı olmayan inançları kapsamaktadır. Bu alt boyutun iç tutarlılık katsayısı .69’dur.
Fiziksel Yakınlık: (14, 15, 30 numaralı maddeler): Bireylerin fiziksel yakınlığa yönelik gerçekçi olmayan inançlarının ortaya çıktığı bu boyut üç maddeden oluşmaktadır. Bu alt boyutun güvenirlik katsayısı .53 olarak bulunmuştur
Cinsiyet Farklılıkları: (11, 12, 13 numaralı maddeler): Üç maddenin yer aldığı bu boyut, cinsiyet farklılıklarının ilişkideki etkisine yönelik akılcı olmayan ifadelerin yer aldığı boyuttur. Bu alt boyutun iç tutarlık katsayısı da .53’tür.
1 (hiç katılmıyorum) ile 5 (tamamen katılıyorum) arasında puanlanan Likert tipi bir ölçektir. Ölçeğin 1. Ve 22. Maddeleri tersten puanlanmaktadır. Ölçekten alınan puanlar 23 yükseldikçe bireyin romantik ilişkilere yönelik akılcı olmayan inançları da artmaktadır. Ölçekten alınabilecek en yüksek puan 150 iken, en düşük puan ise 30’dur.
Ölçeğin genel toplam puanının güvenirliğini belirten Cronbach alfa değeri .84, testtekrar test güvenirlik katsayısı ise .85’tir. Ölçeğin benzer ölçekler geçerliliğini hesaplamak amacıyla Türküm (2003) tarafından geliştirilen ‘Akılcı Olmayan İnançlar Ölçeği’ (AOİÖ) ile Hamamcı ve Büyüköztürk (2003) tarafından geliştirilen ‘İlişkilerle İlgili Bilişsel Çarpıtmalar Ölçeği’ (İBÇÖ) kullanılmıştır. Romantik İlişkilerde Akılcı Olmayan İnançlar Ölçeği’nin bu araştırma örnekleminde güvenilirliğini belirlemek amacıyla yapılan istatistiksel analiz sonucunda, ölçeğin Cronbach’s Alfa güvenirlik katsayısı. 86 olarak bulunmuştur. Bu veriler göz önüne alındığında Romantik İlişkilerde Akılcı Olmayan İnançlar Ölçeği’nin katılımcıların akılcı olmayan inançlar düzeyini ölçmede geçerli ve güvenilir bir araç olduğu görülmektedir. Romantik ilişkilerde akılcı olmayan inançlar ölçeği EKteyer almaktadır
Romantik İlişkilerde Akılcı Olmayan İnançlar Ölçeği
Aşağıda romantik ilişkilerle ilgili inançları içeren ifadeler bulunmaktadır. Lütfen bu ifadelere ne derecede katıldığınızı ilgili kutucuğu işaretleyerek belirtiniz.
Hiç katılmıyorum (1) Katılmıyorum (2) Kararsızım (3) Katılıyorum (4) Tamamen katılıyorum (5)
1. Birlikte olduğum kişi benimkilerden farklı düşünceler taşır ve bunu rahatlıkla ifade ederse bu hoşuma gider. 1 2 3 4 5
2. Birlikte olduğum kişi benimle herhangi bir konuda zıt fikirlerini tartışırsa buna dayanamam. 1 2 3 4 5
3. Ben ve birlikte olduğum kişi farklı düşünüyorsak, ilişkimizin iyi gitmediğini ve bitebileceğini düşünürüm. 1 2 3 4 5
4. Olaylar hakkında aynı şekilde düşünmüyorsak bu ilişkinin yürütülmesi anlamsızdır. 1 2 3 4 5
5. Birlikte olduğum kişinin benim bütün duygularımı anlamasını beklerim. 1 2 3 4 5
6. Eğer birlikte olduğum kişi benim duygularımı kendiliğinden anlamazsa, bu benim için hayal kırıcı olur. 1 2 3 4 5
7. İlişki içinde olan insanlar sanki birbirlerinin zihinlerini okuyormuşçasına birbirlerinin ihtiyaçlarını anlarlar ve duyarlıdırlar. 1 2 3 4 5
8. Birlikte olduğum kişinin duygularıma karşı son derece duyarlı olması ve değişen ihtiyaçlarımı kendiliğinden fark etmesi benim için çok önemlidir. 1 2 3 4 5
9. Birlikte olduğum kişi ben ona anlatmadan ne düşündüğümü ve hissettiğimi anlayabilmelidir. 1 2 3 4 5
10. Birlikte olduğum kişi her zaman benim düşündüğümü ben söylemesem de bilmelidir. 1 2 3 4 5
11. Kadın ve erkek muhtemelen karşı cinsi hiçbir zaman yeteri kadar anlayamayacaktır. 1 2 3 4 5
12. Kadın ve erkek arasındaki biyolojik farklılıklar çiftler arasındaki sorunların temel sebebidir. 1 2 3 4 5
13. Çiftler arasındaki en önemli sorunlardan biri kadın ve erkeğin farklı duygusal ihtiyaçlara sahip olmasıdır. 1 2 3 4 5
14. Birlikte olduğum kişiyi görür görmez heyecanlanmazsam bu ona karşı derin duygular beslemediğim anlamına gelir. 1 2 3 4 5
15. Yakın fiziksel temas asla evlilikten önce yaşanmamalı, yaşanıyorsa o ilişki evliliğe gitmez. 1 2 3 4 5
16. Eğer birlikte olduğum kişi beni gerçekten seviyorsa benden başkalarıyla arkadaşlık etmekten zevk almamalı. 1 2 3 4 5
17. Birlikte olduğum kişi dışında çok sayıda arkadaşım ve serbest zaman etkinliklerim olursa bu ilişkimin iyi gitmediğini gösterir. 1 2 3 4 5
18. Birlikte olduğum kişi bensiz serbest zaman etkinliklerinde bulunmak isterse bu beni yeterince sevmediğini gösterir. 1 2 3 4 5
19. Birlikte olduğum kişi her sosyal faaliyete benimle katılmayı istemeli. 1 2 3 4 5
20. Birlikte olduğum kişinin karşı cinsten sosyal arkadaşları olması benimle mutlu olmadığı gösterir. 1 2 3 4 5
21. Birlikte olduğum kişi benimle beraberken her zaman kendini mutlu hissetmeli. 1 2 3 4 5
22. Birlikte olduğum kişi beni çok sevse bile bütün zamanını benimle geçirmek istememesi doğaldır. 1 2 3 4 5
23. Birlikte olduğum kişi bana gittiği yerler ve yaptıkları hakkında ben ona sormadan bilgi vermesini beklerim. 1 2 3 4 5
24. Birlikte olduğum kişi benim istediğim bir şeyi kendisi istemese bile beni mutlu etmek için yapmasını beklerim. 1 2 3 4 5
25. Birlikte olduğum kişiyle konuştuğum zaman bütün yorgunluğum, üzüntüm bitmeli. 1 2 3 4 5
26. Birlikte olduğum kişi bana ihtiyacı olduğu her zaman yanında olmalıyım. 1 2 3 4 5
27. Birlikte olduğum kişi ben her istediğimde/ihtiyaç duyduğumda benim yanımda olabilmeli. 1 2 3 4 5
28. Birlikte olduğum kişiyle her zaman her türlü duygumu ve düşüncemi paylaşmalıyım. 1 2 3 4 5
29. Birlikte olduğum kişi benimle maddi ve manevi her şeyini paylaşmalı. 1 2 3 4 5
30. Eğer birlikte olduğum kişi ilişkiye ciddi yaklaşıyorsa asla yakın fiziksel temas teklif etmez. 1 2 3 4 5
Kaynakça
Ağır, M. (2007). Üniversite öğrencilerinin bilişsel çarpıtma düzeyleri ile problem çözme becerileri ve umutsuzluk düzeyleri arasındaki ilişki (Yayımlanmamış Doktora tezi). İstanbul Üniversitesi, İstanbul.
Büyüköztürk, Ş. (2016). Sosyal bilimler için veri analizi el kitabı. Ankara: Pegem Akademi.
Hamamcı, Z. ve Büyüköztürk, Ş. (2003). İlişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmalar ölçeği, ölçeğin geliştirilmesi ve psikometrik özelliklerinin incelenmesi. Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 2 (25), 107-111.
Kalkan, M. ve Ersanlı, E. (2008). Bilişsel-davranışçı yaklaşıma dayalı evlilik ilişkisini geliştirme programının evli bireylerin evlilik uyumuna etkisi. Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri, 8(3), 963-986.
Kızıl, Z. ve Nazlı, S. (2018). Evlilik ilişkisi inançları ölçeği’nin geliştirilmesi: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması. Başkent University Journal Of Education, 5(2), 198-211.
Kuyucu, Y. (2007). Boşanmış ailede yetişen ergenlerin bilişsel çarpıtmalarıyla benlik değeri arasındaki ilişki (Yayınlanmamış Doktora Tezi). Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir.
Sarı, T. (2008). Üniversite öğrencilerinde romantik ilişkilerde akılcı olmayan inançlar, bağlanma boyutları ve ilişki doyumu arasındaki ilişkiler (Yayınlanmamış Doktora Tezi). Hacettepe Üniversitesi, Ankara.
Turan, A. F. (2010). Üniversite öğrencilerini ilişkilerle ilgili bilişsel çarpıtmalarını yordamada yalnızlık, benlik saygısı, yaş, cinsiyet ve romantik ilişki yaşama durumunun rolü (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Anadolu Üniversitesi, Eskişehir.