İmlaya gelmeyen yazar: Aziz Nesin

aziz nesinAziz Nesin, imla kurallarına uymamasının gerekçesini şu sözlerle anlatıyor; ‘Balığın baştan koktuğu işlerin baştan kara gittiği memleketimizde, işe yeni baştan başlarken, imlâya gelmiyeceğimizi anlatmak için, bile bile böyle yapıyoruz.’

Yazar Aziz Nesin’in yazılı ve görsel arşivi, doğumunun 100. yılı etkinlikleri kapsamında “Ömrüne Sığmayan Adam: Aziz Nesin” sergisiyle izlenime sunuldu. Türkiye tarihinde ismi sayılan insanlardan olan Aziz Nesin, Heğbeliada*’da başlayan hayatı ile ülkemizde önemli bir yeri olan Nesin için Tütün Deposu’nda bir sergi açıldı: “Ömrüne Sığmayan Adam: Aziz Nesin 1915-2015”. Ali Nesin’in de katıldığı sergiyi hazırlayan isimler Esin Pervane, Salih Bora, Onur Kanyılmaz, Burcu Kolbay, Fatih Pınar, Berk Asal, Can Onart olurken, Nesin Vakfı da katkı sunuyor.

Sergide Nesin’in yazılı ve görsel arşivinden kitaplar, Markopaşa’yla başlayan gazetelerden örnekler, eskizler, fotoğraflar ve videolar yer alıyor. Sergide Tan Oral’ın çekimlerinden oluşan bir belgesel de ilk defa gösteriliyor. 16 Temmuz’a kadar açık olacak sergi, doğum tarihinden itibaren başlatılan kronolojik yerleştirmelerle, Nesin’in hayatını kolaylıkla izlememizi sağlıyor, böylelikle hayatını izlerken bir yandan da ülke tarihini yakından gözleme imkanı bulabiliyoruz.

GÖMÜTLERE VERİLEN DEĞER…

Sergi, Aziz Nesin’in serzenişiyle başlıyor; ‘Ölülerimize gömüt yaptırmak ve gömütlerini ziyaret etmekten yana olanlara bir sorum olacak: En yakın ölmüşlerimizden kalmış, küçük ve ayrıntılı, özdeksel değeri olmayıp tinsel değeri olan andaçları saklıyor musunuz?’ Aziz Nesin, hatıralara değinerek hayatları sona eren insanları hatırlamaktan kurtulmak için ölümden sonra yapılan ilk işin bunlardan kurtulmak olduğunu, gömütlerin yani mezarların ölüye karşı saygının bir ifadesi olmayıp gerçek saygıdan kaçış ve gizli bir gösteriş olduğunu anlatıyor.

1915’ten başlayan sıralamayla yıl yıl Nesin’in isim hikayesini, babasına duyduğu özlemi, 12 yaşında ilk roman denemesini, 1934’te soyadı kanunuyla aldığı ‘Nesin?’ soyadını, askerliğini, ilk öykülerini, Markopaşa’yı, sürgün yıllarını, Sivas Katliamı’nı izliyoruz.

Sergide, Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen ilk faili meçhul Sabahattin Ali de, yazarın anıları arasında yer almakta. Sürgünde bulunduğu Bursa’dan dönen Nesin, Sabahattin Ali’yi bulmaya çalışır. 1948 yılına denk gelen bu tarihte bunun için haftalık siyasi magazin gazetesi olarak çıkan Başdan’da, Ali’ye ait bir yazı yayımlar, böylece Ali’nin kendisine ulaşacağını ve ortaya çıkacağını düşünür. Bu yazıdan bir süre sonra İstanbul Savcılığından gelen bir çağrı yazısıyla Sabahattin Ali’nin cesedinin bulunduğunu, ona gösterilen kırık gözlük camlarıyla öğrenir.

‘EN SONUNCU HÜKÜMET EN SUÇLU OLANDIR’

1994’te Aydınlar Dilekçesi’nde imzası bulunan Aziz Nesin, Madımak Katliamı için de şunları yazmış; ‘Birey olarak hiç kimse tek başına suçlu değildir. Suçlu, bağnazlara ve kökten dincilere derece derece ödün veren bütün hükümetlerdir. En sonuncu hükümet en suçlu olandır’

Yazarın hayatını yakından inceleme imkanı bulabildiğimiz sergi yaklaşık iki yıl boyunca süren bir çalışmanın eseri. Işın Önol’un küratörlüğünde hazırlanan sergi, Türkçe ve Türkçeden çevrilmiş kitaplarını, Aziz Nesin Vakfının çalışmalarını, vakıf çocuklarını, Aziz Nesin’in çocuklarla olan ilişkisini, dünya ve Türkiye yazarlarıyla kurduğu bağlantıları, Can Yücel’le olan görüntülerini, günlük hayatını gösteren samimi fotoğraflarını, daktilo sesini, 2009’da yaşanan selden dolayı zarar görmüş piyanoyu ve kitapları dahil olmak üzere birçok hikayeyi de içinde barındırıyor.

Asya Yazarlar Sendikası 1990 yılında, Aziz Nesin’in 75. doğum günü için Abdi İpekçi Spor Salonu’nda bir tören düzenlemek istiyor. Burada çekilen görüntülerde röportaj veren Nesin, bu törenin gelirinin Türkiye Yazarlar Sendikasına bir yer sağlamak için kullanılacağını ve bundan duyduğu mutluluğu anlatıyor, Avrupa’da ve dünyanın çeşitli yerlerinde devletin sanat ve yazar örgütlerine yardımlar yaptığını ve desteklediğini ancak Türkiye’de böyle bir şeyin olmadığını sözlerini ekleyerek. Nesin, doğum gününde kendisi için şunu diyor, ‘Kendimi 25 yaşında üç insan gibi hissediyorum.’

‘O ZAMAN ASILSAYDIK, YAĞMA YAPMADIĞIMIZA KİMSE İNANMAZDI’

Aziz Nesin, ilk hapishane mahkumiyetini 1950’de çıkarttığı Yeni Başdan adlı dergide Georges Politzer’den çevirttiği Felsefe Dersleri sebebiyle alır. Fransızca bilmemesine rağmen Nesin, ‘Bu eseri çevirdin’ diye ceza alır.

Bugün sıkça karşımıza çıkan çevirmediği kitaptan alınan ceza, faili meçhul teşhisi, kendisinin çıkarttığı dergi ve gazetelerin kapatılması… bütün bunların bir devlet geleneğinin olduğunu görmek için Aziz Nesin’in ve bu coğrafyanın pek çok aydınının yaşamına bakmak bile yeterli. Bir ömre sığmayacak gibi görünse de Nesin, bütün bunları yaşamış ve atlatmaya çalışmış, Markopaşa ile başladığı mizah dergiciliği ve gazeteleri kapatılmalarına rağmen başka isimlerle çıktı, Nesin hem geçinebilmek için hem yazabilmek için Yedigün, Vatan, Markopaşa, Başdan ve Medet, Akbaba, Zübük, gibi gazetelere ve dergilere takma isimlerle veyahut isimsiz yazılar yazdı.

Nesin’in hayatı ülke tarihini özetleyen bir biçimde ilerlerken 1955’te 6-7 Eylül olayları yaşanıyor, olayların ardından hükümet suçlu olarak altmış kadar yazar, şair, çevirmen ve aydını da içeri alıyor. Kemal Tahir’le hücrede kalışlarını anlatan Nesin şöyle anlatıyor o günleri; ‘1955’te, Harbiye’deki askeri cezaevinin daracık hücresinde Kemal Tahir’le birlikteydik. Bu dar hücreye, yatarken ikimiz birden sığışamadığımızdan, geceleri yere benim başım onun ayaklarına, onun ayakları benim başıma gelmek üzere, birbirimize ters uzanırdık….Hapisteyken asılacağımızı söylediklerinde gülmüştük. “İlgisi olmayan insanları nasıl asarlar?” diye. Ama şu kadarını söyleyeyim: O zaman asılsaydık, yağma ve yıkmaları bizim yapmadığımıza kimse inanmazdı’ diyerek acı bir gerçeğe de işaret ediyor.

Ezgi GÖRGÜ
www.evrensel.net 13 Haziran 2015

Yorum yapın

Daha fazla Biyografiler, Makaleler
Çelik İşçileri – Zafer Aydın

Can Şafak; Haydarpaşa Sendikası, 1971 Cam Grevleri ve Büyük Grev’den sonra Çelik İşçileri kitabıyla emek tarihine ilişkin monografiler serisine yeni...

Kapat