Hangisi sizin “Küçük Prens”iniz?

Antoine de Saint-Exupéry’nin ölümsüz eseri “Küçük Prens”in telif hakları 1 Ocak 2015 tarihi itibarıyla serbest bırakıldı. Ve o tarihten bugüne “Küçük Prens”i basmayan yayınevi neredeyse kalmadı. Gazeteler, sadece ilk on günde 30’dan fazla yayınevinin “Küçük Prens”i yayımladığını haber yaptı. Ayrıca kitap, önceki yıllarda, yılda ortalama birkaç bin satılırken, 1 Ocak sonrasında 130 bin adetlik bandrol başvurusu yapıldı.

Her bir yayınevinin kitabı farklı bir versiyonla okura sunma gayretine giriştiğini görüyoruz. Öyle ki Yakamoz Yayınları kitabı mandalina kokulu basarak bir farklılık yaratmaya çalışırken, İlgi Çocuk Yayınları kitabın sonuna soru-cevapların ve kişilik testinin yer aldığı bir bölüm ekledi. Notos Kitap, mor ve kırmızı renkli iki farklı kapakla, Say Yayınları lacivert renkli kapakla; Remzi Kitabevi büyük boy, Fom Kitap cep boy olarak yayımladı… Çoğu yayınevi kapakta “Küçük Prens”i gezegeni “Asteroid B-612”de gösteren orijinal kapak resmine yer verirken Kırmızı Kedi Yayınevi, Saint-Exupéry’nin “onunla ilgili çizebildiğim en iyi portre” diye nitelediği resmi kullanmış.

Tüm basımların ortak yanı ise tahmin edilebileceği üzere yazarın kendi suluboya resimlerine yer vermiş olması.

Farklı versiyonların birbirinden en çok ayrıştığı nokta ise çevirileri. Her yayınevi farklı bir çevirmenin metnini seçmiş. Kimi yayınevleri “Küçük Prens”i Türk edebiyatının önemli isimlerinin Türkçesiyle okura sundu. Örneğin Kapı Yayınları, Ahmet Muhip Dıranas’ın çevirisiyle yayımladı. Dıranas, “Küçük Prens”in Türkçedeki ilk çevirmeniydi. Aynı yayın grubu bünyesindeki Büyülü Fener Yayınları Işık Ergüden çevirisine başvururken, Everest Yayınları, Selim İleri çevirisiyle kitabı yayımladı. En dikkat çeken çeviri ise Can Yayınları’ndan çıkan Cemal Süreya ve Tomris Uyar çevirisi.

Çevirinin ne kadar önemli ve çevirmenliğin ne denli zor bir iş olduğunu “Küçük Prens”in yeni versiyonları sayesinde bir kez daha gördük. Saint- Exupéry’nin, Türkiye’yi işaret ederek bir “diktatör”den söz ettiği satırların yeni versiyonlardaki çevirilerine yakından bir bakalım. Zira bu satırlar, önceki çevirilerde ya oldukça çarpıtılarak ya da iyice yumuşatılarak yorumlanmıştı. Işık Ergüden’in, tıpkı kitabın orijinal dilinde bahsedildiği gibi “bir Türk diktatör” ifadesini kullandığını görüyoruz. Dıranas, bu ifadeye “büyük bir önder” şeklinde yer verirken; Selim İleri, “dediği dedik, sınırsız yetkili bir Türk başkanı” olarak tercüme etmiş. Çeviri farklılığına örnekler çoğaltılabilir kuşkusuz…

1 Ocak’a kadar Saint-Exupéry’nin telif hakları Mavi Bulut Yayınları’na aitti ve çevirmeni Sumru Ağıryürüyen idi. Ben “Küçük Prens”le ilk kez kitabın bu çevirisiyle tanışmıştım. Bundan böyle onunla tanışmak isteyen yeni okurların işi biraz zor. Bin bir çeşit “Küçük Prens” arasından bir “Küçük Prens” beğenmeleri gerekecek. Pek çok versiyonuyla tanıştıktan sonra benim yeni “Küçük Prens”im, şair duyarlılığının yankılandığı Cemal Süreya ve Tomris Uyar çevirisi. Böylesi şiirsel bir hikâyeyi hakkıyla ancak bir şair çevirebilirdi belki de… Bu arada Küçük Prens’i ve yazarını daha yakından tanımak isteyenler Mavi Bulut Yayınları’ndan çıkan “Küçük Prens’in Güzel Hikâyesi” isimli kitaba da kütüphanelerinde yer açsın derim…

Elif Şahin Hamidi
Remzi Kitabevi Gazetesi Şubat 2015 sayısı
(elif.sahin@gmail.com)

Yorum yapın

Daha fazla Çocuk Kültür, Makaleler
“Laik – Bilimsel Anadilinde Eğitim ve Demokratik Yaşam İçin Boykottayız!”

Haydi Veliler, Okuldan Kaçmaya! Okuyan, doğru kitapları okuyan, kitapları doğru okuyan çocuklar için... İnsanokur olarak, “Laik - Bilimsel Anadilinde Eğitim...

Kapat