Kürt Edebiyatı Antolojisi (Antolojiya Edebiyata Kurdî) – Mehmed Uzun

Bu antolojinin eksikleri kusurları yok mu? Şüphesiz var ve çok… Ancak her yapı temel, duvar ve sütunlardan meydana gelir ve bunlar birbirini tamamlar. Bu gün adım atıldı ve bu eser meydana geldi. Şüphesiz yarın daha büyük, güçlü ve zengin adımlar atılacak. Temennim odur ki bu antoloji büyük bir boşluğu doldurup Kürt Edebiyatının temel taşlarından biri olur.” Mehmed Uzun

Türkçe yayımlanan ilk Kürt edebiyatı antolojisi olma özelliğini taşıyan kitap, Kürt edebiyatının modernleşme ve gelişim sürecini anlatıyor. Mehmed Uzun?un Kürtçe hazırladığı, iki ciltten oluşan antolojide yüzün üzerinde isim var. ”Kürt Edebiyatı Antolojisi”ni incelerken, kaçışı, sefalet içindeki yaşamları, ülkeden ülkeye göç öykülerini okuyacaksınız. Antoloji, ”Klasik Kürt Edebiyatı”, ”Modernleşme Çabalarının Sürdüğü Dönemde Verilen Eserler” ve ”Modern Kürt Edebiyatı?ndan Örnekler” olmak üzere üç bölümden oluşuyor.
‘Kürt Edebiyatı Antolojisi’, Kürt dili ve edebiyatının tarihine, çeşitli dönemlerdeki gelişmesine, farklı edebi akımlarına, ses ve isimlerine ilişkin geniş bilgiler içeriyor. Uzun’un 1980 yılına kadar incelediği Kürt edebiyatı, hemen her türüyle, denemeden öyküye, şiirden piyese antolojide yerini alıyor. “Amaç, okuyucunun bir edebiyat dünyasına girmesine ve farklı edebi metinler okumasına yardımcı olarak bir sorun haline getirilen Kürtler ile edebi ve daha insani bir ilişki kurmasını sağlamaktı” diyen Mehmet Uzun, hazırladığı antolojinin amacını işte böyle özetliyor. Kürt edebiyatıyla tanışmak için iyi bir fırsat olabilir.

Selma Ağabeyoğlu, evrensel.net, 13.12.2003
“Mehmet Uzun?un Kürtçe hazırladığı bu antoloji Metin Aksoy tarafından Türkçe?ye çevrilmiştir. Şiirlerin poetik redaksiyonunu şair Nihat Ateş ve Türkçe/Kürtçe sözlüğü hazırlayan ise Zana Fargînî?dir.
Eser Mehmet Uzun?un birkaç yıllık bir çalışmasının ürünüdür ve değerli Mehmet Uzun?un ifade ettiği şu görüşlerinin sonucudur ?Bir halkın, bir milletin başına gelebilecek en kötü şey felsefi, ilmi ve edebi sessizliktir. Tarih şahittir ki, kitapsız ve kütüphanesiz milletler ve halklar zamanın gerisinde kalıyor. Yavaş yavaş halkların ve kültürlerin içinden silinip gidiyor. Ancak kitap ve kütüphane sahibi olan halklar hem birlikteliklerini korur hem de gelişmelerine öncülük edebilirler. Kürt yazarların durumu nedir? Nerden gelmişler, ne yazıyorlar, ne düşünüyorlar. Karşılaştıkları zorluklar nelerdir? diye kendisine sürekli sorulan bu soruların yanıtsız kalmaması için diyor ve şöyle devam ediyor uzun önsöz bölümünün bir kesitinde. ?Bu antolojinin eksikleri kusurları yok mu? Şüphesiz var ve çok… Ancak her yapı temel, duvar ve sütunlardan meydana gelir ve bunlar birbirini tamamlar. Bu gün adım atıldı ve bu eser meydana geldi. Şüphesiz yarın daha büyük, güçlü ve zengin adımlar atılacak. Temennim odur ki bu antoloji büyük bir boşluğu doldurup Kürt Edebiyatının temel taşlarından biri olur.
Kitapta hangi Kürt edebiyatçıları var. Şöyle bir göz atalım… (Doğum tarihi sıralamasına göre) Celadet Eli Bedirxan, Ciger Xwin, Derweş M. Ferho, Ebdullah Goran, Ebdulrehman Mizûrî, Ereb Şemo, Eskerê Boyîk, Evdila Peşew, E Rahmi Zapsu, Faik Bekes, Ferhad Pirbal, Ferhad Şakılî, Fawaz Husen, Fırat Ceweri, Helim Yûsıv, Hemın, Hesene Mete, Husen Hebeş, İbrahim Ehmed, İhsan Aksoy, Jana Seyda, Dr. Kamûran Eli Bedirxan, Kemal Burkay, Latif Helmet, Mahmut Baksi, Mehmet Uzun, Mueyed Teyib, Musa Anter, Nuredîn Zaza, Osman Sebrî, Qedrican, Refik Sebir, Reşide Kurd, Rojen Barnas, Şahine Bekir Sorekli, Şerko Bêkes, Tosinê Reşid, Xelîl Dihoki…
Kitabı, soluk soluğa okuyorsunuz… Burkuluyorsunuz okudukça, çileli bir halkın, acı dolu yaşamı elbette edebiyatından da söz sahibi. Sanırım kitabı okurken realitenin soğuk yüzü burkuyor en çok içinizi. Ve kitabın çevirmeni değerli Metin Aksoy bunu en iyi şekilde şöyle aktarıyor satırlarında ?Kürt Edebiyatı Anatolojisi?ni incelerken, bütün yazarların politik bir geçmişi olduğunu ve hepsinin hayatlarının bir dönemini cezaevinde geçirdiğini okuyacaksınız. Kaçış, eserlerin yakılmasını, aynı romanı ikinci kez yazma başarısını, sefalet içinde ki yaşamlarını, ülkeden ülkeye göç öykülerini okuyacaksınız. Bu öyküler yazarların kaleme aldığı öyküler değil, yazarların başından geçen hayat hikâyeleridir?
Ve antoloji de yer alan birbirinden değerli isimler arasında, tanıdık bir isim Kemal Burkay diyor ki?
…Orada, kentlerde-kırlarda, ülkede / Aç-işsiz, ilaçsız olsanda yılma / Emekçilerin gücü, devrimin yolu budur: / Birleş yürü, kurtuluş ancak onunla.

Kitabın Künyesi
Kürt Edebiyatı Anatolojisi
Mehmet Uzun,
çeviren: Metin Aksoy,
Gendaş Kültür Yayınları,
344 sayfa.

Mehmed Uzun (1953, Siverek – 11.10.2007, Diyarbakır) Hayatı

Kürtçe’nin bir edebiyat dili olması için yaptığı çalışmalarla tanınan Mehmed Uzun aynı zamanda “modern Kürt romanının” da kurucusu sayılıyor. Mehmed Uzun, 1953 Siverek’te doğdu. 1977 yılından itibaren İsveç’te yaşamaya başlayan, kanser olduğunu öğrendikten sonra burada bir süre tedavi olan Uzun, doktorların umudu kestiği bir dönemde Diyarbakır’a gelerek tedavisini burada sürdürdü. Kürtçe, Türkçe ve İsveççe yazdığı kitapları 20’ye yakın dilde yayınlanan Uzun hakkında Türkiye’de çok sayıda dava açıldı.

Mehmed Uzun, uzun yıllar İsveç Yazarlar Birliği yönetim kurulu üyeliği yaptı. Ayrıca İsveç Pen Klübü ve Uluslararası Pen Klüp’te aktif çalıştı. İsveç ve Dünya Gazeteciler Birliği’nin de üyesi olan Uzun, çok sayıda Kürtçe roman yazdı.

Mehmed Uzun, ‘Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık’ romanı ve ‘Nar Çiçekleri’ adlı deneme kitabı ile ilgili olarak 2001 baharında yargılandı. Aynı yıl Türkiye Yayıncılar Birliği’nin her yıl verdiği Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü’nü, roman sanatına katkılarından dolayı Berlin Kürt Enstitüsü’nün Edebiyat Ödülünü, yarattığı edebiyat ve sözün özgürlüğüne ilişkin duruşundan dolayı İskandinavya’nın önemli ödüllerinden Torgny Segerstedt Özgürlük Kalemi Ödülünü ve 2002’de İsveç kültür yaşamına sunduğu katkılarından dolayı İsveç Akademisi’nin Stina-Erik Lundeberg Ödülü’nü aldı.

Uzun süre kanser tedavisi gören Mehmed Uzun tedavi gördüğü Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Reanimasyon Servisi’nde 11 Ekim 2007’de hayata veda etti.

Eserleri
Romanlar:
TU (Sen) 1985, Mirina Kalekî Rind (Yaşlı Bir Rind’in Ölümü) 1987, Siya Evînê (Yitik Bir Aşkın Gölgesinde) 1989, Rojek ji Rojên Evdalê Zeynikê (Evdalê Zeynikê’nin Günlerinden Bir Gün) 1991, Bîra Qederê (Kader Kuyusu) 1995, Ronî Mîna Evînê-Tarî Mîna Mirinê (Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık) 1998, Dicle’nin Sesi I – Hawara Dîcleyê (Dicle’nin Yakarışı) 2002, Diclenin Sesi II – Dicle’nin Sürgünleri, 2003.

Deneme, inceleme ve söyleşiler:
Destpêka Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyatına Giriş) İnceleme-1992, Hêz û Bedewiya Pênûsê (Kalemin Gücü ve Görkemi) Deneme-1993, Mirina Egîdekî (Bir Yiğidin Destanı) Destan/Ağıt-1993, Världen i Sverige (Tüm Dünya İsveç’te) Edebiyat Antolojisi, (M. Grive ile birlikte)-1995, Antolojiya Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyat Antolojisi) 1995, Nar Çiçekleri Deneme-1996; Ziman û Roman (Dil ve Roman) Söyleşiler-1997, Bir Dil Yaratmak -Söyleşiler-1997, Dengbêjlerim -Deneme-1998, Zincirlenmiş Zamanlar Zincirlenmiş Sözcükler -Deneme-2002.

Yorum yapın

Daha fazla Antoloji, Kürt Edebiyatı
Romantizm Antoloji – Erdoğan Alkan

Klasik Akım, 'Aydınlanmacılar' ve Fransız Devrimi'nden sonra; a. Toplumsal değişimler b. Alman yazınının etkisi c. Olumsuz eleştiriler ve bıkkınlık nedeniyle...

Kapat