İmlayla ilgili sorunlarımız – Zana Farqînî

Yazılı bir dil için üç temel sütuna ihtiyaç var. Bunlar alfabe, gramer ve sözlüktür. En büyük eksikliğimiz ise hiç kuşkusuz Kürtçe?nin bütün alan ve disiplinlerle ilgili gereksinimleri ihtiva eden geniş kapsamlı Kürtçe bir sözlüğün olmamasıdır.

Bu üç unsurun dışında, yazı dili için gerekli olan ve herkesin üzerinde mutabık olduğu bir imla kılavuzundan da yoksunuz. Tabii ki bu alanla ilgili hiçbir çalışmanın olmadığını ileri sürmüyorum. Böyle bir iddiam yok.

Standart bir dil için hem yazım kurallarına hem de birden fazla varyantı olan sözcüklerin doğru biçim ve telaffuzlarının tespit edilmesine ihtiyaç var.

Bir yere kadar sözlükler de bu görevi görebilir, ama asıl olan bir imla kılavuzumuzun olmasıdır.

Doksanlı yılların başında, Kürtçe yayınların önündeki engellerin kısmen kalkmasıyla birlikte Kürtçe imla ve alfabe konularındaki tartışmalar da yeniden alevlendi. Mesela ilk sayısı 1 Şubat 1991 yılında çıkan Mezopotamya Kültür Merkezi?nin (MKM) yayın organı Rewşen dergisi için, daha yayın hazırlıkları yapılırken MKM?de bir toplantı yapıldı. Amaç Kürtçe için hangi alfabe ve imlanın kullanılması gerektiği konusunda bir karara varmaktı. Çünkü o zaman gerek Latin Kürt alfabesiyle ilgili gerekse de imla kurallarıyla ilgili farklı görüş ve pratikler söz konusuydu.

Kimi çevreler ile bazı dilciler Celadet Bedirxan?ın alfabesindeki ?I,i? ve ?Î,î? harflerini Türkçe?deki ?I,ı?, ve ?İ,i? gibi kullanıp savunuyorlardı. Bir diğer husus da yazım kuralları ve sözcüklerin doğru yazımıyla alakalıydı.

Sonuç itibariyle bu iki konuda da Celadet Bedirxan?ın çalışmaları esas alındı. Buna rağmen bu konular tartışılmaya açık tutuldu ve nihai karar da yetkili bir kuruma bırakıldı.

Rewşen dergisinden sonra haftalık Kürtçe Welat gazetesi yayına başlama hazırlıklarını sürdürürken (yayına başladığı tarih 22 Şubat 1992), aynı konular orada da masaya yatırıldı. Eğer hafızam beni yanıltmıyorsa, aklımda kaldığı kadarıyla Musa Anter, Feqî Huseyn, Abdurrahman Durre, Yaşar Kaya gibi şahsiyetler de vardı o toplantıda.

O toplantıda da bir keşmekeşin ve kargaşanın yaşanmaması için Celadet Bedirxan?ın imla ve alfabesini kullanma kararı çıktı.

Buna karşın, mesela rahmetli Feqî Huseyn hem Rewşen?in hem de Welat?ın ilk sayılarında kendi imlasıyla yazdı ve ?I,i? ile ?Î,î? harflerini de Türkçe?deki gibi kullanıyordu. Sonra yazmayı bıraktı. Birkaç yıl sonra da yazılı olarak İstanbul Kürt Enstitüsü Yönetim Kurulu?na Celadet Bedirxan?ın yazım kuralları ve alfabesiyle yazmayı kabul ettiğini ama bu konulardaki düşünce ve görüşlerini de koruduğunu bildirdi.

Hiç unutmuyorum, şu an ikisi de hayatta değil, Welatê Me gazetesinin genel yayın yönetmeni olduğum dönemde yazmaları için için Apê Torî ve Abdullah Varlı?ya teklifte bulundum. İkisi de imlalarına karışmamayı şart koştular. Tabii kabul etmediğimizden dolayı maalesef yazmadılar. Çünkü biz bu alanlarda var olan sorunlara sorun katan taraf olmak istemedik.

Onca zamana, yani 20 yılı aşkın süreye rağmen sadece Latin Kürt alfabesinde bir mutabakata varabildik. Oysa hâlâ imla sorunumuz var. Örneğin bazı Kürtçe yayın yapan internet sitelerinde farklı imla kurallarını tercih eden veya dayatanlara rastlıyoruz.

Aslında bu sorun sadece internet sitelerinde yaşanmıyor, Kürtçe yayın yapan yayınlarda, yayınevlerinde de var. Bildiğim kadarıyla hemen hemen hiçbirinin adam akıllı ve sürekli olan bir redaksiyonu veya redaktörleri yok. Onun için de her yayın çevresinin bir imlası, tercih ettikleri sözcüklerin yazım biçimleri var.

Dil, imla kuralları gibi meseleler hepimizi ilgilendiren ve bizi direkt olarak etkileyen konulardır. Yayıncıların, yayınevlerinin, site sahiplerinin de yazılı dil için gereken azami hassasiyeti göstermeleri lazım.

Haklı olarak, ortada bir imla kılavuzu mu var da biz ona uymuyoruz, diyebilirler. Doğru, yazının başında herkesin benimsediği, kabul ettiği bir imla kılavuzuna olan ihtiyaçtan söz etmiştim.

Şimdi konuyla alakalı iki eserden bahsetmek istiyorum. Biri ?Doğru yazım için Kürtçe (Kurmancca)-Türkçe Sözlük?, diğeri de ?Rêbera Rastnivîsînê? (İmla Kılavuzu) adlı çalışma.

İlk çalışmada, Kurmancî lehçesindeki yaklaşık 9 bine yakın sözcüğün değişik varyantları içinden yazı dili için doğru yazımları tercih edilmiştir. Temel alınan sözlüklerin seçim çalışmasına ise Mustafa Aydoğan, Zana Farqînî, Newzad Hirorî, Huseyîn Kartal, Remzî Kerim, Mehmûd Lewendî, M. Emîn Narozî ve Reşo Zîlan katılmış, M. Malmîsanij tarafından da yayına hazırlanmıştır bu kolektif çalışma.

İkinci eseri de Mustafa Aydoğan hazırlanmış. İmla kurallarının etraflıca ele alındığı bu çalışmaya Malmîsanij, Newzad Hîrorî, Remzî Kerîm, Reşo Zîlan ve Zana Farqînî ise düşünce ve görüşleriyle katkı sağlamışlar.

Yazı dili için son derece önemli çalışmalar olan bu eserler Kürtçe yazan, yayıncılık yapan özellikle de redaktör ve redaksiyon kurullarında yer alanlar için birer başvuru kaynağı. Zira bu iki çalışma kendi alanlarında büyük bir boşluğu dolduracak nitelikte çalışmalardır.

(02.11.2013, http://www.ozgur-gundem.com/)

Yorum yapın

Daha fazla Kürt Edebiyatı, Makaleler
Muhafazakar Eğilimli Sanata Etik bir Deyiş – Şükrü Keleş

Âlimane kelimelerden biri olan etik, iyinin ve kötünün tanımını ve ayrımını temellendirmeye çalışan bir alanın adı. Etiğin ana konusunu, insan...

Kapat