Nereye dönse, hayat yetersizliğini yüzüne vurur

Emanet Şehir?de gözden düşen bir kent ile başarısız bir yazarın makûs talihi bir noktada kesişiyor. Levent Cantek ve Berat Pekmezci?nin imzasını taşıyan kitap, ?grafik roman?ın başarılı örneklerinden biri.

Levent Cantek çizgi roman okurlarının ve çizgi romanla okur olmanın ötesinde akademik anlamda ilgilenenlerin iyi tanıdıkları bir isim. Araştırmacı-yazar, editör, akademisyen, senarist; bu unvanları yanında çizgi roman çalışmaları daCantek?in biyografisinde önemli bir yer tutuyor. Emanet Şehir Levent Cantek?in senaryosunu yazdığı ve Berat Pekmezci?nin çizgileriyle yorumladığı bir grafik roman.

Emanet Şehir tanıtımında da belirtildiği gibi bir Ankara hikâyesi ama sadece Ankara?ya dair bir hikâye değil. Cumhuriyetin ilk yıllarında kurucu kadroların eliyle kazandığı geçici itibarı İstanbul?a iade etmeye hazırlanan bu kent, grafik romanın başkahramanı Şekip?in yenilgiler tarihinin arka planını oluşturuyor. Deyim yerindeyse, gözden düşen bir kent ile başarısız bir yazarın makûs talihi bir noktada kesişiyor.

Zaman 1940?lı yılların sonu; Türkiye tek parti iktidarından çokpartili hayata geçiş yolundadır. Mekân Ankara; genç cumhuriyetin başkentinde yaklaşmakta olan sosyal ve siyasal dalganın etkileri hissedilmeye başlanmıştır. Bu sancılı kentin tozlu sokaklarını arşınlayan başarısız bir yazarın, Şekip?in hikâyesidir Emanet Şehir?de anlatılan. Şekip, o dönemde diğer kalem erbabının çoğunluğunun yaptığı gibi ekmeğini memur olarak kazanmaktadır. Edebiyat çevresinden dostlarıyla bohem bir yaşamın kıyısında dolaşan Şekip, arkasına sığındığı yalanlarla bir yandan ekmek kapısı olan memuriyeti sürdürmeye, diğer yandan edebiyat çevresine kendini kabul ettirmeye çalışmaktadır. Giderek irili ufaklı yalanlar hayatının her zerresine işler. Düşlerini ise uzaktan uzağa sevdiği genç bir kadın süslemektedir. Nihayetinde grafik romanın panelleri art arda dizilirken okur büyük bir başarısızlık hikâyesine tanık olur. Şekip hep kaybeder, nereye dönse hayat yetersizliğini yüzüne vurur.

Emanet Şehir özellikle Anglo- Amerikan literatüründe ve Fransa-Belçika ekolünde artık kendini kabul ettirmiş bir tür olan ?grafik roman?ın başarılı örneklerinden biri fikrimce. Kuşkusuz bu başarıda Levent Cantek?in bu alanda sahip olduğu teorik birikimin büyük payı var. Berat Pekmezci?nin kitap boyutundaki bu ?ilk? çalışmasında (daha önce Cantek ve Pekmezci Dumankara [İletişim, 2013] kitabında yer alan ?Ferdi? ve ?Ankara 1916? hikâyelerinde birlikte çalışmışlardı) yakaladığı çizginin Emanet Şehir?i görsel açıdan ayrıcalıklı kıldığını da not etmeliyim. Pekmezci?nin özelikle anlatılan döneme ve mekâna ilişkin titiz bir ön çalışma yapmış olması ve grafik romana has görsel anlatım tekniklerini ve olanaklarını mahirane bir şekilde kullanması övgüye değer.

Grafik roman kısaca yetişkinlere yönelik uzun çizgi roman olarak tanımlanıyor. Bu türde genellikle insana ve insanlığa dair derinlikli hikâyeler anlatılıyor. Grafik roman türü, yazı ve çizgi unsurlarına getirdiği yenilikler ve yazı-çizgi birlikteliğinin nasıl farklı noktalara taşınabileceğini göstermesi açısından günümüzde ana-akım çizgi roman okuru için ciddi bir alternatif sayılabilir. Bu biçimiyle grafik romanın edebiyat okuru için de farklı bir deneyimin kapılarını araladığı söylenebilir. Edebiyat okuru bir romanda veya öyküde karşılaşabileceği bir hikâyeyi bir grafik romanda hem yazı hem çizgiyle takip ederek farklı bir okuma biçimiyle tanışmış oluyor. Emanet Şehir de fikrimce bu potansiyele sahip bir grafik roman. Bugüne kadar çizgi roman okumamış veya çizgi romana uzak durmuş edebiyat okuru Emanet Şehir?den keyif alabilir. Cantek ve Pekmezci?nin grafik romanı sadece bu açıdan değil, bir başka açıdan da edebiyat okurunun ilgisini çekebilir diye düşünüyorum. Hikâyede karşımıza çıkan Orhan ve Cemal gibi kahramanlar ünlü yazarlara, örneğin Orhan Veli Kanık ve Mithat Cemal Kuntay?a göndermeler içeriyor. Bunun yanında kitap, o dönemin edebiyat ve basın dünyasına ilişkin ilginç ipuçları da veriyor. Zaman zaman Nurullah Ataç gibi yazarlar ise gerçek suretleri ve kişilikleriyle grafik romana katılıyor.

Cantek 1940?lı yılları iyi bilen bir yazar. Daha önce İletişim Yayınları?ndan çıkan Cumhuriyet?in Büluğ Çağı isimli kitabında (2008) o yılların Türkiyesi?ni (popüler) kültür penceresinden irdeleyerek döneme ait entelektüel tartışmaların neredeyse eksiksiz bir dökümünü yapmıştı. Emanet Şehir?de bu birikimini ziyadesiyle kullanıyor. Özelikle grafik romanın sonuna eklediği ?sonsöz?de Emanet Şehir?deki hikâye ve karakterlere ilham veren olayları tarihi bağlamları içerisinde okura aktarıyor. Bu noktada özellikle şunun altını çizmek isterim: Levent Cantek çizgi roman alanında yaptığı her çalışmasıyla bir başka yeniliğin kapılarını zorluyor. Bu bağlamda, ana akım çizgi roman geleneğinde pek alışık olmadığımız ?Meraklısı İçin Notlar? tarzı açıklayıcı sonsöz bölümü özellikle genç kuşaklar için bir tür kılavuz niteliğinde. Bu kitapla ilgili bir başka yenilik de kitabın tanıtımı için bir web sayfası ve ?teaser? hazırlanmış olması (emanetsehir.com). Daha önce yine İletişim Yayınları?ndan çıkan Dumankara için de benzer bir uygulama yapılmıştı.

İnanıyorum ki, Emanet Şehir hem edebiyat okurlarına hem çizgi roman okurlarına farklı pencereler açacak. Daha da önemlisi, son yıllarda gittikçe zenginleşen çeviri grafik roman külliyatına ?yerli üretim? grafik romanların eklenebilmesi için yazarları ve çizerleri yüreklendirecek. Öyleyse (umutla) bekleyip görelim bakalım bu öncü çalışmanın arkasından neler gelecek?

LEVENT GÖNENÇ
(24.04.2014, http://kitap.radikal.com.tr/)

Emanet Şehir,
Levent Cantek,
Berat Pekmezci,
İletişim Yayınları
2014, 134 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Çizgi roman, Makaleler
Marx?ın düşünce dünyasına bir seyahat

Hil Yayınları, 30. kuruluş yıldönümünde Karl Marx?ın Etnoloji Defterleri?ni yayımladı. Türkçede ilk kez yayımlanan kitabın ana gövdesini, Marx?ın, Lewis Henry...

Kapat