Faşizm hep var

Roger Griffin, yükselen milliyetçi dalgayı çağrıştıran biçimde faşizmin bir dönem parlayıp sönen bir alev olmadığını ve hâlâ sahnede olduğunu hatırlatıyor.

Ulusalın yerini gittikçe uluslararası toplum hayallerinin aldığı bir dönemde, faşizm üzerine, hele kısa bir dönemde birkaç ulus devletin izlediği özel gelişme biçimi olarak görülen faşizm üzerine yazmak tarih bilimine bir katkı sağlamanın yanında bize başka ne sağlar?

Özellikle faşizmin sosyo-tarihsel ve ideolojik yapısı üzerine birçok kitabı bulunan önemli uzmanlardan birisi olan Roger Griffin?in Türkçeye yeni çevrilen Faşizmin Doğası kitabı, faşizmi anlamamıza yeni bir katkıda bulunuyor. Griffin bize bu kitapta sadece tarihsel bir olgudan bahsetmiyor. Faşizmin tarihselliğini Avrupa ve Asya?dan Latin Amerika?ya kadar birçok örnek üzerinden açıklıyor. Daha da önemlisi, faşizmin ideolojik yapısını ve siyasal düzende kendine yer edinme biçimini gözler önüne seriyor. Tarihten çok siyaset bilimine yönelik bir metin olması yeni yeni kavramların da hem literatüre hem de çeviri sayesinde dilimize girmesine de katkı sağlıyor. Bu kavramlardan bazıları; ultra-milliyetçilik ve palingenetik.

Griffin faşizmi nasıl tanımlıyor? Faşizmin en iyi tanımının ?devrimci bir milliyetçilik? olduğunu ileri sürüyor. Politik, sosyal ve etik bir devrim için yola koyulan, yeni güç değerleriyle donanmış yeni seçkinlerin yönetiminde, ?halkı? dinamik bir milli topluluk olmaya zorlayan devrimci bir milliyetçilik… Kitabın önemli bir tespitini ortaya koymak gerekir; hiçbir faşist hareket yandaşlarını sadece tek bir ?sınıf?tan veya tek bir sosyal gruptan seçmemiştir.

Devlet iktidarını ele geçiren hareketten bir rejime dönüşen faşizm ve Nazizmin bu evrilmeleri tarihsel bağlamında ele alarak analiz ediyor Roger Griffin. Dolayısıyla faşizmin ?özet tarihi?ni yazmak yerine, faşist ideolojinin üstte görünen heterojenliğine rağmen, alttaki yapısal uyumunu ortaya seriyor.

Griffin?e göre; faşizm sadece Avrupa?ya özgü bir olgu değildir, ?Faşist Çağ? da 1945?te sona ermemiştir. Bu iddiasını da Latin Amerika, Japonya, Afrika?daki faşizmler üzerine derinlikli analizlerle ortaya koymaktadır. Tüm bunların yanı sıra, savaş sonrası Avrupa faşizmlerinden de bahseder Griffin. Bu faşizmler için iki temel özellik sayar: Örgütsel karmaşıklık ve ideolojik heterojen. Savaş sonrası Avro-Amerikan faşizmi, modern dünyada siyasal bir faaliyetin benimseyebileceği; baskı grupları, ulusal ve uluslar arası şemsiye örgütler, sözde akademik kurumlar, yayınevleri, dergiler gibi her tür örgütsel biçimi kapsamaktadır. Diğer taraftansa ideolojik ve örgütsel yenilikler söz konusudur.

Griffin?in milli devrimci bir güç olarak daha çok bir kâğıttan kaplan olarak gördüğü faşizmin potansiyel bir siyasal güç haline gelmesi, savaş sonrasının değişen şartlarına uyum sağlamada gösterdiği kayda değer becerisinde aranmalıdır. Böylece de faşizm, görece zararsız ancak dayanıklı bir türe dönüşerek tekrar ortaya çıkan bir ?süper virüs?e benzer. Bunun örneklerini yine kitaptan verecek olursak; Birleşik Devletler?deki faşistleri bağlantılandıran ülke çapında bir veritabanının yaratılması, Alman gençlerinin evlerinde oynadığı, örneğin ?Toplama Kampı Yöneticisi II? gibi oyunların yaygınlaşması ve Britanya?da ?vulgar? revizyonist antisemitik broşürlerin masaüstü yazılımlar kullanılarak evlerde ucuza hazırlanması sayılabilir.

Verdiğimiz örneklerle de anlaşılacağı üzere Griffin bize önemli bir şeyi hatırlatıyor; Avrupa faşist alt kültürü ?sahneden çekilmiyor?, aksine bu kültür ?kalıcı biçimde burada?. Faşizm bir dönem parlayan ve sönen bir alev değildir, her yere yayılmış, yaygınlaşmıştır. Kısacası sahnede hâlâ dolanmaktadır. Militarizm, ırkçılık, karizmatik liderlik, popülist milliyetçilik, çöküşe yol açan güçlerin tüm ulusu ya da uygarlığı içine düşürdüğü korkular, faşizmin hammaddeleridir. Ve bu maddeler çağdaş tarihin fiili bileşenleridir. Dolayısıyla modern zamanlarda faşizm aramızda dolanmaya devam ediyor ve Griffin de Faşizmin Doğası?nda bu durum hakkında uyanık olmamız gerektiğini hatırlatıyor.

OLKAN SENEMOĞLU
(25.06.2014, http://kitap.radikal.com.tr/)

Kitabın Künyesi
FAŞİZMİN DOĞASI
Roger Griffin
Çeviren: Ali Selman
İletişim Yayınları
2014, 396 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Politika
Sanki Devrim (Bir Devrim Gezi’sinden Notlar) – Barış Yıldırım

Mahir'in gördüğü düştü Gezi, İbo'nun sezdiği altın çağ. Deniz'in sehpada son haykırdığı, Mazlum'un hücre demirine ateşten bir bayrak gibi astığı....

Kapat