Roman Gibi – Sabiha Sertel

roman gibi sabiha sertelRoman Gibi, hayatı bu adı fazlasıyla hak eden bir kadının, Sabiha Sertel’in hayatını anlatıyor. 1895’te Selanik’te başlayan yolculuğu 1968’de Sovyetler Birliği’nde, Bakü’de son bulan Sabiha Sertel, Türkiye basın ve yayın dünyasının en güçlü ve dirençli isimlerinin başında geliyor.

“Cins bilinci”nin yanında “sınıf bilinci”ne de sahip olan Sabiha Sertel, bu “son” kitabında, Türkiye’de bir kadın olarak gazetecilik yapmaya çalışmanın, ifade özgürlüğünü savunmanın, günümüzde de örneklerine hâlâ ne yazık ki rastladığımız gibi ne denli zor ve çetin olduğunu gösteriyor.

4 Aralık 1945’te gerçekleşen Tan Matbaası Baskını’nın ardından yurtdışına gitmek zorunda kalan Sabiha Sertel, İkinci Dünya Savaşı döneminde faşizme ve Nazizme karşı yürüttüğü amansız mücadelesi ve eğilmez kalemiyle Türkiye basın tarihinin en önemli isimleri arasındadır.

“Bu satırları yazarken 32 sene memleketime hizmet için yaptığım çalışmaları hatırlıyor, ödevini yapmış bir insanın rahatlığını duyuyorum. Bugün aynı davalar uğrunda savaşan kardeşlerime büyük başarılar dileyerek roman gibi olan bu hatıraları bitiriyorum.”

Kitabın Künyesi
Roman Gibi
Sabiha Sertel
Can Yayınları
Aralık 2015
360 sayfa

Sabiha Sertel, Türkiye’nin ilk profesyonel kadın gazetecisiydi. 1895’te Selanik’te doğdu. Babası, annesini şeriat hukuku altında fevri bir sebeple boşadıktan sonra zor bir çocukluk geçirdi. 20 yaşındayken evlendi. Eşi Zekeriya Sertel, basın adamıydı ve ileride Cumhuriyet, Resimli Ay ve Tan gibi Türkiye’ye damgasını vuracak gazete ve dergiler kuracaktı. Sabiha, Zekeriya’nın etkisiyle gazeteciliğe yöneldi.

Sabiha Sertel, solcuydu. Komünist fikirlerle ilk yoğun tanışması, 1919-23 yılları arasında New York’ta, Columbia Üniversitesi’nde okurken oldu. Amerika’nın farklı yerlerinde Türk ve Kürt işçilerini örgütlemekle uğraştı. Türkiye’ye döndükten sonra Nazım Hikmet ve Sabahattin Ali gibi yazarlarla yakın ilişkiler kurdu. Engels ve Lenin gibi düşünürlerin eserlerini Türkçeye çevirdi.

Sabiha Sertel, özgürlükçüydü. 1929 yılında, yazıları yüzünden mahkemeye verilen ilk Türk kadını oldu. En büyük kavgasını, İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye’de mantar gibi türeyen faşist yayınlara ve politikalara karşı verdi. 1945 yılında, devlet himayesindeki dinci ve faşist gruplar, Tan gazetesini ve matbaasını imha ettiler. Ama hapse atılanlar, Sertel’ler oldu. 1950’de Türkiye’den ayrıldılar. Sabiha bir daha dönemedi. 1968’de Bakü’de öldü.

Sabiha Sertel, Selanikli dönme bir ailenin kızıydı. Ama Türkiye’deki azınlıkların sorunlarını büyük ölçüde görmezden geldi. Kadınların ve işçilerin arkasındaydı ama katledilen, sürülen, mallarına el konan Gayrımüslimlerin, Kürtlerin, Alevilerin sözcüsü olmadı. Türkiye’nin çokuluslu gerçekliğini, cumhuriyetin ulusal vizyonu uğruna ikinci plana itti.

Sabiha Sertel’in otobiyografisi Roman Gibi, ilk kez 1969’da, ölümünden bir yıl sonra yayımlandı. Tek parti dönemi, İkinci Dünya Savaşı ve Türkiye’deki basın-edebiyat akımları bu kitapta içtenlikle ve cesurca anlatılıyor. Şu an eşim Evrim Emir-Sayers’la birlikte Roman Gibi’yi İngilizceye çeviriyoruz. Baskısı tükenmiş bu kitaptan bir bölümü K24 okurlarına sunmaktan mutluluk duyuyorum.

DAVID SELİM SAYERS
06 Nisan 2015 http://t24.com.tr/

Yorum yapın

Daha fazla Anlatı, Biyografiler
Dizelerin hep var olsun Mustafa Önal – Müslüm Kabadayı

Şair, beslendiği toprakla bezediği şiir coğrafyasının sevdalısıdır. Aynı zamanda başka toprakların ve insan kardeşlerinin yüreklerinin gezginidir. Mustafa Önal da, 1950’de...

Kapat