Freud?la hayali bir söyleşi – Ceren Şekerciler

?Freud, var olmasaydı, onu icat etmek zorunda kalacaktık.?
Hayali Söyleşiler, ilginç bir düşünceden yola çıkarak hazırlanmış. Yaşadıkları döneme olduğu kadar, günümüze de damgasını vurmuş, ancak bugün aramızda olmayan kişilerle şimdi bir araya gelsek, onlarla sohbet etmek nasıl olurdu fikrinden yola çıkan seri, en çok da tarihe mal olmuş bu kişileri tanıtmayı amaçlıyor. Serideki söyleşiler tamamen kurmaca olsa da, aslında verilen her cevap ayaklarını yere sağlam basan gerçeklere dayanıyor. Sohbet ettikleri kişileri neredeyse uzmanlık konuları olarak seçen yazar ve akademisyenler tarafından, gerçek hayat hikayelerine sadık kalınarak hazırlanan söyleşiler, hem zevkle ve kolaylıkla okunuyor hem de kelimenin tam anlamıyla eğlenerek öğrenme fırsatı tanıyor. Serinin konukları Freud, Picasso, Einstein ve Shakespeare, hayali söyleşilerde kurmaca bir muhabire verdikleri cevaplarla bize kendilerini anlatıyorlar.

Hayali Söyleşiler serisinin konuklarından Freud, her zaman tartışmalı bir isim olsa da, inkar edemeyeceğimiz kadar önemli, hayatımıza damgasını vurmuş bir bilim insanı. Kitabın önsözünü yazan Edward de Bono da tanınmış, düşünme ve düşünme biçimleri üzerine yaptığı çalışmalarla çığır açmış bir doktor ve psikolog. Onun satırlarından, Freud?un dünyayı değiştiren yüzünü öğreniyoruz. Freud?dan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını, onunla beraber hayatımıza giren düşünce biçiminin bizi yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Bono, Freud?u doğruları ve yanlışları ile ele alıyor. Freud?u bir bilim insanından çok, bir şair gibi gören psikolog, Freud?un bize inanabileceğimiz hikayeler sunduğunu, onu bilim ile şiir, psikoloji ile büyü arasında duran bir fenomen olarak değerlendiriyor.

Freud hakkında o kadar çok şey duymuşuzdur ki onu tanıdığımızı sanırız, oysa onun eserlerini okumuş olmak bile tek başına bu ilginç kişiliği tanıma olanağı sunmuyor bize. Belki de Freud?un dünyasına adım atmak için onu kitabın yazarı D. M. Thomas?ın gözüyle görmek gerekiyor. Thomas, bir insan ve edebiyatçı olarak, hiç saklamadığı bir sevgiyle Freud?u ele alıyor. Kitabın önsözünde,?İnsanın bilinçaltının derinliklerinde seyahat eden Freud en yaratıcı, en heyecan verici çalışmalarını yaparken, kendisinin ?bir bilim insanı, gözlemci, deneyci ya da filozof? olmadığını biliyordu. ?Ben mizacım gereği bir kaşiften, bir maceraperestten daha fazlası değilim.? İşte, benim sevdiğim Freud bu!? diyerek de bu sevgisini bize göstermekten kaçınmıyor. Cüretkar olmaktan zerrece korkmadan, neredeyse neşeli ve kesinlikle eğlenceli bir söyleşiye imza atıyor. Yazdığı romanların karakterleri arasına katacak kadar güveniyor yazar Freud?a… Nitekim 1981 yılında yayınlanan Beyaz Otel adlı romanında da hikayenin anlatımını ona teslim ediyor. Hayali Söyleşiler, Freud: Hayatı ve Düşünceleri?nde Freud ile tanışmak isteyenleri, onu yeniden keşfetmek isteyenleri aslında kendi sevdiği Freud ile tanıştırıyor, bunu da edebiyatçı yönünü esirgemeden yapıyor: ?Bana sıklıkla ?neden Freud?, ?neden ondan bu kadar etkileniyorsun? diye soruluyor. Etkilendiğim açık; Beyaz Otel ve Eating Pavlova adlı romanlarımın ikisinde de Freud ana karakter ve anlatıcı… Zamanın ötesindeki bilinçaltında, insanın hala sigara içebildiği görkemli bir kafede onunla buluşma davetine nasıl karşı koyabilirdim??

Kitap, Freud?un kısa bir hayat hikayesiyle devam ediyor. İlk yılları, öğretim hayatı, evliliği, savaş zamanı ve meslektaşlarının yanı sıra yenilikçi fikirlerinin oluştuğu koşulları kısa ve zevkli bir biçimde aktaran bölüm sonunda, ?Şimdi artık konuşma zamanı? diyerek, söyleşi bölümüne geçiliyor.

Kitapta seçilen on iki konuya ilişkin soruya, Freud ile ilgili gerçeklere sadık kalınarak cevaplar oluşturulmuş. Çocukluğu, cinselliğin kökenleri, Oedipus kompleksi, konuşma terapisi, rüyalar, kurt adam vakası, sanat ve edebiyat, Carl Jung, Dora vakası, kadınlar, Yahudi olmak, ölüm arzusu ve mutluluk üzerine sorulara özgürce cevap veriyor Freud. Yazarın hayal ettiği muhabirle ara sıra terapiye varan konuşmalarda, birlikte puro ve içki içiyor, muhabirin rüyasını yorumluyor, hatta yer yer de sorduğu sorulara sinirlenerek muhabiri azarlıyor.

?Hoşumuza gitsin ya da gitmesin, bugün kendimizi ve birbirimizi değerlendirme biçimimiz üzerinde Freud?un kaçınılmaz bir etkisi var. Onu durumları izah edenlerin ustası, şiir ve bilim, psikoloji ve büyü arasında duran bir fenomen olarak değerlendirmek durumundayız.? Edward de Bono

Ceren Şekerciler
(Bilim ve Gelecek, sayı:103, Eylül 2012)

Kitabın Künyesi
Hayali Söyleşiler,
Freud: Hayatı ve Düşünceleri,
D.M. Thomas,
Çev: Gonca Gülbey,
Kolektif Kitap,
Eylül 2012,
136 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme, Makaleler, Psikoloji, Söyleşi
İnsansız Bir Toplumda ?Birey? Aranıyor: Ne Çare! – H.Senday Tuncer

Günün İlk Işıldayan Işık Demetiyle Birlikte Rüzgâr Esintisinin Ilık Neminin Kulağa Gelip Bir Dost Sesiyle Uyanması Yaşama Sevinci Verir ?Birey?e,...

Kapat