Küllerinden Doğan Dil Ve Roman – Mehmed Uzun

“Küllerinden Doğan Dil ve Roman”, Mehmed Uzun?un 1997-2004 yılları arasında, yerli-yabancı pek çok gazete ve dergide yayınlanmış söyleşilerinden oluşan bir derleme.
Necmiye Alpay?ın önsözüyle sunduğumuz “Küllerinden Doğan Dil ve Roman”, Uzun?un edebiyat, sanat ve politika ekseninde gerçekleştirdiği, modern bir Kürt roman dili yaratma, evrensellik, çokkültürlülük ve çokdillilik üzerine düşüncelerini bütün açıklığıyla ortaya koyuyor.
Uzun, yalnızca Kürt dili ve edebiyatı açısından değil, Türkiye ve dünya edebiyatı açısından da yaşamsal önemde bir yazar.
Modern Kürtçe roman dilinin yaratıcısı olması bu sav için gerekli dayanağı sağlamaya bir başına yeterli. Ama bundan bağımsız düşünülebilirse, romanları da öyle; özellikle son romanı Dicle ikilisiyle birlikte. Üçüncü bir dayanak daha var: Uzun’un, poetikasını net bir biçimde ortaya koyduğu edebiyat dışı yazı ve söyleşileri.
Tanıtım Yazısı

Semih Gümüş’ün 15/04/2005 Tarihli Radikal Gazetesi Kitap Eki’nde “Mehmed Uzun’un yazgısı” Adlı Yazısı
Mehmed Uzun’u bugüne dek anlayamamak, kendimize duyarsız kalmaya benzemiyor. Yanı başımızda durduğunu bildiğimiz, ama içselleştiremediğimiz bir gerçekliğin, sonunda dil içinde kimliğini aramaya kalkışıp yeni bir edebiyatın doğuşunu hazırlama çabası bizim edebiyatımızı düşündüremedi. Mehmed Uzun, uzun süren suskunluğunu bozup kendi kozasının karanlığında ürettiği ipek kumaşları masamızın üstüne serdiğinde bile uzaktan bakmayı yeğledik.
Anadolu’da yaşayan bir Kürt edebiyatından söz etmenin güçlüğü belliydi. Her şeyden önce, bir edebiyat yaratmanın önkoşulu olan yazı dilinin yeterli olup olmadığı bilinmiyor ya da enikonu güvensizlikle karşılanan bu dil, gündelik konuşma içinde kendiliğinden, doğal halinde, bilincinde olunmadan yaşıyordu. Bu yanılsamayı bozmaya karar verdiğinde genç bir yazardı Mehmed Uzun. Kendi anadilini kullanma yetkinliğinden kuşkusu vardı, ama yol ayrımında yaptığı seçimin kişisel tarihine düşürdüğü ışığın gücünü uzun yıllar sonra anladı.
Mehmed Uzun, Küllerinden Doğan Dil ve Roman’da derlediği söyleşilerinde bu arayışın öyküsünü anlatıyor. Anadili Kürtçeyle bir edebiyat yaratılabileceğine inanmakla başlıyor serüveni. Öte yandan, onun için hem tarihsel, hem de sık sık yinelediği gibi, ahlâki bir ödeve dönüşmüştür bu.
Cumhuriyet’ten önce merkezi yetkinin zayıflığı yüzünden görece bağımsız ve özgür bir dil olan Kürtçenin neden sonra ölü toprağı altında bırakılışı, Anadolu’da yüzlerce yıldır yaşayan kültür kardeşliğinin bir kanadını koparırken dilsiz bir toplumun kimliğini, benliğini bulmasını birkaç kuşak boyunca geciktirmiş oldu.
Türkiye’de ancak 1980’den sonra yazılmaya başlanan Kürtçe romanın ilk önemli temsilcisi Mehmed Uzun oldu. Küllerinden Doğan Dil ve Roman’da gözleri bağlı bir dengbêj gibi Kürtçenin ses verdiği yollara düştüğünü, Kürt edebiyatını hem örnekleyecek, hem de yüreklendirecek roman dili ve biçimini o yollarda bulduğunu anlatıyor.

Kitabın Künyesi
Küllerinden Doğan Dil Ve Roman
Yazar: Mehmed Uzun
Yayınevi: İthaki Yayınları
Basım Yılı: 2005
Sayfa Sayısı: 308 sayfa

Mehmed Uzun (1953, Siverek – 11.10.2007, Diyarbakır) Hayatı

Kürtçe’nin bir edebiyat dili olması için yaptığı çalışmalarla tanınan Mehmed Uzun aynı zamanda “modern Kürt romanının” da kurucusu sayılıyor. Mehmed Uzun, 1953 Siverek’te doğdu. 1977 yılından itibaren İsveç’te yaşamaya başlayan, kanser olduğunu öğrendikten sonra burada bir süre tedavi olan Uzun, doktorların umudu kestiği bir dönemde Diyarbakır’a gelerek tedavisini burada sürdürdü. Kürtçe, Türkçe ve İsveççe yazdığı kitapları 20’ye yakın dilde yayınlanan Uzun hakkında Türkiye’de çok sayıda dava açıldı.

Mehmed Uzun, uzun yıllar İsveç Yazarlar Birliği yönetim kurulu üyeliği yaptı. Ayrıca İsveç Pen Klübü ve Uluslararası Pen Klüp’te aktif çalıştı. İsveç ve Dünya Gazeteciler Birliği’nin de üyesi olan Uzun, çok sayıda Kürtçe roman yazdı.

Mehmed Uzun, ‘Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık’ romanı ve ‘Nar Çiçekleri’ adlı deneme kitabı ile ilgili olarak 2001 baharında yargılandı. Aynı yıl Türkiye Yayıncılar Birliği’nin her yıl verdiği Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü’nü, roman sanatına katkılarından dolayı Berlin Kürt Enstitüsü’nün Edebiyat Ödülünü, yarattığı edebiyat ve sözün özgürlüğüne ilişkin duruşundan dolayı İskandinavya’nın önemli ödüllerinden Torgny Segerstedt Özgürlük Kalemi Ödülünü ve 2002’de İsveç kültür yaşamına sunduğu katkılarından dolayı İsveç Akademisi’nin Stina-Erik Lundeberg Ödülü’nü aldı.

Uzun süre kanser tedavisi gören Mehmed Uzun tedavi gördüğü Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Reanimasyon Servisi’nde 11 Ekim 2007’de hayata veda etti.

Eserleri
Romanlar:
TU (Sen) 1985, Mirina Kalekî Rind (Yaşlı Bir Rind’in Ölümü) 1987, Siya Evînê (Yitik Bir Aşkın Gölgesinde) 1989, Rojek ji Rojên Evdalê Zeynikê (Evdalê Zeynikê’nin Günlerinden Bir Gün) 1991, Bîra Qederê (Kader Kuyusu) 1995, Ronî Mîna Evînê-Tarî Mîna Mirinê (Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık) 1998, Dicle’nin Sesi I – Hawara Dîcleyê (Dicle’nin Yakarışı) 2002, Diclenin Sesi II – Dicle’nin Sürgünleri, 2003.

Deneme, inceleme ve söyleşiler:
Destpêka Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyatına Giriş) İnceleme-1992, Hêz û Bedewiya Pênûsê (Kalemin Gücü ve Görkemi) Deneme-1993, Mirina Egîdekî (Bir Yiğidin Destanı) Destan/Ağıt-1993, Världen i Sverige (Tüm Dünya İsveç’te) Edebiyat Antolojisi, (M. Grive ile birlikte)-1995, Antolojiya Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyat Antolojisi) 1995, Nar Çiçekleri Deneme-1996; Ziman û Roman (Dil ve Roman) Söyleşiler-1997, Bir Dil Yaratmak -Söyleşiler-1997, Dengbêjlerim -Deneme-1998, Zincirlenmiş Zamanlar Zincirlenmiş Sözcükler -Deneme-2002.

Yorum yapın

Daha fazla Kürt Edebiyatı
Hawar Dergisi – Abidin Parıltı

(*) Kürt edebiyatı denince akla ilk gelen kelime sürgündür. Bir anlamda Kürt edebiyatı sürgün edebiyatıdır da. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren toprağından...

Kapat