‘Fikirleriyle Rahatsızlık Veren’ Ali Şeriati’den 11 sarsıcı söz

1933-1977 yılları arasında yaşamış İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir.

Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran’a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran’daki devrimci İslam’ın babası olarak görülebilir.

Düşünür, Cezayir Bağımsızlık Savaşına katılmış ve Paris’te tutuklanmıştır. Frantz Fanon ve Jean Paul Sartre ile tanışmış ve tartışmalar yapmıştır. İran’da yazı ve kitapları yasaklanmış ve yıllarca cezaevinde yatmıştır. Hatta tek bir hücrede on sekiz ay yalnız başına kalmıştır.


Bir toplulukta biraz sert konuşunca topluluktan biri üstada, “hep böyle konuşuyorsunuz, biraz da bizi rahatlatacak şeyler söyleseniz” diyor.

Ali Şeriati şöyle cevaplıyor; “Ben sizi rahatlatmaya değil, rahatsız etmeye geldim. ”


‘Sadece devletin konuşma hakkına sahip olduğu bir memlekette hiçbir söze inanmayın.’


‘Bir yerde yangın varken biri seni ibadet etmeye çağırıyorsa, bil ki bu bir hainin davetidir.’


‘Aşk ferman ettiğinde, imkansız teslimiyet başını öne eğer.’


Kuran’ın ilk emri Oku’dur, ‘işit’ değil.


Kendisine ‘içimde Hz Muhammed ve Marx bir savaş halinde’ diyen bir öğrencisine ‘Müslüman olamıyorsanız Marksist olunuz’ diyebilecek kadar açık görüşlü bir sosyologdur Ali Şeriati.


Her yerde olan fakirlik açlık ya da açıklık değildir. Fakirlik para ve altına sahip olamama da değildir. Fakirlik, sahafta satılmamış bir kitabın üzerindeki tozdur. Fakirlik, kağıt imha makinasında, gazete parçalayan bir bıçaktır. Fakirlik, arabanın camından dışarıya atılmış muz kabuğudur. Fakirlik yemeksiz geçirilen bir gece değildir, fakirlik “düşünmeden” geçirilen bir gecedir.


‘Düşünme, itaat et diyenlere değil; düşün, sor, sorgula diyenlere kulak ver.’


‘Camide olup ayakkabılarımı düşünmektense, yolda yürüyüp Allah’ı düşünmeyi tercih ederim.’


‘Şimdiki köleler taksitle yaşayıp borçlu ölüyor.’


‘Sonradan ilahi adalet diye adaleti göklere çıkardılar ki, yeryüzünde ondan söz edilmesin.’

Nihat Bilge
Onedio Editörü


Ali Şeriati Hayatı
23 Kasım 1933’te Horasan eyaletine bağlı Sebzivar’ın Mezinan köyünde dünyaya geldi. 1950’de Meşhed’deki Öğretmen Koleji’ne girdi. 1952’de Meşhed yakınlarındaki Ahmedâbâd köyünde öğretmenliğe başladı. 1955 yılında Mektebi Vâsıta’yı yazdı. Ebuzeri Gıfarî’yi tercüme etti. 1956’da Meşhed Üniversitesi’ne girdi. Ulusal Direniş Hareketi’ne üye olduğundan, babası ve diğer üyelerle birlikte tutuklandı, altı ay tutuklu kaldı. 1959’da Alexis Carrel’den Dua’yı tercüme etti. Üniversiteden başarıyla mezun oldu. 1960’ta Fransa’ya gönderildi, orada sosyoloji ve dinler tarihi üzerine çalıştı. Cezayir Kurtuluş Hareketi’ne aktif olarak katıldı. Bu faaliyetlerinden dolayı Paris’te tutuklandı; bu arada birçok makale, konuşma ve çevirisi değişik dergilerde yayımlandı. Sosyoloji ve dinler tarihi alanında doktorasını tamamlayarak 1962’de İran’a dönerken sınırda tutuklandı; aylarca hapiste kaldı. Hapisten çıktıktan sonra öğretmenlik yapmaya başladı ve Meşhed Üniversitesi ve diğer merkezlerde konferanslar verdi. Hüseyniyei İrşad 1973 Eylül’ünde kapatıldı. Savak, Şeriati’yi aramaya başladı. Kendisini bulamayınca babasını tutukladı. Babası bir yıl kadar hapsedildi. Şeriati teslim oldu ve on sekiz ay hücrede kaldı. 1975-77 arası Savak’ın takibinden sürekli kaçıp başkalarının evlerinde kalarak çalışmalarına devam etti. Sabahlara kadar süren konuşmalar yaptı. 16 Mayıs 1977’de Avrupa’ya gitti. Otuz gün sonra İngiliz İstihbaratı’nın yardımıyla Savak tarafından öldürüldü.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here