Ricardo Reis’in Öldüğü Yıl – José Saramago

( * ) José Saramago’nun, 1982 yılında yayımlanan ve on sekizinci yüzyılı konu alan başarılı romanı ‘Baltasar ve Blimunda’yı, 1984 yılında çıkan ‘Ricardo Reis’in Öldüğü Yıl’ izledi. Bu roman, Portekiz tarihinin günümüze daha yakın bir dönemini, Salazar diktatörlüğünün ve 1926’dan 1971’e kadar süren ‘Estado Novo’ rejiminin yerleştiği 1930’ları ele alıyor. Arka planda Portekiz’deki milliyetçi cehaletin, komşu İspanya’daki iç savaşın ve Avrupa’da yükselmekte olan saldırgan faşizmin yer aldığı bu roman, şair Fernando Pessoa tarafından kullanılan takma adlardan biri olan Ricardo Reis hayali kişiliğini tekrar yaratır.

Pessoa’nın kurguladığı yaşam öyküsünden edindiğimiz bilgiye göre Ricardo Reis, yıllarca Brezilya’da yaşamış bir doktordur. Saramago, yarattığı kurgusal romanda, bu karakterin 1935 yılı Aralık ayında Portekiz’e dönerek,
ölümüne kadar bu ülkede geçirdiği dokuz ayı anlatıyor. Reis Lizbon’a gelir, önce bir otel odası, sonra bir apartman dairesi tutar, Lidia ve Marcenda adında iki kadınla ilişki kurar, polis tarafından takip edilir ve hayatını yeni kaybetmiş olan şair Fernando Pessoa’yla metafizik sohbetler yapar.
Saramago, ‘Baltasar ve Blimunda’da olduğu gibi, bu kitabında da gerçekçi ve gerçeküstü öğeleri bir arada kullanmış; ama bu kez bu karışıma metinlerarası ve metinlerüstü yeni öğeler de eklemiş: Marcenda ve Lidia adları, Pessoa’nın Odes de Ricardo Reis isimli eserinden alınmış örneğin. Aslında Saramago’nun romanının tamamı bir başka yazarın yarattığı bir hayali kişilik üzerine kurulmuş; bu hayali kişilik ise, kitap boyunca yaratıcısı ile diyalog halinde.

İlk bakışta, Saramago gibi bir komünistin Pessoa okumalarını, Pessoa’nın tüm hayali benlikleri arasında, yaşam mücadelesi içindeki insanların yaşamlarına en uzak olanına, Ricardo Reis’e odaklaması ilginç gözükebilir. Pessoa’ya göre Reis, 1910 yılında, cumhuriyetin ilanından sonra kraliyetçi görüşleri nedeniyle Portekiz’i terk edip Brezilya’ya yerleşmiş bir gelenekçidir.

Saramago’nun anlatımı, yoğun metinlerarası anlamlar taşıyor. Fernando Pessoa’nın sürekli olarak kendini göstermesi, Portekiz’in milli şairi Luis de Camões’e, Pessoa’ya ve James Joyce’a yönelik çağrışımlar yer alıyor. Saramago’nun metninin üzerinde dolaşan bir diğer ruh ise Portekiz asıllı bir Arjantinli olan Jorge Luis Borges’inki. Ricardo Reis Lizbon’a, Buenos Aires’ten yola çıkmış olan bir gemiyle ulaşır ve roman boyunca geminin kütüphanesinden aldığı ve geri vermeyi unuttuğu, İrlandalı yazar Herbert Quain’in İngilizce romanı ‘The God of the Labyrinth’i okumaya çalışır, bir türlü başaramasa da. Kitap da yazarı da hayal ürünüdür, fakat daha önce, Borges, ‘Herbert Quain’in Yapıtlarının İncelenmesi’ diye, ‘The God of the Labyrinth’i de içeren alaycı bir ‘eleştirel yazı’ kaleme almıştır. Aynı metinde, Borges, bir hayal ürünü olan Quain’in, ‘Las ruinas circulares’ isimli hikayesinin yazarı olduğunu iddia eder. Bu hikayede Borges, bir başkasının rüyasında var olan birinden başka bir şey olmadığını fark eden bir adamı anlatır; tıpkı, Fernando Pessoa’nın hayalinin bir ürünü olan Ricardo Reis gibi. Böylece, Saramago romanını, aynı anda, hem klasik hem modernist, hem Portekizli hem uluslararası bir edebi geleneğe oturtur.

Politik dünya ile mücadele
Romanın sahip olduğu metin ötesi anlamların boyutu Saramago’nun kendi eserlerine ve kendi yazınsal yaşamöyküsüne kadar genişler. Marcenda, ‘Baltasar ve Blimunda’daki Baltasar gibi fiziksel engellidir, doğru dürüst okuma yazma bilmeyen oda hizmetçisi Lidia ölçülü fakat cüretkar neşesiyle okuma-yazma bilmeyen Blimunda’yı çağrıştırır. Öte yandan, hayal ürünü Ricardo Reis, gerçek José Saramago’nun bir zamanlar editör yardımcısı olduğu Diàrio de Notícias adındaki gerçek gazeteyi okur kitap boyunca…
Saramago’nun, yazma eylemini aynı zamanda maddi ve politik dünyayla bir mücadele etme yolu olarak gördüğü de açıkça anlaşılıyor bu kitabın sayfalarından. Romandaki olaylar geliştikçe, politik göndermeler gittikçe artıyor yalnızca Salazar’ın Estado Novo’suna değil, aynı zamanda Hitler ve Mussolini’ye ve hatta İspanyol iç savaşına: Franco’nun askerlerinin kaydettiği ilerleme anlatımın son bölümlerine iç karartıcı bir gölge düşürüyor.
Bu roman bir yandan Saramago’nun Pessoa’nın yazar kimliğine hayranlığının bir kanıtı, diğer yandan Saramago’nun Portekiz edebiyatı panteonunda kendine bir yer edinmek için sarf ettiği yoğun çabanın bir göstergesidir. 1935 yılında yazdığı bir mektupta Pessoa, Nobel kazanma ihtimali üzerine yorumlar yapar. Saramago da kendi aldığı ödülün ardından basına ‘Fernando Pessoa bin tane Nobel Ödülü’nü hak etmiştir’ diye açıklamada bulunmuştu. Pessoa’sız hiçbir şekilde var olamayacak olan ‘Ricardo Reis’in Öldüğü Yıl’, Portekiz edebiyatının hasta şairinin dolaylı yoldan ilk Nobel’ini alması olarak görülebilir.
Yazan: Chrıs Rollanson
(20/02/2004 tarihli Radikal Kitap Ekin’nde yayınlanan “Tarih Gibi Edebiyat” adlı yazı)

NTV-MSNBC Kültür Sanat Tanıtım Yazısı
?Bilgedir dünyayı seyretmekle yetinen.? (Ricardo Reis)
?Hayatımı büyük bir titizlik ve özenle, hareket-etmeme biçimini arayarak geçirdim.? (Bernardo Soares)
?Bana hiç var olmamış birinden böyle söz etmenin saçma olduğu söylenirse, cevabım, Lizbon?un var olduğuna, yazmakta olan benim var olduğuma ya da herhangi birinin herhangi bir yerde var olduğuna ilişkin elimde hiçbir kanıt bulunmadığıdır.? (Fernando Pessoa)
Portekizli şair Fernando Pessoa (1888-1935) yapıtlarını kendi adının yanı sıra, başka adlarla da imzaladı: Alberto Caiero, Alvaro de Campos, Bernardo Soares, Ricardo Reis gibi. Bunlar birer takma ad değil, birer yaşam öyküsüne, hırslara, arzulara, edebiyat görüşüne, şiir duruşuna sahip kimliklerdir.
Pessoa, ?Ben yazılacak bir romanın kahramanıyım?, demişti, bu sezgisi de birkaç romanda doğrulandı. Günün birinde Portekiz?in dev romancısı José Saramago da, Pessoa?nın sözüne uydu; Pessoa?yı kendisi, başkası ve aynası olan Ricardo Reis?le buluşturdu.
Yıllardır Brezilya?da yaşayan Ricardo Reis, günün birinde, gene Pessoa?nın yarattığı fütürist mühendis Alvaro de Campos?tan bir telgraf alır: Fernando Pessoa ölmüştür. Ricardo Reis on altı yıldan sonra Portekiz?e dönmeye karar verir. Yıl 1936?dır, Avrupa çalkalanmaktadır, Almanya?da Hitler, Portekiz?de Salazar yükseliştedir. Ölü Fernando Pessoa ise, daha dokuz ay daha Ricardo Reis?i ziyarete gelebilecektir…
?Ricardo Reis?in Öldüğü Yıl? için, José Saramago şöyle söylüyor: ?Ricardo Reis?in Öldüğü Yıl?, başka bir hayatın, bir yalanın varolmasını mümkün kılıyor, dolayısıyla başka bir gerçeklik, başka bir maske de varolabilir. Bir başdönmesi var bu oyunda.?
Kapakta görünen kişi, Fernando Pessoa?dır.

Tanıtım Yazısı
Portekizli şair Fernando Pessoa (1888-1935), ‘başlıbaşına edebiyat olma’ isteğiyle yer etti dünya edebiyatında. Pessoa, kendi adından başka, Alberto Caiero, Alvaro de Campos, Bernardo Soares, Ricardo Reis gibi adlarla da imzaladı yapıtlarını. Bunlar birer takma ad değil, yaşam öyküsüne, hırslara, arzulara, edebiyat görüşüne, şiir duruşuna sahip kimliklerdi. ‘Ben yazılacak bir romanın kahramanıyım’ diyen Pessoa’nın sezgisi birkaç romanda doğrulandı; Portekiz ‘in dev romancısı José Saramago da Pessoa’nın sözüne uydu: Pessoa’yı kendisi, tıpkısı, başkası, ayrısı, aynası olan Ricardo Reis’le buluşturdu. 1936 yılında, Avrupa’nın çalkalandığı, Almanya’da Hitler’in, Portekiz’de Salazar’ın yükselişe geçtiği bir dönemde, Ricardo Reis, Fernando Pessoa’nın öldüğünü bildiren bir telgraf alınca on altı yıl sonra Portekiz’e dönmeye karar verir. Krallık yanlısı Ricardo Reis’in bıraktığından çok farklıdır Portekiz; burada karşılaştığı insanlar, ölü Pessoa’yla sohbetleri, onda soru işaretleri uyandırır; politik düşünceleri ve insanlar hakkındaki yargıları giderek sarsılır: Kendi varlığı, dünyaya dair bütün bilinenlerin, her an yeni baştan tanımlanabileceğinin kanıtıdır zaten. Bu roman için José Saramago şöyle söylüyor: “Ricardo Reis’in Öldüğü Yıl, başka bir hayatın, bir yalanın var olmasını mümkün kılıyor, dolayısıyla başka bir gerçeklik, başka bir maske de var olabilir.”

Kitabın Künyesi
Ricardo Reis’in Öldüğü Yıl
Yazar:Jose Saramago
Çevirmen:Saadet Özen
Yayınevi: Can Yayınları
Baskı Yılı: 2003
Sayfa Sayısı: 416

Yorum yapın

Daha fazla Romanlar
Sanık – Yılmaz Güney

Sanık (1975), Yılmaz Güney'in "Selimiye Üçlüsü"nü oluşturan kitaplarından biri. 12 Mart döneminde opera binası ve tersane yangını olayları nedeniyle "sabotaj...

Kapat