Etiket: Biyografiler

Vladimir Mayakovski “Sokaklar fırça, alanlar paletimizdir”

“Çağdaşlarından yüz bulmuş budala tarihçiler şunu yazsınlar varsın: Bu ilginç ozanın hiç de ilginç olmayan bir yaşam öyküsü var.”  Vladimir Mayakovski (1) (*) Geleneksel Rus şiirine savaş açmış, yeni öz ve biçim anlayışı ile alışılagelmişi altüst eden, değişebilen ve değiştiren bir ozandır Mayakovski. Öfkeli politik dilinin yanı sıra en duygulu aşk dizelerini yazmış, gelecekçiler arasından

okumak için tıklayınız

Christy Brown’un Hayatı

Yirmi üç çocuklu duvarcı ailenin, hayatta kalabilen onüç çocuğundan biri olarak Dublin’de doğdu. Doğuştan beyin felçli olarak dünyaya gelmişti. Beyin felci kurbanı olduğu için konuşmasını ve hareketlerini kontrol edemiyordu; sol ayağı hariç.  Yaşamı boyu yardıma muhtaç olarak yaşaması, tekerlekli iskemleye mahkum olması, onun İrlanda edebiyatının büyük yazarları arasına girmesini engellemedi. Christy Brown büyürken aileyi sürekli

okumak için tıklayınız

Dante Alighieri ‘nin Hayatı

Dante denince ilk akla gelen isim belki de onun sonsuz bir aşk ile bağlandığı Beatrice’dir. Dante eserini sevdiği kadın olan Beatrice’ye adamıştır. Şövalyelik idealinin ve törelerinin büyüsüne kapılan Dante, güzelliğin ve doğrunun arayıcısıdır. Aşk duygusu onda felsefi ahlâk ve din konularında araştırmaya dönüşmüştür. Floransalı küçük bir soylu aileden gelen Dante, sadece İtalyanca’nın birinci ve en

okumak için tıklayınız

Vladimir Dudintsev ‘in Hayatı

Türkiye’de özellikle “Bir Yılbaşı Öyküsü” ile tanınan Sovyet yazar Vladimir Dudintsev, “Yalnız Ekmekle Yaşanmaz” adlı eserleriyle de, “Peki, ekmekten başka ne gerekir, insanca yaşayabilmek için” Özgürlük, onur, hayalgücü…” ana düşüncesini dile getiren eseriyle dünya edebiyatında sarsılmaz yerini aldı.16 Temmuz 1918’de Ukrayna’nın Kupyansk kentinde dünyaya geldi. Babası memur olan Dudintsev, Moskova Hukuk Enstitüsünden 1940 yılında mezun oldu.

okumak için tıklayınız

Orhan Kemal’in Hayatı

Edebiyatımızda toplumsal gerçeklikler ve yoksul insan hayatlarından söz ediyorsak eğer, Orhan Kemal’e ayrı bir sayfa açmak zorundayız. Çünkü Orhan Kemal, gerek ilk romanlarında sözünü ettiği çocukluk ve gençlik anılarını, gerek Çukurova’yı anlattığı ikinci dönem romanlarını ve gerekse de İstanbul’un kenar mahallelerinde geçen son romanlarını hep aynı kesimden insanlara, hep maddi hayatın ezdiği dar gelirli ve yoksul

okumak için tıklayınız

Viktor Hugo ‘nun Hayatı

Fransa tarihinin en çalkantılı günlerinde, 1802’de dünyaya gelen, Marie Victor Hugo; yoksuldu. Edebiyata yeteneği olduğunu biliyor, başarıya ulaşmak istiyordu. İlk ödülünü 1817’de aldı. 20 yaşına geldiğinde pek çok ödülün sahibiydi. Para kazanmak için gece gündüz çalışıyordu. Şiirleri oyunlar ve romanlar izledi. Eserleri birbiri ardına yayınlanıyor, oyunları sahneye konuluyordu. 1841’e kadar çok sayıda eseri yayınlandı ve

okumak için tıklayınız

Ömer Hayyam’ın Hayatı

İnciyi isteyen dalgıç olacak;Varı yoğu dosta verip dalacak.Canı avucunda, nefesi göğsünde:Ayağı baş olacak, başı ayak! İranlı matematikçi, astronom, filozof, şair Ömer Hayyam 1047’de Nişabur kentinde doğdu. Çadırcı anlamına gelen “Hayyam” takma adını babasının çadırcılık yapmasından almıştır.Sarayda her türlü imkana sahip bir şekilde Şah’ın emrinde çalışmayı ret ederek hayatını ilim ve araştırmaya adamıştır. Çalışmalarını derinleştirmek için

okumak için tıklayınız

Rıfat Ilgaz’ın Hayatı

Rıfat Ilgaz , yaşam tarzıyla ve eserleriyle yaşadığı haksızlıklara baş kaldırırken; ürettiği mizah öyküleriyle, kendi döneminin yanı sıra gelecek kuşakların da uslarında yer edinen, zarif bir karşı duruş sergilemiştir. Üreten ve paylaşan kişilerin duyumsadığı mutluluk, Rıfat Ilgaz’ın yapıtlarında da kendini gösterir. Halk için doğruluğuna inandığı yolda tüm engellere karşın ilerlerken; aydınlatmayı, paylaşmayı hiç terk etmez.

okumak için tıklayınız

Homeros ‘un Hayatı

Homeros genel görüşe göre, İonia’daki Smyrna’da doğdu ve M.Ö. 750-700 yılları arasında yaşadı. İzmirli olan babası Maion, genç yaşta ölünce Homeros’un yaşamı zorlaşmış ve annesi onu Kyme’deki ailesinin yanına götürmüş. Orada da olmayınca Homeros’u Larisa’daki dayısının yanına bırakmış ve kendisi İzmir’e dönmüş. Bazı zengin ailelerin yün yıkama, eğirme işleriyle, evlerin hizmetçilik işlerinde çalışan annesi, Homeros’u

okumak için tıklayınız

Kosta Abraşeviç’in Yaşam Öyküsü

Kosta Abraşeviç, Makedonya’nın işçi ozanıdır. İşçiler için şiir yazan Abraşeviç; açlığı, yoksulluğu önlemek ve özgürlük içinde daha iyi yaşam sürmek özlemini dile getirir. Eşit ve özgür bir dünyanın hayalini kuran şair, 60’ı aşkın şiir ve 40 kadar epigram yazmıştır. Eserleri, ölümünden sonra yayınlanır. Abraşeviç, kısa süren hayatında, şair olarak bütünsel olgunluğa kavuşmamış olsa da, sınıf

okumak için tıklayınız

Mustafa Balel ‘in Hayatı

Mustafa Balel’in eserlerinde, erkek egemen olarak bilinmesine karşın toplumda el altından uzlaşmalı bir şekilde sürdürülmekte olan anaerkil bir yapının varlığını su yüzüne çıkardığı görülür. Anlatımının sıcaklığı ve insan ruhunun derinliğine inmedeki inceliğiyle dikkatleri çeken, toplum-birey ilişkisi içinde toplumsal konuları işlediği hikâye ve romanlarında belli bir hüzün hakimdir. Hikâye, roman yazarı ve çevirmen Mustafa Balel 1945’te

okumak için tıklayınız

Kemal Tahir’in Hayatı

“İki çeşit insanla konuşmağa doyulmaz. Ya hakikaten basit, yahut da, hakikaten alim olmalı.” 15 Nisan 1910’da İstanbul’da doğdu. 21 Nisan 1973’te İstanbul’da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Kemal Tahir Demir. Deniz yüzbaşı olan babası, Sultan II. Abdulhamid’in yaverlerinden. Babasının görevleri nedeniyle ilk eğitimini Türkiye’nin çeşitli yerlerinde tamamladı. 1923’te İstanbul Kasımpaşa’daki Cezayirli Hasan Paşa Rüştiyesi’nde mezun oldu.

okumak için tıklayınız

Muazzez İlmiye Çığ’ın Hayatı

(*) Zaman Ne kaygansın ey zaman!/ Akıp gidersin durmadan./ Ne başın var, ne sonun./ Ne rengin var ne şeklin./ Nesin sen, nesin sen ey zaman?/ Tutmak mümkün değil seni,/ Tutulamazsın, görülemezsin./ Nesin sen, nesin sen ey zaman?/ Fırtına gibi yıkıp dökersin./ Ama fırtına değilsin./ Kimine yaşam verir,/ Kimini yok edersin./ Bana gelince zaman:/ Yüzüme çizsen

okumak için tıklayınız

Vojislav İliç’in Hayatı

İlk büyük modern Sırp şairi olan İliç, Sırp şiirinin yanı sıra, 19. yüzyıl Hırvat şiirini de etkilemiştir. İlk şiirlerini, babası Jovan İliç ve kayınpederi Djura Jaksic?in dehalarının gölgesinde yazmış; ancak, zamanla kendi güçlü kişiliğini edinerek, ince bir sanat ve duyarlıkla, özgün bir tarz yakalamayı başarmıştır. İliç; Puşkin, Lermontov ve Jukovski?nin izleyicisidir. Rusçadan yapılan çevirilerini okuduğu,

okumak için tıklayınız

Musa Hawamdeh ‘in Hayatı.

“Yazmak benim için bu acıları bir şekilde paylaşma biçimi. İçimdekileri dışarı çıkarma biçimi. Zaten yazılarımda bunun etkisi her zaman vardır. Belki de köyümüze gelen İsrail askerilerinin o gün bizlere yaşattıklarından dolayı bir eziklik var, belki de bir acizlik. Aslında tüm çocuklar orada aynı şartları yaşıyor ve benzer duyguları hissediyor. Zaten 10 yaşımdan itibaren de hep

okumak için tıklayınız

Ece Temelkuran ‘ın Hayatı

“İnsanın bir duruşu olmalı, yaşama ve yaşanılanlara karşı… Hayata nerden ve nasıl bakacağını kendi belirlemeli ve sakınmadan rengini belli etmeli. (…) Bazen en uzak halk kendimizinkidir bize. Okyanus aşırı bir memlekettir bazen Türkiye. Bu toprağın yeniden bizim toprağımız olmasını istiyorsak eğer yeniden birleştirmemiz gerekiyor tepelerimizin hikâyelerini. Söküldüğümüz yerlerden, ?çilemizi? çözüp çözüp yeniden örmemiz gerekiyor kendimizi.

okumak için tıklayınız