Marx?ın Ekolojisi (Materyalizm ve Doğa)- John Bellamy Foster

Sosyoloji profesörü John Bellamy Foster, ana odağını Karl Marx?ın oluşturduğu ?Marx?ın Ekolojisi?nde, devrimci bir ekolojik görüşü geliştiriyor; materyalizmin, ekolojik düşünce biçimlerinin gelişimine büyük bir katkıda bulunduğunu ortaya koyuyor. Marx?ın ekolojik perspektifinin onun materyalizminden kaynaklandığını ve onun eserlerinin, dikkate değer ekolojik sezgi içerdiğini belirten Foster, Marx?ın, modern burjuva ekoloji bilincinin ortaya çıkmasından daha önce, doğanın sömürülmesini kınadığını hatırlatıyor. Marx?ın ekolojik düşüncesini sistematik bir biçimde yeniden inşa etmeye koyulan Foster, bunun için ilk olarak ekolojinin kökenlerini araştırıyor. Kitap, bu kökenlerin oluşumunda, materyalizmin on yedinci yüzyıldan başlayıp on dokuzuncu yüzyıl boyunca devam eden gelişiminin önemli bir payı olduğunu gösteriyor.

Tanıtım Yazısı
Marksizmin insanlığın geleceğini bugünden etkileyen hayati meselelere dair siyasal ve ideolojik düşünceleri hem dogmatik Marksistler hem de Batılı Marksizm eleştiricileri tarafından istismar edilmiştir.

Ekoloji meselesi de bunlardan birisidir. Ekoloji, günlük hayatı ve insanlığın geleceğini de doğrudan etkileyen başka konularda olduğu gibi dogmatik Marksistler tarafından es geçilmiş, sosyalizm sonrasına belki de ideolojik cennete havale edilmiştir. Bu perspektifte, ekoloji gibi meselelerle uğraşmak, Marx’ın düşüncesinden uzaklaşma olarak kavranır. Batılı Marksizm eleştiricileri ise, probleme “ekolojik bilimin her türlü bilgisinden (ya da her türlü ekolojik bağlamdan) yoksun bir biçimde, neredeyse bütünüyle kültürelci olan ve genellikle insanın doğadan yabancılaşmasını bilime atfeden bir “ekolojik” ideoloji eleştirisi geliştirmişlerdir.” Bu perspektifte, yabancılaşma, tek yanlı biçimde, doğa fikrinden yabancılaşma olarak kavranır. Her iki tarafında ortak özelliği Marx’ta bir ekolojik görüş yokmuş gibi davranmaları ve nihayet Marx’ın düşüncesini basit bir ideoloji dünyasında kabul etmeleridir.

John Bellamy Foster’a göre, “Marx’ın düşüncesi derinden daha doğrusu sistematik biçimde ekolojiktir. Bu ekolojik perspektif ise, Marx’ın tarih biliminden kaynaklanmaktadır.” Çünkü Marx’ın toplum ve doğa analizi, bütün/gövde ya da metabolizma kavramlarıyla anlam kazanır. Marx, Kapital’de toplumu bir bütün, bir gövde, emek sürecini ise, “insanın doğa ile arasındaki bir süreç, insanın doğayla eylemleri aracılığıyla kurduğu, denetlediği, düzenlediği metabolik bir ilişki olarak tanımlanmıştır. Fakat Marx’a göre, ondokuzuncu yüzyıl kapitalizminin zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkan doğa-insan bölünmesi, metabolizmada “onarılamaz bir yarılma” yaratmıştır.

“Bu kitabın iki amacı var. Birincisi Çağdaş Yeşil kuramda kabul edilen yaygın görüşün aksine, Marx’ın düşüncesinin ve tarih biliminin ekolojik düşünce biçimlerini nasıl geliştirdiğini daha doğrusu nasıl mümkün kıldığını vurgulamaktır. İkincisi bugün çok büyük bir ihtiyaç duyduğumuz toplumsal dönüşümü ekolojik bir tarzda insanın doğayla ilişkisinin dönüştürülmesine bağlayan devrimci bir görüşü tarihsel ve kuramsal olarak anlamak ve geliştirmektir.”

Marx’ın ekoloji gibi hayati bir mesele hakkında da söyleyebilecek ciddi sözleri var…

Ekolojik perspektifin imkanlarını, felsefi, sosyolojik, tarihsel ve tabii bugünkü hayatımıza da gözden kaçırmadan inceleyen sıkı bir kitap J. B. Foster’in Marx’ın Ekolojisi.

Kitabın Künyesi
Marx’ın Ekolojisi (Materyalizm ve Doğa )
Orjinal isim: Materialism and Nature
John Bellamy Foster
Epos Yayınları / Bilim-Felsefe-Politika Kitapları
çeviren: A. Ercüment Özkaya,
Basım Tarihi : 01 – 2011
357 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Felsefe, İnceleme
Süleyman Cihan: Komünist Bir Önderin Yaşamı – Ahmet Cihan, Mehmet Çetin

(*) Türkiye halkı tarihinin en "vahşet" dönemidir 1980 darbesi... 12 Eylül 1980 ile başlayan ve 24 Kasım 1983 yılına kadar...

Kapat