Muazzez İlmiye Çığ’ın Hayatı

(*) Zaman
Ne kaygansın ey zaman!/ Akıp gidersin durmadan./ Ne başın var, ne sonun./ Ne rengin var ne şeklin./ Nesin sen, nesin sen ey zaman?/ Tutmak mümkün değil seni,/ Tutulamazsın, görülemezsin./ Nesin sen, nesin sen ey zaman?/ Fırtına gibi yıkıp dökersin./ Ama fırtına değilsin./ Kimine yaşam verir,/ Kimini yok edersin./ Bana gelince zaman:/ Yüzüme çizsen de yılların izini,/ Büksen de yine belimi dizimi,/ Şunu bil ki, ey zaman!/ Dokunamazsın sen,/ Yaşam dolu gönlüme hiçbir an!”

Ailesi Kurtuluş Savaşı sırasında göçmen olarak Çorum’a geldi. İlkokula Çorum’da başladı. Daha sonra ailecek Bursa’ya taşındılar; bu şehirde özel bir okul olan Bizim Mektep’te Fransızca ve keman dersleri aldı. 1926’da sınavla Bursa Kız Muallim Mektebi’ne girdi. 1931 yılında mezun oldu ve babasının da öğretmenlik yapmakta olduğu Eskişehir’e tayin oldu. Öğretmenlik mesleğini dört buçuk yıl yaptı; 1935’te Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sümeroloji bölümüne girdi. Üniversiteyi 1940 yılında bitirdi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne tayin oldu. Aynı yıl Kemal Çığ ile evlendi. Müzede çalıştığı 31 yıl boyunca meslektaşı Hatice Kızılay ve Dr. F.R. Kraus ile birlikte müzenin deposunda bulunan Sümer, Akad ve Hitit dillerinde yazılmış onbinlerce tableti temizleyip, sınıflandırıp numaralandırdı; 74bin tabletten oluşan çivi yazılı belgeler arşivini oluşturdu; üç bin tabletin kopyasını yapıp katalog halinde yayımladı; dünya bilim adamlarına eşsiz bir kaynak hazırladı.

Fotoğraf: Muazzez İlmiye Çığ, ilkokul 4. sınıfta arkadaşlarıyla birlikte.

1957’de Münih’teki Oryantalistler Kongresi’ne katıldı. 1960’da Heidelberg Üniversitesi’nde altı aylık bir çalışma yaptı. 1965’de Roma’da sergilenen Hitit sergisini bu şehirden alarak Londra’ya götürdü. 1972’de emekliye ayrıldı.

Emeklilikten sonra bir süre yurtdışında yaşayan Muazzez İlmiye, 1988’de Philadelphia’daki Asuroloji kongresine katıldı. Prof. Kramer’in History Begins at Sumer adlı kitabını Türkçeye çevirdi ve kitap 1990’da ?Tarih Sümerle Başlar? adıyla Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlandı. Kitabın çok ilgi görmesi üzerine 1993’te çocuklara yönelik Zaman Tüneliyle Sümerlere Yolculuk kitabını yazdı; ilerlemiş yaşına rağmen ardı ardına eser vermeyi sürdürerek Sümer ve Hitit kültürlerini tanıtan 13 kitap yazdı.

Fotoğraf: 1921-1922 ( evleri 1331-1338 ) yılı Çorum Namık Kemal Okulu

2000 yılında İstanbul Üniversitesi kendisine “Fahri Doktor” unvanı verdi. 2005 yılında Osmaniye’nin Çardakköyü’ndeki Anadolu Kültür Araştırmaları Derneği tarafından “Özgür İnsan Ödülü” ile ödüllendirildi.

Türkiye?de, ?canlı tarih? olarak anılan 93 yaşındaki Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ?a, Adana Tepebağ Rotary Kulübü ?Meslek Hizmet Ödülü? verdi.

“Vatandaşlık Tepkilerim” adlı kitabında, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçuyla yargılandığı davada beraat etmiştir.

Kitapları
“Kur’an İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni”, 1995, Kaynak Yayınları
“Sümerli Ludingirra – Geçmişe Dönük Bilimkurgu”, 1996, Kaynak Yayınları
“İbrahim Peygamber – Sümer Yazılarına ve Arkeolojik Buluntulara Göre”, 1997, Kaynak Yayınları
“İnanna’nın Aşkı – Sümer’de İnanç ve Kutsal Evlenme”, 1998, Kaynak Yayınları
“Zaman Tüneliyle Sümer’e Yolculuk”, 1998, Kaynak Yayınları (Genişletilmiş ikinci basım; ilk basım 1993, Kültür Bakanlığı Yayınları)
“Hititler ve Hattuşa – İştar’ın Kaleminden”, 2000, Kaynak Yayınları
“Gilgameş – Tarihte İlk Kral Kahraman”, 2000, Kaynak Yayınları
“Ortadoğu Uygarlık Mirası”, 2002, Kaynak Yayınları
“Ortadoğu Uygarlık Mirası 2”, 2003, Kaynak Yayınları
“Sümer Hayvan Masalları”, 2003, Kaynak Yayınları
“Bereket Kültü ve Mabet Fahişeliği”, 2004, Kaynak Yayınları
“Vatandaşlık Tepkilerim”, 2004, Kaynak Yayınları
“Atatürk Düşünüyor”, 2005, Epsilon Yayınevi
“Bereket Kültü ve Mabet Fahişeliği”, 2005, Kaynak Yayınları

Biyografi
“Çivi Çiviyi Söker – Muazzez İlmiye Çığ Kitabı”, Serhat Öztürk, 2002, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

(*)Muazzez İlmiye Çığ

Muazzez İlmiye Çığ’ın Hayatı” üzerine 2 yorum

  1. 97 yaşına bir kaç gün önce girdi. Yazıyla DOKSANYEDİ. Bir asır olmasına 3 kala! Memleketimde, 60 yaşını gören insanlar hayatı nazarlarında bitirir, elden ayaktan çekilirler. Aklım almaz, fikrim almaz. Yaş 97, asıra 3 kala, hala kitap yazar, hala konferans verir, hala ev işlerini yapar, hala genç, hala enerjik, hala üretir de üretir. Yarı yaşıdan daha küçükler hayattan bezmiştir. Dünyanın yükü omuzlarındadır sanki de altından kalkamazlar. Bir insan bu kadar mı TEK olur. TEKtir. Benzeri yok. Mütevazilik mi? Dedim ya çoğu işini kendi yapar. Bilmediğimiz daha binlerce de şey tabii. Hala da ömrüne, yaşına toz kondurmaz. Gençtir o, yardıma mı ihtiyacı var? Zaman zaman, çok adım atılması gereken yerlerde eh birilerinin yardımına ihtiyacı olduğunu yeni yeni farkeder. O kadar da olsun değil mi, ne de olsa ömrü asırlık olacak. Hala bu beyin algılamıyor. Rahmetlik büyüklerimi 60 lı yaşlarında toprağa vermişken, üstelik de ömürlerinin 5-10 yılını yatalak geçirmişken, bilinen büyük hiç bir hastalığı yokken, sadece yaşlılıktan öteki dünyaya göçmüşken, yaşı asra dayanacak bu zaat-ı şahaneyi hala mantığım almıyor. Hani örnek desem, neye örnekleyeyim ki? bildiğimiz bir kriter değil ki alıp da karşısına koyayım örnek diye. Ömrüm vefa ederse 60 lı yaşlarımı görmeye, belki son yıllarıma doğru biraz anlayabileceğim böyle bir insanın varlığını ve yaşam şevkini…

  2. Sayın Muazzez İlmiye Çığ hanımefendiye Tanrı’dan çoooook ve sağlıklı nice yıllar diliyorum. Ülkemizin en önemli insanlarından (en güzel düşünen beyinlerinden) bir tanesidir. Ve kendisi de bir tanedir. Yine Allah’tan sayın Muazzez İlmiye hanıma sağlıklı ve uzun ömür diliyorum.Bütün kitaplarını aldım. Severek okudum ve herkese de okutuyorum.Kendileri için Başka ne yapabilirim bilmiyorum.

Yorum yapın

Daha fazla Biyografiler
Vojislav İliç’in Hayatı

İlk büyük modern Sırp şairi olan İliç, Sırp şiirinin yanı sıra, 19. yüzyıl Hırvat şiirini de etkilemiştir. İlk şiirlerini, babası...

Kapat