Ruminasyon ve Endişe, Benzerlikleri ve Farkları

Ruminasyonun, bireyin karşılaştığı sorunların çözümüne yö­nelik olarak yaptığı zihinsel bir faaliyet olduğu öne sürül­müştür. (Martin ve ark. 1996b). Zeigarnik etkisi diye de bili­nen bu teoriye göre, bitirilmemiş bir iş,  bitirilmiş bir işe göre bellekte daha fazla kalma eğilimindedir. (Zeigarnik 1938)

Calhoun ve arkadaşları (2000: 523) ruminasyonu “travmatik olayla ilişkili tekrarlayıcı, problem çözme, anımsama ve beklentiyi içeren düşünme biçimi” olarak nitelendirirken (Calhoun, Cann, Tedeschi&McMillan, 2000: 523), Nolen-Hoeksama (1998: 571) ruminasyonu “kişilerin stres yaşadıkları duruma ilişkin tekrarlayıcı, sürekli ve bu durumu problem çözme yollarını kullanmadan anlamlandırmaya yönelik düşünce biçimi” olarak tanımlamıştır.

Ruminasyon, kişinin hoşuna giden eylemleri yapma isteğini azaltır, geleceğe yönelik kötümser olmasına yol açar, olayları yanlış yorumlamasına ve problem çözmede başarısızlığı neden olur ve kişinin sosyal desteğinin azalmasına yol açar.

Nolen-Hoeksema’nın depresif  ruminasyon tanımına benzeyen kendilik ve duygu durum hakkında tekrarlayıcı şekilde soyut ve yorumlayıcı düşünce biçimine Analitik- Yargılayıcı Ruminasyon denilmektedir. Deneyimlerin yoruma dönüşmeden farkında olunmasına Somut Deneyimleyici Ruminasyon ve Yaşantısal Farkındalık denilmektedir. Kendilik ve duygu durum hakkında soyut ve yorumlayıcı biçimde analitik odaklanma genel hafızayı olumlu yönde etkilemektedir. Analitik Yargılayıcı Ruminasyonun yüksek düzeyde olması genel hafızanın  korunmasında önemli bir etkiye sahiptir.

En yaygın tanım ile endişe; sonucu belli olmayan bir veya daha fazla negatif sonuç olması muhtemel bir konu üstünde çözüm bulmaya yönelik zihinsel çaba (Barkoveç ve diğ;1983). Bir başka tanıma göre sonucu belli olmayan gelecekteki olaylar için duyulan kaygıya paralel zihinsel uğraş (Yılmaz;2015). Bu bağlamda endişe, beklenti kaygısı veya gelecek olaylara ilişkin kronik kaygı ile işlevsel olmayan bir başa çıkma çabası olarak da kabul edilebilir Endişenin fazla olması insanın olaylar üzerinde kontrolünün olmadığı hissini uyarır ve bu belirsizlik tahammülsüzlüğe neden olur .

Kronik, aşırı ve genellenmiş endişe, tanısal olarak yaygın anksiyete bozukluğunun (YAB) DSM-IV kriterlerinden biridir ((Nolen-Hoeksema;1983) ve yaygın olarak Penn State Endişe Ölçeği ile değerlendirilir .Endişe YAB dışında panik bozukluk (PB), sosyal fobi (SF), özgül fobi (ÖF) gibi birçok kaygı bozukluklarında ve obsesif kompulsif bozukluktada (OKB) gözlenen bilişsel bir etkinlik olarak saptanmıştır. (Brown;1992, akt. Kılıç;2020).

Ruminasyon ve endişe birçok ortak özellik barındırır. İkisinde kişinin kendi ile alakalı, istemsiz ve aniden olan, sürekli tekrar eden düşünce vardır .(Barlow;2004). Genelleştirme, dikkati olumsuz uyarıdan başka bir yöne yönlendirmede yoksunluk, problem çözmede yetersizlik, dikkat ve konsantrasyon düşüklüğü ortak özellikleridir (Nolen-Hoeksema;2000)

Birçok teorisyen tarafından ikisi arasındaki farkın zamandan kaynaklandığını iddia edilmiştir . Endişe ileride oluşabilecek tehlikelere odaklanırken, ruminasyon gelecekte bir tehdit olsa bile geçmişe dayanan kötü bir anının nasıl olup bittiği ve anlamı çözmeye yönelik tekrarlayıcı düşüncelerdir. (Lyubomirsky ve diğ.;1999; Akt. Kılıç,2020)

Endişe müdahale edilebilir ve kesin olmayan durumla alakalıyken, ruminasyon kesinlikle kontrol edilemez durumla alakalıdır. Yani kişiler endişeliyken kontrolün kendilerinde olmadığını düşünseler bile çok çalışırlarsa kontrolü ele alabileceklerine inanırlarken ruminasyonda kişinin akıbet ile alakalı kesinlikle kontrol edilemez olduğuna dair bir ön yargısı vardır . Ruminasyon ve endişe arasındaki farklar  aşağıda gösterilmiştir

Ruminasyon: Geçmişe ve şimdiye yönelik

Endişe: Geleceğe  yönelik

Ruminasyon:  Kaybetmiş olmaya, kaybın anlamına odaklı

Endişe: Yaklaşmakta  olan  tehlike  ihtiva eden durumlara odaklı

Ruminasyon: Bilinçli  motivasyon; olayların derin anlamını kavramak, içgörü kazanmak, sorun çözmek

Endişe: Bilinçli  motivasyon;Tehlikeyi  öngörmek, hazırlıklı  olmak

Ruminasyon: Bilinçdışı motivasyon; dayanılmaz durumlardan ve harekete geçme sorumluluğundan kaçınmak

Endişe: Bilinçdışı motivasyon; olumsuz  ruh  halinden  ve acı  verici  imajdan  kaçınmak

Kaynakça

 Borkovec TD, Robinson E, Pruzinsky T, DePree JA. Preliminary exploration of worry: Some characteristics and processes. Behaviour research and therapy. 1983;21(1):9-16.

Barlow DH. Anxiety and its disorders: The nature and treatment of anxiety and panic: Guilford press; 2004. Kaynaklar 48

 Brown TA, Antony MM, Barlow DH. Psychometric properties of the Penn State Worr

 Lyubomirsky S, Tucker KL, Caldwell ND, Berg K. Why ruminators are poor problem solvers: Clues from the phenomenology of dysphoric rumination. Journal of personality and social psychology. 1999;77(5):1041.

 Nolen-Hoeksema S, Wisco BE, Lyubomirsky S. Rethinking rumination. Perspectives on psychological science. 2008;3(5):400-24.

Questionnaire in a clinical anxiety disorders sample. Behaviour research and therapy. 1992;30(1):33-

Kılıç , Ö.(2020)  Obezite Kliniğine Başvuran Hastaların Duygu Düzenleme Güçlüğü, Yaşantısal Kaçınma ve Tekrarlayıcı Düşünce Yapısının Kilo Verme ile İlişkisi .istanbul medeniyet üniversitesi göztepe eğitim ve araştırma hastanesi aile hekimliği anabilim dalı

Nolen-Hoeksema S, Wisco BE, Lyubomirsky S. Rethinking rumination. Perspectives on psychological science. 2008;3(5):400-24.

Yılmaz P.  Endişe ve ruminasyonun kaygı ve depresyon belirtileri üzerindeki rolü. 2015.

http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_23487.htm