Kapitalizmin Kıskacında Doğa, Toplum ve Bilim / Onur Hamzaoğlu Olayı – Cem Terzi, Emel Yuvayapan, Erkin Başer

?Onur Hamzaoğlu Olayı?, son dönemlerde yaşanan ve pek çok gerçeği daha da çarpıcı olarak gözler önüne seren bir örnek olarak zihinlere kazındı. Akademik/bilimsel çalışma ve özgürlüğün Türkiye?deki sınırlarını gösterdiği gibi, birbirinden bağımsız gibi görünen akademik faaliyet ile toplum hayatı ve yargı sisteminin nasıl kopmazca birbirine bağlı olduğunu da ortaya koydu.
Peki neydi Onur Hamzaoğlu Olayı?

Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, bir sanayi bölgesi olan Kocaeli-Dilovası?nda bilimsel bir araştırma yapmış ve sonuçlarını kamuoyuyla paylaşmıştı: Annelerin ilk sütünde ve bebeklerin ilk kakalarında bazı ağır metallere ve eser elementlere rastlanıyordu! Bu ürkütücü bulgular karşısında hızla önlem alması beklenen yerel ve merkezî yöneticiler, ?araştırma sonuçlarını halk arasında panik yaratmak amacıyla kullandığı? iddiasıyla Onur Hamzaoğlu?na karşı çok yönlü bir saldırı başlattı… Böylece, bir bilim insanı, Galileo?dan 400 yıl sonra ama tıpkı onun gibi, vardığı bilimsel sonuçlardan vazgeçmeye zorlanıyor, vazgeçmediği için de cezalandırılmaya çalışılıyordu. Bu, aynı zamanda tüm bilim dünyasına karşı bir yıldırma girişimi idi.

Ne var ki, ülkenin dört bir yanında bilim dünyası ve ilerici kamuoyu Onur Hamzaoğlu?na sahip çıktı. Hamzaoğlu, akademik özgürlük mücadelesinin simgesi haline geldi. Başından itibaren mücadelenin yürütücülerinden olan ?Onurumuzu Savunuyoruz Hareketi?nin girişimiyle oluşturulan elinizdeki kitap da mücadelenin bir parçasıdır. 2-3 Haziran 2012 tarihinde, Şirince?de gerçekleştirilen çalıştayda yapılan sunumlardan oluşan kitapta Onur Hamzaoğlu Olayı ve bu olay üzerinden bilimsel özgürlük ve toplumsal sorumluluk konuları tartışılıyor, kapitalizmin toplumu olduğu gibi doğayı ve bilimi de bir kıskaca sıkıştırmak istediği gösteriliyor.

Halkın sağlığını korumanın bir bedeli var – Barış Yıldırım
(27.10.2013, http://kitap.radikal.com.tr/)
Kocaeli?nin Dilovası ilçesinde 1995-2004 yılları arasında ölümlerin yüzde 32?sinin kanser nedenli. Burada on yıl ve daha uzun yaşayanların kanserden ölme riski kısa süre yaşayanlara göre 4,5 daha kat fazla.
Weber, devletin ?şiddet tekeli?ni elinde tutan kurum olduğunu söylerken hayli iyimser davranmıştı. Suriye?de El Kaide çetelerine kaynak aktarımı ?teröre destek tekeli?nin, Gülsuyu?nda Hasan Ferit Gedik?in vurulmasına doğru giden süreçte polisin halka karşı uyuşturucu çetelerini koruması ?narkotik tekeli?nin, Kocaeli?nde bir ilçe halkını yavaş yavaş öldüren doğa katliamını açığa vuran Onur Hamzaoğlu?nun mahkemelerde süründürülmesi ?kamu sağlılığına zarar verme tekeli?nin, hep devlete mahsus ayrıcalıklar olduğunu gösterdi.

Yordam Kitap, bu son olayı anlatan bir kitap yayımladı: Kapitalizmin Kıskacında Doğa, Toplum ve Bilim. ?Onur Hamzaoğlu Olayı? altbaşlığını taşıyan kitabın hazırlayıcıları bundan iki yıl önce http://onurumuzusavunuyoruz.org adlı web sitesi aracılığıyla Onurumuzu Savunuyoruz Hareketi?ni şu ana dek 15 bine yakın imza toplanan bir kampanyayla başlatanlardan Cem Terzi, Emel Yuvayapan ve Erkin Başer. Kitap böylece toplumsal hareketlenmenin asal figürlerinin bilimsel bir yayına imza attığı ender örneklerden birini oluşturuyor.

Onur Hamzaoğlu Olayı nedir?
Tüm bu süreç, Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu?nun GSYİH?de yüzde 70?ten fazla paya sahip olan ülkenin ikinci büyük sanayi havzası Kocaeli?nin Dilovası ilçesinde endüstriyel kirlilik göstergelerinden birinin, sınır değerin 3.5 katı olduğunu saptamasıyla başladı. 1995-2004 yılları arasında ölümlerin yüzde 32?sinin kanser nedenli olduğu ilçede (Türkiye ortalamasının 2.5 katı) on yıl ve daha uzun yaşayanların kanserden ölme riski kısa süre yaşayanlara göre 4.5 kat fazlaydı. 2004?te yapılan bu araştırmanın sonuçları yankı uyandırdı, 2006?da basının, 2007?de bir meclis araştırmasının konusu oldu. Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı?nın teklifiyle yapılan ve 2000-2006 yıllarını kapsayan bir araştırma da ilçede 100 ölümden 30.4?ünün kanser nedenli olduğunu gösterdi. Kocaeli Üniversitesi?nin de tam destek verdiği araştırma 2012?de tamamlanacaktı, ancak daha 2009?dan itibaren Dilovası ve Kandıra?daki sonuçlar ?annelerin ilk sütünde ve bebeklerin ilk kakalarında? civa, kadmiyum, arsenik, alüminyum gibi ağır metaller ve eser elementler bulunduğunu saptadı.

Araştırmayı destekleyen tüm bu kurumlar, önemli bir nüfusu tehdit eden böylesi bir halk sağlığı olayına dair araştırmanın ilk sonuçları Dr. Hamzaoğlu tarafından basınla paylaşılınca utandırıcı bir patinaj yarışına girecekti. Kocaeli Belediye Başkanı, Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu?nu ?şarlatanlık?la suçlarken Dilovası Belediye Başkanı Cemil Yaman, Hamzaoğlu hakkında ?halkta korku ve panik yaratma? suçlamasıyla dava açılması isteminde bulundu; Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Murat Tuncer ?Elinde veri olmadan halka kanserle ilgili yanlış bilgi veriyor? diyerek YÖK?e şikayet etti; KOÜ rektörlüğü ise disiplin soruşturması başlattı. Belli ki halkı on yıllardır ağır metallerle zehirlemek serbest, bundan bahsetmek suçtu; kanserle savaş dairesi ise kanserle savaşanlarla savaşmayı daha öncelikli bir görev olarak görüyordu.

Toplumsal muhalefetin her kesiminden kişi ve grupların Dilovası halkıyla birlikte son birkaç yıldır sürdürdüğü mücadelenin etkisiyle bu skandal idari ve yargısal süreçler büyük ölçüde Onur Hoca?nın lehine sonuçlandı. Onur Hocaya ?şarlatan? diyen belediye başkanı hakaretten suçlu bulundu, üniversitenin disiplin soruşturması idari mahkeme tarafından iptal edilirken TTB, Onur Hamzaoğlu?nun yalnızca ?görevini yerine getirdiği?ni beyan etti. Böylece İbsen?in Dr. Stockmann?ı gibi başlayan bir süreç (bkz. http://goo.gl/EF4zw7) ?bir halk düşmanı? değil bir halk kahramanı yarattı.

Tüm bu sürecin bilim ve toplum ilişkisi açısından ilginç bir içerimi var. Hocayı mahkemeden mahkemeye veren tüm bu anlı şanlı kurum ve kişilerin, araştırmanın sonuçlarını bir dirhem yanlışlayacak verileri yok. Hatta böyle bir iddiaları da bulunmuyor. Tek somut suçlamaları, araştırmanın sonuçlarının araştırma ?bütünüyle tamamlanmadan? açıklanmış olması.

?Bilim yeterli değildir?
Araştırma sonuçlandı ve 19 Kasım 2012?de, saygın uluslararası tıp dergisi International Medical Journal?da yayımlanmak üzere kabul edildi. Nihai sonuçlar da ilk sonuçları bütünüyle doğruluyor. Böylece Onur Hoca?ya sözde etik nedenlerle dava açanların pratikte ne yapmak istedikleri netleşiyor: Halkın, anbean zehirlenmekte olduğunu daha erken öğrenmesini engellemek. Demek, gündelik pratikte cinayet olan şeye etik diyenler var!

Aralarında İzge Günal, Cem Terzi, Feride Aksu Tanık, Beyza Üstün, Alâeddin Şenel, İskender Sayek ve bizzat Onur Hamzaoğlu gibi önemli doğa ve sosyal bilimcilerin metinlerinin olduğu bu çalışma 2-3 Haziran 2012 tarihinde, Şirince?de, Nesin Matematik Köyü?nde, ?Bir İndeks Olgu (Onur Hamzaoğlu Olayı) Üzerinden Bilimi ve Toplumsal Yararı Savunmak? temalı bir çalıştaya sunulan bildirilerden oluşuyor. Süreci anlatan bir girişin ardından gelen ?Bilimin Toplumsal İşlevi ve Onur Hamzaoğlu Olayı? bölümü meselenin bilimsel ve etik boyutlarını mercek altına alıyor. ?Bilimsel Bağımsızlık ve Türkiye?de Üniversiteler? bölümü konuyu akademi perspektifinden irdelerken ?Bilginin Sahibi Kim?? diye soran bölüm, toplum ve bilim ilişkisini sorguluyor.

Onur Hamzaoğlu ile söyleşilerden seçmeler de içeren kitapta Dilovası olayı birçok benzer vakayla birlikte ele alınıyor. Asbeste karşı mücadele eden Dr. Irving Selikoff, cumhuriyet dönemindeki akademik tasfiyeler, ilaç araştırmalarındaki kâr hırsı temelli çarpıtmalar, aşılar çevresinde dönen oyunlar, Çernobil?de milyonlarca insanın kanser mahkûmiyetini engelleyebilecek küçücük tedbirlerin bile alınmaması gibi vakaları Dilovası doğa ve insan katliamıyla birlikte okumak, Selikoff?un kitapta sıkça alıntılanan bir tespitini suratımıza çarpıyor: ?Bilim yeterli değildir, toplumu koruması ve toplumca korunması gerekir.?

Kitabın Künyesi
Kapitalizmin Kıskacında Doğa, Toplum ve Bilim
Onur Hamzaoğlu Olayı
Cem TERZİ, Emel YUVAYAPAN, Erkin BAŞER
Yordam Kitap
Baskı : 1. Baskı, Eylül 2013, İstanbul
Sayfa Sayısı : 336

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme, Politika
Bir Mikro Siyasal Alan İncelemesi- ?Denizli’de Politik Haritalar ve Eğilimler*? – Mehmet Emin Kurnaz

Laodikya yayınevi tarafından geçtiğimiz ay basılan ?Denizli?de Politik Haritalar ve Eğilimler? başlıklı çalışmasına dair Güney Çeğin ile bir röportaj gerçekleştirdik....

Kapat