Mustafa Suphi / Bir Yaşam Bir Ölüm ? Hamit Erdem

“Çok daha yakın dönemler bile toplumsal bilincimizden sıyrılıp gitme sürecinde. Unutmak, hatırlamamak ve bilmemek döngüsündeyiz. Belgeleme, yazma, gerçeği sözün olası kaymalarından kurtarıp, geleceğe net bir şekilde bırakma yapılmıyor. Geçmişin olaylarına, yaşananlara, tarihteki kişiliklere resmi tarih anlayışımızın dışında bakmayı deneyenlerin olması umut verici. Mustafa Suphi/Bir Yaşam Bir Ölüm adlı çalışma böyle bir çaba. Hamit Erdem, kitabında Mustafa Suphi’nin yaşamöyküsü ve görüşlerini özetledikten sonra, on beş arkadaşıyla öldürülmesi üzerine bütün bilgileri elden geçirmiş.
Neredeyse gün gün, olayların akışını izlerken Kazım Karabekir’in olaydaki tartışılmaz rolünü de saptamış.
Türkiye Komünist Partisi’nin kurucusu ve ilk başkanı Mustafa Suphi’nin yaşamı da ölümü de sıradan bir yaşam ve ölüm olmamış. Bu çalışmada bütün ayrıntılarıyla anlatılan dönem de tarihsel süreç içinde önemli bir dönemeç. Anadolu ihtilalinin mayalanmaya başladığı 20. yüzyıl başları. Türkiye’nin toplumsal ve politik şekillenmesinin alt üst olduğu emperyalizme karşı ulusal bağımsızlık ve sosyal kurtuluş mücadelesinin iç içe girdiği bir dönem. Her Osmanlı aydını gibi Mustafa Suphi de kurtuluş, aydınlanma, var olma serüveninin ortasında yer alır. O topyekün boğuşma içinde bir damla ‘dost’ bile önemli ve gereklidir ve o tozdumanda dostları ve düşmanları seçmek kolay değildir. Mustafa Suphi, 28 Ocak 1921’de Türkiye’ye dönerken on dört arkadaşıyla Sürmene açıklarında öldürülür. Karadeniz onunla birlikte on beş kişinin mezarı olur.
Öldürüldüğünde otuz dokuz yaşındadır. Kısa yaşamına çok şey sığdırmıştır… Gazeteci ve öğretmendir. Sinop’a sürgün’e gönderilir. Kırım’a kaçar. Rusya’da savaş tuksaklarıyla üç yıl geçirir. II. Enternasyonel’de Türk delegasyonu başkanı, Müslüman Komünistler Kurultayı’nda kurultay başkanlık kurulu üyesidir. Bölüm sonralarında 1882-1914, 1914-1921 yılları arasındaki kronolojik olaylara da yer veren kitap, Nâzım Hikmet’in ‘onbeşler için’ adlı şiiri ile noktalanıyor.” Münevver Soylu, 15/04/2005 tarihli Radilkal Gazetesi Kitap Eki

Tanıtım Yazısı
Resmi tarih anlayışımız hiçbir zaman geçmişi gerçek yüzüyle görmedi ve göstermedi. Bilmenin, öğrenmenin önüne konulan engeller, yıllar boyu “gerçeği” bilinmezliğin yoğun sisinin içinde bıraktı. Unutulsun, tanıkları yok olsun, kaybolsun diye.
Mustafa Suphi’nin yaşamını konu alan bir-iki yapıt daha önce çeşitli dönemlerde yayımlandı. Gerek onlarda gerekse bu çalışmada onun yaşamının her dönemi ve öldürülmesine ilişkin bilgiler henüz tamamlanmadı. Mustafa Suphi ve arkadaşlarının öldürülmesi modern Türkiye’nin ilk ve en büyük faili meçhul cinayeti. İlk politik toplu kırımı. Mustafa Suphi’nin yaşamı da, ölümü de, sıradan bir yaşam ve ölüm olmadı. Öldürüldüğünde 39 yaşındaydı. Kısa yaşamına çok şey sığdırdı. Giresun’da doğdu. Kudüs, Şam, Erzurum, İstanbul ve Paris’te okudu. Gazeteci ve öğretmendi. Muhalif oldu, Sinop’a sürgüne gönderildi. Kırım’a kaçtı. Rusya’da savaş tutsaklarıyla 3 yıldan fazla ikinci sürgünlüğünü yaşadı. III. Enternasyonel’de Türk delegasyonu başkanıydı. Müslüman Komünistler Kurultayı’nda, Kurultay Başkanlık Kurulu üyesi.

Kitabın Künyesi
Mustafa Suphi
Bir Yaşam Bir Ölüm
Hamit Erdem
Sel Yayıncılık
Baskı Tarihi: Şubat 2005
272 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Biyografi Kitapları, İnceleme, Politika
Descartesçı Bilgi Kuramının Temellendirilişi – Afşar Timuçin

Afşar Timuçin, İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde (1968), Prof. Macit Gökberk'in danışmanlığında başladığı "Descartes'çi bilgi kuramının temellendirilişi" adlı çalışmasıyla 1972'de doktor...

Kapat