Sınırın berisinde bitmeyen kavga

Dünyanın kavgaya tutulduğu o kanlı dönemlerde baskı, zulüm, açlık ve kıtlık ve de o tükenmez çatışmaların yaşandığı o yıllar anlatılır; sürgünlerle, göçlerle geçen bir yaşam… Kuzeyden Geldiler, Eşref Ayaz?ın doğduğu topraklarda nüvelenir ve başkaldırır hem kök salan feodaliteye, ağalara, beylere hem de o çatışma ortamından yararlanmak isteyen güçlere… Osmanlı?nın son demleridir. Doğu cephelerinde alınan yenilgiler, halka ağır bedeller olarak ödetilir. Durum böyle iken içine girilen kaos ortamında kışkırtıcıların alevi körüklemesiyle, bitmez tükenmez aşiret kavgalarına dönüşümünün, bireysel çıkarların, hafiyeliğin, muktedir olma hırsının vahşice sergilendiği o sahneleri, kendine özgü anlatımıyla ve belki de o topraklarda doğmuş olmanın verdiği tanıklıkla anlatmaktadır. Mardin… Keldanilerin, Süryanilerin, Kürtlerin, Nasturilerin, Yezidilerin, Ermenilerin dokuduğu kadim topraklar…

Dereverililerle Habezbeniler birbirine düşman iki köklü aşirettir. Habezbeni Kasrı, Kercevz?de (Gercüş) Süleyman-e Şefik?in yönetimindedir. Dereveri aşiretinin ağası iseHüseyin?dir. Dereveri?nin ileri gelen adamları, Tefe, Siçve, Bazık, Zıvıngimenda, Cevze, Ha rapmammo, Hanoseri, Brive, Dersilaf köylerinden Cemil?in tarafındadırlar. Fakat ne yapıp edip Dereveyi ikiye bölerler. Kadınlar… Kadınların doğurganlık için elde tutulan damızlık dişi olarak görülmesi sanki bu durum kader yazgısıymış gibi boyun eğişleri o dönemlerde kadınların kafasına ve sırtına vura vura kanıksatılmıştır. Ah, belengaz kadınlar! Güçlü kadınlar, bilge kadınlar, Cemil üç kez evlenir fakat kardeşi Serhan ise eşine aşıktır ve üzerine bir kez daha evlenmez.

Velhasılı kelam, kışkırtmalar sonuç vermiş ve devlete karşı yapılan ayaklanmalar olduğuna inandırılmıştır. Cemil ve aşiretinin tek kurtuluşu sınırın ötesine göçü ile mümkündür. Lakin Suriye?de Kamışlo?ya yerleşen Fransızlar halkı güdümüne almak isteyince, geri dönmek isterler. Bu durum sanıldığı kadar kolay olmamıştır, Cemil Bey kendisine oynanan Fransız oyunuyla karşı karşıyadır.

?Ser sera u ser çava?*, ?Ele ayni u ala rasi?* (Başım gözüm üzerine)… Evrensel Basım Yayın tarafından çıkarılan, Eşref Ayaz?ın Mezopotamya?nın kadim topraklarından esinlenerek yazdığı Kuzeyden Geldiler kitabı üç dile de yer vermiştir. Ana dili Kürtçe ve Arapça olan yazarımızın, halkın kullandığı yerel ağzı o bütünsellik içerisinde nakşeylemesi, yine aynı şekilde farklı iki kültüre dair ayrıntılara yer vermesi ve en nihayetinde memleketimden izler buluşum olay örgüsüne rağmen keyifli idi. Öyle ki memleketimden manzaralar gördüğüm bu kitap beni ziyadesiyle heyecanlandırdı.

Kıymet CEVİZ
www.evrensel.net, 2014-01-09

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Romanlar, Yazarlarımızın son çalışmaları
Çocuklara düş çizen sihirli kalem

Çocuklar için yazdığı ?Sudanya Gezegeni? adlı kitabı hakkında söyleştik Halime Yıldız ile. Çocukluğunu ?ses, koku ve sözcükler? ekseninde paylaştı bizimle....

Kapat