Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi – Peter Handke. “Dille dünya arasındaki ‘boş’luğun romanı”

‘Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi’, Time’ın ‘Beckett’den beri çağdaş yazının en büyük adı’ diye nitelendirdiği Handke’nin en önemli yapıtlarından biridir. Bir tek sözcükle tanımlamak gerekirse, dille dünya arasındaki ‘boş’luğun romanıdır. Metin, Batı toplumlarında yaşayan ‘uygar’ insanların ilişkinin (=ilişkisizliğinin) yarattığı ‘boş’luğun ‘özgürleştirici’ ve ‘öldürücü’ boyutları üzerine kuruludur. Romanı edebiyat estetiği açısından farklı kılan yan, Handke’nin dile olağanüstü bir önem vererek ‘boş’luğun üslubunu yaratmış olmasıdır. Klasik romanlardaki tip yoktur… Metinde, kalecinin penaltı anında duyduğu endişenin bütün bir hayata yayılmasından duyulan tedirginlik ve dilin ilişki kurmadaki eksikliği büyük bir başarıyla işlenir. Handke’ye göre, ‘Edebiyatın görevi toplumsal koşullandırmayı yıkmak ve kültürün insan ve doğa üstündeki baskısını kaldırmaktır. Ama edebiyatın kendisi de her zaman için kültürün bir parçasıdır ve dolayısıyla kendi içine dönük ve kendine yeniktir. Yazmak, kendi kendini hapsetmek, kendini yaşamdan uzaklaştırmaktır ve bu da bir tür şizofrenidir aslında.’ ‘Yalnızlık’, ‘boşluk’, ‘ilişkisizlik’, ‘dilin ilişki gücü’ gibi temalara ilgi duyanlar; ‘zor’ metinlerden hoşlananlar için vazgeçilmeyecek bir başucu kitabı…

?Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi? adlı romanı belki de yeni yalnız birey kavramını en iyi tanımlayabilecek olan bir görüşle yola çıkar. İnsanın yaşamı tıpkı bir penaltı atışındaki gibi tesadüflere bağlıdır.
?Kaleci, atışı yapacak olan oyuncunun hangi köşeyi kendine hedef alacağını çıkarmaya çalışıyor. Oyuncuyu tanıyorsa genellikle hangi köşeyi hedef aldığını bilir. Ama kalecinin büyük olasılıkla topun bugünlüğüne öteki köşeye gidebileceğini hesaplaması gerekir. Ama ya atışı yapacak olan oyuncu da kalecinin mantığını izler ve sonunda topu her zamanki köşeye atmaya karar verirse??

Handke?nin amacı dilin klasik kullanımına karşı çıkmaktır. Sartre?ın ?dilin gerçekleri yansıtan bir cam? olduğu görüşüne karşıdır. Böylece hiçbir öyküye bağlı kalmadan dilin işleyişi üzerinde düşünce üretir. Handke?ye göre öykü, insanı kendinden, kendi gerçeklerinden uzaklaştırmaktadır.

“Penaltıda asıl endişelenen kaleci değildir. Kimse golü yedi diye kaleciyi eleştirmez. Ya atacak olan? Eğer kaçırırsa, dünya başına yıkılır. O halde doğrusu ‘Penaltıcının endişesi’ olmalı.” Peter Handke

Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi
(Die Angst des Tormanns bein Elfmeter)
Peter Handke
, Çeviren: Tevfik Turan
Ayrıntı Yayınları, 96 sayfa, Baskı Tarihi: 1995

Peter Handke Hayatı
6 Aralık 1942’de Kärnten’de, Griffen’de doğdu. 1965’te Graz Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Öğrenciliği sırasında Forum Stadtpark adıyla bir araya gelen genç edebiyatçılar topluluğuna katıldı. Üniversiteyi bitirdiği yıl ABD’ye gitti. Orada “yerleşik” edebiyata yöneltiği eleştirilerle büyük ilgi topladı. Avrupa’ya döndükten sonra Almanya’nın çeşitli kentlerinde ve Paris’te yaşdı. 1967’de Gerhart Hauptmann Ödülü’nü kazandı.

Handke, II. Dünya Savaşı sonrası deneysel edebiyat yaklaşımının önemli adlarından biridir. Hem oyun, hem romanlarında dil olgusu büyük önem taşır. Dilin yapmacıklığını, insanlar arasında ilişki kurmadaki yetersizliğini ve giderek insana yabancılaşmasını romanlarında sık sık işlemiştir. Tiyatro alanında da benzer uygulamaları vardır. Gerçekliğin tiyatroda yaratılmaycağı düşüncesinden yola çıkarak sokak, dershane, kilise ve dükkân gibi yerlerde sergilenecek, halka doğrudan seslenebilecek bir tiyatroyu savunmuştur. Oyunlarında küçük burjuva yaşantısını taşlayan, imgelerden bağımsız ve dilin anlamsızlığını vurgulayan yinelemeler ve monologlarla, insan- nesne arasındaki ilişkileri irdelemeye çalışmıştır. Tiyatro anlayışını en ileri noktasına götürdüğü Publikumsbeschimpfung (“Seyirciye hakaret”) adlı oyununda eylem, olaylar dizisi vb. yoktur;oyunun ana kişisi seyircidir. Oyunun sonunda sövülmekte, sonra da hoparlörden alkış sesleri duyulmaktadır.

Yapıtlar (başlıca):
Roman:
Die Angst des Tormanns beim Elfmeter, 1970; Der kurze Brief zum langen Abschied, 1972; Wunschloses Unglück, 1973, (“Mutsuzluğa Doyum, 1985, Çev. : Zeynep Sayın, Ada Y.”) Langsame Heimkehr, 1979; Die linkshändige Frau, 1981, (Solak , Kadın – 1987, Çev.: Tevfik Turan, Metis Y.”); Der Chinese des Schmerzes, 1983. ŞiirDie Innenwelt der Aussenwelt der Innenwelt, 1969;

Anlatı:
Falsche Bewegung, 1975;

Oyun:
Publikumsbeschimpfung, 1966; Weissagung, 1966 Kaspar, 1967; (“Kaspar-1984, Çev.: Mehmet Fehmi İmre, Estetik Y.”) Die Unvernünftigen sterben aus, 1973; Über die Dörfer, 1982;

Deneme:
ICh bin ein Bewohner des Elfenbeinturms, 1972, (“Fildişi Kulenin Sakinlerindenim – 1995, Hazırlanıyor, Ayrıntı Y.”); Das Ende des Flanierend, 1980.

Yorum yapın

Daha fazla Romanlar
Fay Hatları (Lignes de faille) – Nancy Huston. Çocukların gözünden çağımızın karanlık noktaları…

Yeryüzündeki değil ama tarihin içindeki fay hatları sizi nereye götürür? Bugünün dünyasında olup bitenlerin kökleri nereye uzanır? Bugünden geriye doğru...

Kapat