Hayalname?nin Gizemi

?Dünya hayatı bir yanılsamadır, rüyadır. Zaman anca burada işler. Bu hayata özgü olan zamanı yitirmeden, yani vaden dolmadan, rüyadan uyanmalısın.?
Genç Yazar Harun Candan?ın yazdığı Hayalname, İletişim Yayınlarından çıktı. Kitabının son sayfalarında yer alan bu alıntı aslında bir son değil, yeni bir başlangıç idi rüyadan uyananlar için. Sanıldığı gibi basit değildi rüyalar; sadece bir kesitini anımsadığımız, çoğu zaman onu dahi hatırlamadığımız rüyalarda aynı anda kaç hayatı yaşıyoruzdur sizce? Gündelik yaşantımızda aldığımız kararlar,yol ayrımları düştüğümüz ikilemler ve birbiriyle iç içe geçmiş yaşam zincirine eklediğimiz halkalarla şekillenen ?kader?, seçimlerimiz neticesinde oluşuyor ise onu boynumuza kement eyleyip yaşamak, yeni bir yaşamdan vazgeçmek demek değil midir?

BİR MENKIBENİN İÇERİSİNE DÜŞEN GENÇ ADAM
Kitapta, bir menkıbenin içerisine düşen genç bir adamın hikayesini okumaktayız. Ailesinden geriye bir kağıt banknot dışında bir de babasının ona bıraktığı manevi mirastan başka bir şeyi yoktur. İstanbul?a da okumaya, imam olmaya gelmiştir.
Rüyalar diyorduk, işte gördüğü rüyayı hayra yormakla yetinmeyen İlahiyat öğrencisi genç adam, sırf bu sebeple Süleymaniye Kütüphanesine rüyasının izini sürmeye gider. Süleymaniye Camii?nin avlusundaki şadırvanda namazını kılmak üzere abdest alırken onu fotoğraflayan Gizem ile karşılaşır. Aşk o vakit bir cemre olup düşmüştür genç adamın yüreğine. Sonrasında yaşanılanlar mutlu sonlara nazaran çok daha farklıdır. Sükut-u hayale uğrayan genç adam için rayında giden bir trenin makas atışı gibi yön değiştirir bir anda her şey.

BİR GÖMÜ, BİR CİNAYET VE DİLSİZ BİR KIZ
O artık, bir köy imamıdır. Lakin yaşadığı aşk acısının tesellisi ona göre bu dünyada yoktur. Köye gizemli bir yabancının gelişiyle, ki anlatıcı ona Şişko demektedir, yine her şey altüst olmuştur. Şişko, imama, kimsenin çıkmaya cesaret edemediği terk edilmiş kalede gömülü olan defineyi bulmaları karşılığında defineden pay vereceğini söyler. Teklifi kabul eden genç imamı bu sefer farklı bir macera bekliyordur. Ortada bir gömü, bir cinayet ve dilsiz bir kız vardır. Tekrar makasa düşmüş çok farklı bir kulvara doğru yol alırken bu kez yalnız değildir.

Başlangıçta kitabı, sıradan bir gencin basit bir aşk öyküsü diye okuyup sonrasında ucuz bir polisiye bile denilmeyecek faili belli bir cinayetten kaçış öyküsünden ibaret olduğunu düşünebilirsiniz. Şayet başlangıçla yetinecekseniz. Birinci tekilin tekin olmayan anlatımı bir anda merak uyandırıp sizi bir menkıbenin ortasında yapayalnız bırakacaktır. Bir karmaşanın içerisindesinizdir artık. Kitaptaki karakterin kafasındaki kurguları kurmuş olmanıza rağmen yol ayrımlarından haberdar olsanız bile sonunu tahmin etmekte güçlük çekebilirsiniz. Şayet başlangıçla yetinmemiş ve kitabı okumaya devam etmişseniz bunun büsbütün bir aşk hikayesi ya da kaçış hikayesi olmadığını da göreceksinizdir. Sonun yeni bir başlangıç hikayesi olacağını kim bilebilirdi ki?

Kıymet CEVİZ
(www.evrensel.net, 2014-07-25)

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Romanlar
Zehir temizler!

Bir yanda Ben Ruhi Bey Nasılım, diğer yanda Veba, belki Paramparça Aşklar ve Köpekler, şüphesiz Halk Hikayeleri ve bazı mesnevilerden...

Kapat