Kaçak Bir Şair Öğretmen – Süleyman Deveci

Mustafa Ural 1944 yılının Haziran başlarında tutukevinde bir hücrededir. Aradan günler geçer birkaç yüz mahkumla yan yana getirilerek uzun bir zincir aralarından uzatılıp kelepçelerine geçirilmek suretiyle zoraki yola çıkartılırlar. İstikamet bir cezaevidir.

Yolda giderlerken Ömer isimli mahkumla konuşmaya başlayan Mustafa’ya Çavus tüfeğinin süngüsüyle müdahale eder. Olaya şahit olan ama tam olarak kimin kiminle konuştuğunu bilmeyen Komutan emir vererek, Mustafa ile Ömer’in konuştuğunu ihbar etmek istemeyen Halil’i taş odaya attırır, Mustafa ona eşlik edecektir. Bir süre sonra Halil ile yapılan sohbetten Mustafa’nın öğretmen olduğu ortaya çıkar. Mustafa suçunun ne olduğunu soran Halil’e yanıt vermek için düşünür.

Anılara dalan öğretmen Mustafa’nın aynı zamanda şair olduğunu, yayınlanmış bir şiir kitabı bulunduğunu ve bu şiir kitabı yüzünden nasıl kaçak bir duruma düşeceğini öğreniriz. Öğretmenlik dönemine gideriz Mustafa’nın. İkinci Dünya Savaşı yıllarıdır memlekete hakim olan, koskocaman ülke sıkıyönetimle yönetilmektedir.

Mustafa bir tek öğretmen, şair, edebiyatçı değil aynı zamanda bir baba ve eştir de. Tarih öğretmeni Hüsnü ile ettiği sohbetten dönemin nasıl bir kesite tanıklık ettiği görülür. İki öğretmen yolda yürürlerken bir kimlik kontrolüne denk gelirler. Ayrılırlarken birbirlerinden Mustafa solcu olup olmadığını bilmediğini ama ezilen halktan yana olduğunu, halkın çektiği sıkıntılarla kendisinin çektiği sıkıntıların eşbenzer olduğunu, kendi kurtuluşunu halkın kurtuluşunda gördüğünü anlatır.

Evine yaklaşan Mustafa’ya ev sahibinin kızı Ayten eliyle koluyla kendisini bekleyen polisleri gösterir. Murstafa Ural geriye dönüp yolunu değiştirir. Doğru eşinin çalıştığı işyerine gelir. Eşine polislerin kendisini aradiğini, birkaç gün eve gelemeyeceğini anlatır.

Nereye gideceğini bilemeyen şair öğretmen ve kaçak Mustafa’nın aklına Eğitim Emstitüsü’nden arkadaşı İlhan gelir. Yedek subaylığını Oto Bölüğü’nde yapan İlhan beraber yedikleri yemekte Mustafa’nın başına gelenleri öğrendikten sonra ona kalkıp savcılığa gitmesini başına gelecekleri kabullenmesini tavsiye eder. Mustafa tam bir hayal kırıklığı ile eski arkadaşından ayrılır.

Taş odaya geri dönen Rıfat Ilgaz bu tanıdık klasiğinde bize Mustafa Ural’ı anlatır. Mustafa geri geçmişe döner. Şükran’a yani evine dikkatlice uğrar. Kimseler farkına varmadan üstünü değiştirip biraz uyur.

Rıfat Ilgaz’ın ?Karartma Geceleri? romanı Mustafa’nın yakalanışına kadar geçen süreyi ustaca geriye dönüşlerle gerçekleşen anlatılarla, haddinden fazla sürükleyicilik, merak, tahmin edilebilinse de elden bırakmaya uzak ve sıkmayan uygun ifade biçimiyle doludur.

1974 yılında yazılan ?Karartma Geceleri? tam bir yurdum klasiğini anlatır. Üstadın en başarılı ve önemli romanları arasında ilk sırada gelir.

Süleyman Deveci

Kitabın Künyesi
Karartma Geceleri
Rıfat Ilgaz
Çınar Yayınları
Mayıs 1999
219 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler
Romanın Son On Yılı – A. Ömer Türkeş

Radikal Kitap?ın on yaşını doldurması münasebetiyle, romancılığımızın son on yılının kısa bir değerlendirmesini yapmam istendi benden. Son on yıl düşünüldüğünde...

Kapat