Halk kütüphanelerinin sonunu hazırlıyorlar – Şeref Eker

Kültür ve Turizm Bakanlığında Devlet Tiyatrolarının ?tüzel kimliğini? kaldıran yasa tasarısı taslağı çalışmaları sürerken, daha önce ?kadük? olan ve bakanlığın taşra teşkilatında bulunan halk kütüphaneleri, müzeler ile güzel sanat galerilerinin de il özel idareleri ve belediyelere devredilmesini öngören tasarı yeniden gündeme geldi.
Halk kütüphaneleri; kadın, erkek, her yaştan, her düzeyde ve her meslekten okuyucunun, her konudaki düşün ve sanat ürünlerinden parasız ve özgürce yararlanmasını sağlayarak bulundukları bölgenin kültürel, toplumsal ve teknik kalkınmasına yardımcı olan kurumlardır.
En son Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre yerel yönetimlere devredilen 321 halk kütüphanesi ilgisizlik, personel yetersizliği ve ödenek yokluğu nedeniyle kapanmak zorunda kaldı. Türkiye?de bugünkü yerel yönetim yapısında ve mevcut halk kütüphanesi mevzuatı ve diğer bağlayıcı mevzuatla halk kütüphanelerinin belediyelere devredilmesinin çok ciddi ve onarılamaz bir yanlışlık olacağı açık. Böylesi bir değişim halk kütüphanelerinin büyük ölçüde sonu olacaktır. Çünkü;
1. Halk Kütüphanesi hizmetlerinin yerel yönetimler tarafından hangi ilkeler çerçevesinde organize edileceğini açıklayan bir yasa ya da kapsayıcı bir mevzuat yoktur. Dolayısıyla TBMM?den geçirilecek bir/birkaç değişiklik maddesi ile halk kütüphanelerini devralacak yerel yönetimler buna hazır değildir. Yani bir halk kütüphanesi yasası olmadan, hukuksal altyapısı oluşturulmadan 1-2 madde ile gerçekleştirilecek devir geriye dönüşü olanaksız yanlışlıklara neden olacaktır.
2. Hele, il halk kütüphanelerini Bakanlıkta bırakıp ilçe halk kütüphanelerinin belediyelere devri gibi halk kütüphanesi sistem bütünlüğünü bozacak bir uygulama tümden yanlış ve son derece sakıncalı olacaktır. Dünyada böyle bir sistem yoktur. Gerek yönetimsel gerekse teknik olarak tam bir karmaşa anlamına gelen böylesi bir düzenleme düşüncesinden hemen vazgeçilmelidir.
3. Değişikliğin yaşama geçirilmesiyle, büyük ölçüde yerel yöneticilerin kişisel yönelim ve duyarlıklarıyla hareket edilecek, ilçelerin çok büyük bölümünde halk kütüphanesi hizmetleri bugünkü yapısının ve düzeyinin dahi gerisine düşecektir. Ayrıca, halk kütüphaneleri arasında büyük gelişmişlik farkları (standardizasyon) ortaya çıkacaktır.
4. Politik getirisi olmadığından hareketle kütüphane hizmetlerine yeterli finansal kaynak ayrılmayacaktır.
5. Kütüphaneler her konuda kısır politikaların etkisine girecektir.
6. Kütüphane binaları ve personeli başka amaçlar için kullanılabilecektir.
7. Derleme ve koleksiyon oluşturulması bu anlamda yetersiz yerel yöneticilerin kişisel politik yönelimleri doğrultusunda olacaktır.
8. Ayrıca bugün 321 halk kütüphanesi nasıl ilgisizlik, personel yetersizliği ve ödenek yokluğu nedeniyle kapatılmışsa diğerleri de kapanmak zorunda kalacaktır.
9. Halk kütüphanelerinde çalışan yetişmiş ihtisas elemanlarının özlük hakları zaten kötü durumda iken böylesi bir uygulama bu meslek grubunun önce itibarsızlaşmasına sonrasında yok olmasına neden olacaktır.
AKP Hükümeti önce bir kurumu ve personelini itibarsızlaştırıp, antidemokratik bir şekilde, hiçbir sendikanın, bilim adamının, sivil toplum örgütünün görüşünü almadan yasal düzenleme yapmayı alışkanlık haline getirdi. ?Ben yaptım oldu? anlayışı ile hareket eden, kendi ideolojisi dışında hiç kimseyi dinlemeyen bu anti demokratik anlayış ne yazık ki şimdi de kültür alanına elini attı.

Şeref Eker
Kültür Sanat-Sen MYK Üyesi

(Kaynak: http://www.evrensel.net/, 18.01.2014)

Yorum yapın

Daha fazla Edebiyat Haberleri
Yayın sektörü nasıl büyüyor? Bir muammanın çözülüşü?

Şöyle kısaca bir düşününce bile bütün rakamlar anlamsızlaşıyor. Çünkü hepimiz çok çok iyi biliyoruz ki, Türkiye?de kişi başına 7 kitap...

Kapat