Sait Faik, Türkiye’nin Çehov’u mu? (VİDEO)
Bu video, modern kısa öykünün öncüsü Anton Çehov ile Türk edebiyatının dönüm noktası olan Sait Faik Abasıyanık arasındaki edebi bağı ve bu bağın zamanla nasıl evrildiğini ele almaktadır. Her iki yazarın da sıradan insanların gündelik yaşamlarını ve geleneksel olay örgüsünden uzaklaşan durum hikâyeciliğini merkeze aldığı vurgulanmaktadır. Ancak metin, Sait Faik’in yalnızca Çehov’un bir takipçisi olmadığını, aksine merhamet ve sevgi gibi duyguları anlatısına daha derin bir etik sorumlulukla yerleştirerek bu mirası dönüştürdüğünü savunur. Özellikle Sait Faik’in son dönem eserlerinde görülen gerçeküstücü öğeler ve varoluşsal krizler, Çehov’un mesafeli duruşundan bilinçli bir kopuşu temsil eder.
Sonuç olarak video, Sait Faik’in Çehovcu teknikleri devralıp İstanbul’un kenar mahallelerine ve bireysel yabancılaşmaya uyarlayarak kendine has, özgün bir anlatı evreni kurduğunu kanıtlar.