?Hepimiz Gogol?un Paltosundan Çıktık!? – Öznur Özkaya

Orta halli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak 31 Mart 1809?da Ukrayna?da dünyaya gelen ve 205. yaş gününü kutladığımız Nikolay Vasilyeviç Gogol, Rus Edebiyatı?nda mihenk taşı gibidir. İğneleyici bir üslupla yazmış olduğu ?Burun?, Ukrayna hayatıyla ve halk deyişleriyle süslediği ?Mirgorod Öyküleri?, bir memurun rutin hayatını konu edindiği ?Bir Delinin Hatıra Defteri?, bürokrasiyle dalga geçtiği ve sahnelendiğinde bolca tepki çekmesi sebebiyle Rusya?dan ayrılmasına neden olan büyük komedisi ?Müfettiş?, Roma?dayken yazdığı ?Ölü Canlar? ve uzun hikâyesi ?Palto? ile klasikleşmiştir.
Çeşitli yayınevleri tarafından defalarca yayımlanmış olan ve geçtiğimiz günlerde ?Palto Yayınevi? tarafından yeniden okuru selamlayan?Palto?; sıradan insanların yaşadığı acılara, maruz kaldıkları haksızlıklara, çektikleri yoksulluklara dem vuran, dönemi tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bir başyapıttır. Hikâyenin kahramanı Akaki Akakieviç?in zorlukla aldığı paltosunun çalınması sonucunda ?mühim bir kişiden? yardım istemesi ve ondan işittiği azar üzerine kurgulanmıştır. Akakieviç?in hastalanıp ölmesine neden olan bu hikâye bitmemiştir. Ölümünden sonra kahramanın hayaletinin kasabada görüldüğüne ve insanların paltolarını aldığına dair çıkan söylentiler ancak ?mühim kişinin? paltosunun da alınmasıyla sona erecektir. Dönemin Rusya?sında beliren sosyal sınıf baskısının yoksul halkın üzerinde bıraktığı etkiyi vurgulayan bu hikâye, ?Gerçekçi Rus Edebiyatı?na? da giriş niteliğindedir.
İnsanın hayatını devam ettirebilmesinin temel koşullarından olan giyinme ve soğuktan korunma dürtülerinin bile gerçekleştirilebilmesinin ne denli meşakkatli olduğunu ironik bir üslupla anlatan Gogol, bu hikâyeyle yoksulluğu, sınıf farklılıklarından doğan sıkıntıları somutlaştırmaktadır. Sonuçta, insan temel gereksinimlerini karşılayamadığı sürece sosyal hayata da dâhil olamaz. İşte bu yalın gerçekçilik anlayışı, Gogol?un soylu kesimin tepkisini çekmesiyle neticelenir. Aydınlar üzerinde baskıların uygulandığı I. Nikola döneminde, Gogol düzen şarlatanları tarafından halkına ihanetle suçlanır. Hâlbuki onun yapmaya çalıştığı tek şey, halkını bu hale düşüren yozlaşmış düzeni tüm gerçekliğiyle insanlara anlatmaktır.
Gogol, hikâyedeki ?mühim kişi?yle dönemin bürokratik düzenini hicvetmektedir, çünkü resmi bir kuruluşun başına daha önce nerede görev yaptığı, kim olduğu bilinmeyen insanlar getirilmektedir. Tepeden inme bir biçimde rütbesi yükselen ?mühim kişi? elbet dengesiz olacak, kendince saygınlık taslamaya çalışacağı için korkak ama öfkeli biri gibi davranacaktır. Gogol; tasvir edilen zavallı, küçük memura sempati ve acıma hissiyle yaklaşsa da, aslında asosyal ve apolitik olan memuru tasvir ederek dönemin memur yaşantısını da eleştirmiştir.
Gogol; Rusya’da kapitalizmin yapılanmaya başladığı, farklı görüşlerin iktisadi, siyasi, kültürel alanda birbirleriyle kıyasıya savaştığı, aydın kesimin üzerindeki baskıların giderek yoğunlaştığı bir dönemde, 1800?lerde yaşamış ve 1917 Ekim Devrimi?ne bir çağrı niteliğinde yazmıştır. Ne acı ki, benzer memuriyet sendromlarını, ?mühim kişi? saçmalıklarını, yazarların, çizerlerin, sanatçıların üzerlerindeki baskıyı günümüz Türkiye?sinde hala yaşıyoruz. Bir yanda ?mühim kişilerin? önünde zorunlu düğme iliklemeler, yasaklanan kitaplar, ?ucube? diye adlandırılan sanat eserleri ve daha neler neler? Diğer yanda da ayakkabısının altı delindiği için okula gitmek istemeyen çocuklar, paltosu olmadığı için üşüyen çocuklar, ekmek almaya giderken vurulan çocuklar? Günümüz yaşananları da Gogol?a dair? Evet! ?Hepimiz Gogol?un paltosundan çıktık!?*

*Dostoyevski?nin Gogol için söylemiş olduğu söz.
** Palto, N. Gogol, Çev: Mustafa Bal, Palto Yayınevi, 2014.

Öznur Özkaya

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Yazarlarımızın son çalışmaları
Gökyüzü gibi herkesindi şiiri: Bedri Rahmi Eyüboğlu

Resim ve şiirleriyle tanınan Eyüboğlu, yozlaştırılan günümüz sanatında, geçmişin yitirilmiş ve rafa kalkmış tartışmalarından sıyrılıp, hâlâ kendine yer buluyor. ?Öyle...

Kapat