Gala?ya Mektuplar (1924-1948) – Paul Eluard

Gerçeküstücülüğün isim babalarından Paul Eluard?ın, ilk karısı Gala?ya yazdığı tutku dolu mektuplar Türkçe?de. Şair kavgaları, savaş yılları, ilişkiler, ihanetler ve aykırılıklarla dolu bu kitapta Picasso?dan Dali?ye Aragon?dan Ernst?e kadar pek çok kişiye dair ilginç ayrıntıları bulacaksınız.

Kitaptan Bir Bölümler
5 [Eaubonne, Haziran 1927]
Tapılası küçüğüm. Sana yazdım, ancak mektubumu alıp almadığını bilmiyorum, bana verdiğin adres çok kötü yazılmıştı, üstelik adını da yazmayı unutmuşsun. Adını yazmaya çalıştım, ancak yanıldım, eski bir alışkanlıkla Helene Diakonova yazmışım. Aklıma bir fikir geldi. Fraenkel?e1 soracağım. Güzel mektupların beni mutlu etti. Ama seni özlüyorum. Eaubonne sensiz hüzün dolu, Clauzel sokağı da öyle. Seni karşılamak amacıyla Berlin?e gitmek için Gare Montparnasse?ı2 ve belki de Picasso?nun Danseuse nègre?ini Alphonse Kann?a3 satmayı umuyorum (28000). Yoksa gelmem olanaksız. Parayı Berlin?de nereye göndereceğimi bilmiyorum. Belki Nierendorf?a4. Bana onun adresini ver ve ona Berlin?e geçtiğinde sana vermek üzere biraz para göndereceğimi yaz. Tual5 Nierendorf?da harika şeyler bulmuş. Burada, Breton?la New Mexico bebekleri (Pueblo) bulduk. Çok güzel şeyler. Her şey yolunda. Max?a yazma. Sana açıklayacağım bunu: Ölünceye kadar dargınız birbirimize6. Canım, tapıyorum sana, seni çırılçıplak kollarımda isterdim. Sen benim yaşam kaynağımsın. Sen geldiğinde, havalar ısınmış olacak, benimle çıplak kalacaksın. Berlin?de buluşmayı tabii ki çok isterim, eşyalar için değil, seninle en kısa zamanda birlikte olmak ve yolculuk etmek için. Ve sana seni sevdiğimi söylemek, sana sahip olmak için. Annemle aramız iyi. Çok [?] olacaksın7. Her yerinden çılgınca öpüyorum. Paul Tam adresini bana okunaklı bir biçimde bir kez daha gönder. 6 [Eaubonne, Haziran 1927] Benim küçücüğüm, nihayet adresini verebildin bana. Sana sık sık yazdım, ancak adresini yanlış yazmış olmaktan korkuyorum. Evet, mümkünse ayın 5?inde dön. Yokluğunu ölesiye hissediyorum. Seni delice bir sabırsızlıkla bekliyorum. Seni korkunç seviyorum. Çabucak dönmelisin. Dönüşünde, umarım seni en güzel şeylerle süsleyebilecek kadar param olur. Am Zoo1 oteline yaz ki göndereceğim mektubu senin için saklasınlar. Berger?yi2 görmeye çalış. Tual3 Berlin?de harika şeyler bulmuş, özellikle Amerikan malları. Aubervilliers?ye gitmek durumundayım. Gabriel?in4 annesi öldü ve arabam da yok. Seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum. Bir tek seni seviyorum. Seni ne çok şımartacağımı göreceksin. Her yerinden öpüyorum. Paul Max?a yazma sakın ?sonsuza kadar dargınız? Sana açıklayacağım5. 7 [Arosa, Mart 1928] Küçüğüm, sana mektup yazdım ve telgraf çektim, Berlin?e1. Her şey yolundadır umarım. Yola çıkmadan önce mektubumu aldın mı bilmem. Senden iki şey yapmanı isteyeceğim: 1. Müze resimleri için en güzel ve en güçlüsünden gerçeküstücü bir anlayışla ?tasarlanmış? nesneleri seçmen, Kuzey Amerika ve Eskimo nesnelerinin fotoğraflarını unutmaman; bunlar bende yok; 2. Eğer çok uygun bir fiyata satıyorlarsa, Walden ya da Flemming?den Klee?nin fantastik bir ya da iki suluboya resmini satın alman. Düşününce, (Klee?leri), 1000 RM karşılığında Les Bourgeons?u harika buluyorum. Bu fiyata alırım. İşte Max Flemming?in adresi, Badestrasse, sanırım: 42 numara. Telefon et ona. Le Grec et le gendarme?ı çok seviyorum. Onun galerisindeyken dikkat et, bir Klee taklitçisinin suluboyaları var (karıştırma). Klee?ye hayranım. Berlin mektubumda belirttiğim gibi, tedbirli olmanı, kendini çok yormamanı, bu yolculuğu sağlığın için yaptığını aklından çıkarmamanı bir kez daha anımsatırım sana. Berlin mektubum daha iyiydi. Umarım eline geçer. Varlığının ışığı, burada olmayan o ışık kadar tapıyorum sana. Bir tek seninim. Paul Flechtheim?ın2 galerisinde modern Klee?lerden bir sergi var, ancak muhtemelen çok pahalı ve o kadar iyi değil. Noll3 bana fotoğrafların gönderildiğini bildiriyor, tablolar Ordener sokağında galiba.

***

”Dün akşam Breton’un evinde Max Ernst domuzuyla kavga
ettim, daha doğrusu birden yumruğunu indiriverdi
gözüme…
Mayıs 1927.

Picasso, imza vermeden önce avukatına danışmak istiyor.
Fransa’dan kovulmaktan korkuyor. Harika değil mi! Eğer
imzalamazsa, onu ihbar edeceğiz ve şiddetle kınayacağız.
Şubat 1932.

Aragon’un nasıl davrandığını size yazdılar sanırım… Rezil
herif maskesini nihayet çıkarıyor işte.
Mart 1932.

Dali’nin öyle laf olsun diye yapıp da ortalıkta bıraktığı
krokiler olursa, onları bir mektup içinde gönder bana.
Şubat 1933.

Düşün bak, küçük kızım, eğer Dali ölecek olursa, hiçbir
şeyin kalmayacak. Babası her şeyi elinden alır. Bunu kabul
edemem. Evlenmemiş olmanın tehlikeleri bunlar…”
Şubat 1933.

Gala’dan Eluard?a
Zavallı küçük oğlum, en sevdiğim dorogoy?um benim. Dünkü, bugünkü mektupların yürek karartıcı: Hep benden kuşkulanıyorsun.

Korkunç şeyler düşünüyorsun: Bana olan sevginden dolayı değil de aşka olan sevginden dolayı ?Bana bağılısın Sen?. Kimi zaman yosmaca niteliklerimden söz ediyorsam da inan doğru değil bu, hiç öyle biri değilim(?) Seni tanımadan önce hiçbir zaman bir başkasıyla seninle olduğum gibi olmadım. Hiçbir erkeği öpmedim, hiç birini önemsemiyordum, göz süzüp uysal davranmak istediklerinde alay ediyordun onlarla. Elimi tutmaları için uzattığımdaysa tıpkı çocuk eli tutar gibiydim ya da beni rahat bırakmaları için böyle yapıyordum, bunu hepsi de iyi biliyordu (?)

Sana bir kez daha ve de sonuncu kez yineliyorum, sana karşı kesinlikle açık yürekliyim, sana içten davranıyorum, hiçbir art düşüncem yok. ? Alçaklıktan? dolayı değildi ve senin uysallığına ihtiyacım vardı. Hepsi bu. Eğer sen bunda bir kötülük görüyorsan o zaman bağışla beni (?) Şu iki yıl içinde aşklımla ilgili çok şey öğrendim, çok hoş ve harika şeyler. Söyleme lütfen, çok ağır, iğrenç şeyler söyleme. Ya da böyle düşündüğünden, buna inandığından iyice emin olduğunda, ikna olduğunda bir kerelik söyle bunları. Ama kuşkulanma. Beni ne kadar üzüyorsun bir bilsen.

Bundan başka bir şey söyleyemem, seni seviyorum yalnızca, seni, hiçbir şeyim yok benim; ne yeteneğim, ne aklım, ne isteğim var, hiç, hiç, hiçbir şeyim yok, aşkım var. Korkunç bir şey. Ve işte bu yüzden, eğer seni kaybedecek olursam kendimi de kaybederim ben, bu yüzden, Gala da olmam, binlercesi gibi zavallı bir kadın olur çıkarım.

Seni tanımasaydım yitip gitmezdim, çünkü hiç kimseye kendimi tümüyle vermezdim. (?) Ve eğer sen, beni seviyorsan yaşamının üzerine titrersin, çünkü sen olmayınca ben içi boş bir zarfa benziyorum. Benim yaşamım senin sırtında. Eğer beni seviyorsan korursun onu, yok eğer benden nefret ediyorsan atarsın olur biter ya da sertçe, hoyratça yıpratırsın onu. Yapabilirsin, hakkın var çünkü saba ait bu.
(?)

Her yerini ve ellerini öpüyorum. Her zaman için senin karın.
Bu mektup, Paul Eluard?ın Lettres a Gala ( Gala?ya mektuplar, 1984) adlı kitapta yer alan ?Lettres de Gala a Paul Eluard?( Gala?nın Paul Eduard?a Mektupları) başlıklı bölümünden şeçilmiştir.

Kitabın Künyesi
Gala?ya Mektuplar – 1924-1948
Yazar: Paul Eluard
Çevirenler: Kemal Özmen, Esra Özdoğan
YKY’de 1. Baskı: 2004
Sayfa: 528

Yorum yapın

Daha fazla Mektup
Çankırıdan Pirayeye Mektublar Çankırı 1940 – Nazım Hikmet

Nazım Hikmet'in ?Karıcığıma geç kalmış bayram hediyesi...? diyerek, 1940 yılı Kasım ayında, ?Çankırıdan Pirayeye Mektublar? başlığıyla yolladığı ve şairin Çankırı...

Kapat