Matmazel Bach – Öznur Özkaya

Ve bir gün çocuklarından birinin isyanıyla tahtından olacağı korkusuna kapılan Zeus, ilk karısı Metis?i yuttu. Zeus?un kafasında gün be gün büyüyen bir şişlik oluştu. Metis; Athena?yı Zeus?un kafasının içinde doğurdu. Kızını en iyi biçimde yetiştirdi, ona mızrağını ve kalkanını verdi. Bu şişlik yüzünden dayanılmaz baş ağrıları çeken Zeus, demirci ustası Hephaistos?u çağırıp en güçlü balyozuyla en iyi vuruşunu yapmasını emretti. Hephaistos, Zeus?un öfkesinden çekinse de, kendinden istenileni yaptığında, Athena miğferi ve zırhıyla babasının başından dünyaya geldi. Ve dedi ki: ?Ben Pallas Athena. Diğer Tanrılardan saygı görmek istiyorum.?

Babalık; bir erkeğin kendisiyle gerçek anlamda yüzleşmesidir aslında. Hele bir de kız babasıysanız, hayatınızın karşı cinsten biri tarafından temize çekilebilme umududur. Yalnızlığınızı saracak çare, size benzeyene karşı duyulan bir özlemdir, yaşı kaç olursa olsun ağlayan gözlerin yaşını dindirebilmek için harcanan yürektir. O gözlerde umudu hep yaşatmak, onun için yaşamak, yaşama tutunmak ve yalnız onun için savaşmaktır. Anneleri taşısa da dokuz ay karnında, babaları doğurur kızlarını bir kez de, Zeus misali. Bundandır baba ? kız ilişkisinin hem hastalıklı hem de şiir gibi oluşu. Çünkü sürekli birbirini affeden iki kişinin ilişkisidir bu.

Lizbon?a Gece Treni (2012) , Sahnede Ölüm (2013) kitaplarıyla tanıdığımız Pascal Mercier?in Mart ayında Neylan Eryar?ın Türkçesiyle yayımlanan ?Lea? adlı kitabı; Mercier?in müziğe, başarı takıntısına, baba ? kız üzerinden aile ilişkilerine eğildiği bir roman. Annesini kaybettikten sonra derin acılara boğulan Lea; tutkusunu öğretmeni Marie Pasteur sayesinde kemana yönlendiriyor, daha sonra burjuva öğretmeni David Levy?ye bir âşık edasıyla kapılıyor, ancak bu ilişki ciddi bir kırılma ile sonlanıyor. Kızına hayran bir baba olsa da sevgisini göstermekte acemi olan Martjin van Vliet; çalıştığı enstitüde yolsuzluk yapıyor, zimmetine para geçiriyor, kırılan benliğini tamir edebilir düşüncesiyle kızına eşsiz bir del Gesu keman alıyor.

Baba ? kız ilişkisi; hayal kırıklığı, hayranlık, reddedilme ve sevgi öğelerini bünyesinde birleştirir her zaman. Bu ilişki, kızın gelecekte karşı cinsle, eşiyle, patronuyla, arkadaşlarıyla, iş arkadaşlarıyla kuracağı ilişkiyi de belirler. Babasıyla birlikte erkeklerin dünyasını tanımaya başlayan kız; yaşamındaki seçimleri ve genellemeleri babasının gölgesinde yaptığından çoğu zaman habersizdir. Kızıyla yeterince ilgilenmeyen yahut Marjin gibi ilgili olsa da sevgisini göstermeyi bilemeyen bir babanın kızıyla olan ilişkisinin sonucunda, kız (tıpkı Lea gibi) kendinden yaşça büyük ve olgun bir erkeğe kapılabilir, ilgi ve şefkate bu yolla kavuşabileceğini düşünebilir.
Annenin öfkeli, hasta veya zayıf karakterli oluşu ya da hayatta olmayışı, kızın babasını fazlaca idealize etmesine de yol açabilir. Gücü simgeleyen babayla özdeşleşen kız, zayıflıklarını katılıkla saklayan bireye dönüşebilir. Baş döndürücü yüksekliklere dek çıkan ancak derin bir bunalıma giren Lea?nin konserlerdeki tutumunu, duruşunu hatırlarken babası şu sözleri sarf eder: ?İşte kızımı tam da bunlardan uzak tutmayı isterdim: Soluğu kesilerek izleyicinin tepkisini beklemekten, alkışların ve kabul edilmenin bağımlısı olmaktan, beğenilme bağımlılığından ve beklenen alkışların zayıfladığı ve azaldığı zaman yaşayacağı düş kırıklığının zehrinden.? (s.120-121) Lea?nin bazen masum bir kız çocuğu gibi görünmesi kimi zaman da olgun, hırslı, tutkulu bir kadın havasına bürünmesi de, kızın hem güçlü ve bağımsız olmayı istemesi hem de bundan ölesiye korkması biçiminde açıklanabilir.
Klasik müzik bestecisi bir babanın oğlu olarak 1944’te Bern’de dünyaya gelen, yirmili yaşlarında İngilizce, Latince, İbranice, Yunanca, Sanskritçe öğrenen, Heidelberg?te felsefe çalışan, Berkeley’de, Harvard’da, Berlin’de, Kudüs Üniversitesi’nde araştırmalar yapıp dersler veren Peter Bieri, nam-ı diğer Pascal Mercier; zaman, hatırlama, özgürlük temaları üzerine yoğunlaşarak eserler veriyor. ?Lea? yi okurken; Matmazel Bach?ın Mi ? Major Partisyonu?nu duyuyor, Whitman?ın ve Frost?un dizelerinde müziği arıyorsunuz. ?Bir kemanla kızımın hayatını mahvettim.? (s.57) diyen Martjin?in altında gezindiği değişen gökyüzüne bakıyor ve kendi babanızı anımsıyorsunuz.

*Lea, Pascal Mercier, Çev: Neylan Eryar, Kırmızı Kedi Yayınları, Mart 2014.

ÖZNUR ÖZKAYA

Matmazel Bach – Öznur Özkaya” üzerine bir yorum

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Romanlar, Yazarlarımızın son çalışmaları
Madenlerde kadın işçiler

Ethem Çavuş?un anıları, Osmanlı?nın son yıllarından itibaren Zonguldak madenlerini anlatıyor. Bu en eski madenci kitabında yerüstünde çalışan kadın ameleler de...

Kapat