Shakespeare’in Venedik Taciri adlı eserindeki Shylock’un İntikam Talebi: Bastırılmış Aşağılama ve Narsistik Yaralanmanın Geri Dönüşü
William Shakespeare’in Venedik Taciri adlı eserindeki Shylock karakteri, edebiyat tarihinin en tartışmalı figürlerinden biridir. Geleneksel okumalarda Shylock sıklıkla intikamcı, katı ve acımasız bir tefeci olarak temsil edilmiştir. Ancak psikanalitik kuram çerçevesinde ele alındığında, Shylock’un Antonio’dan “bir libre et” talebi, basit bir kötücüllük göstergesi olmaktan ziyade, sistematik aşağılanmanın ve narsistik yaralanmanın bilinçdışı düzeyde geri dönüşü olarak okunabilir.
Narsistik Yaralanma ve Süreğen Aşağılama
Freud’a göre narsistik yaralanma, öznenin benlik değerine yönelen sürekli ya da travmatik saldırılar sonucunda oluşur ve çoğu zaman bastırma yoluyla bilinçdışına itilir (Freud, 1914). Venedik Taciri boyunca Shylock, Antonio başta olmak üzere Hristiyan karakterler tarafından yalnızca ekonomik değil, ahlaki ve insani düzeyde de aşağılanır. Antonio’nun Shylock’a tükürmesi ve onu alenen küçük düşürmesi, Shylock’un benlik bütünlüğüne yönelik süreğen bir saldırı niteliği taşır (Shakespeare, I.iii).
Bu aşağılanmalar, Shylock’un özsaygısını zedeleyen ve benliğinde derin bir narsistik çatlak yaratan deneyimler olarak bastırılır. Freud’un belirttiği üzere, bastırma, travmatik yaşantıların ortadan kalkmasını değil, bilinçdışında yoğunlaşarak başka biçimlerde geri dönmesini sağlar (Freud, 1915).
Bastırma ve İntikam Arzusunun Biçimlenişi
Shylock’un intikam talebi, bastırılmış öfkenin doğrudan dışavurumu değildir; aksine hukuki ve sözleşmesel bir biçime bürünmüş, simgesel bir geri dönüş niteliği taşır. Freud, bastırılan içeriğin genellikle dolaylı, çarpıtılmış ve kabul edilebilir görünen kanallar aracılığıyla geri döndüğünü belirtir (Freud, 1915). Shylock’un “bir libre et” talebi, bu anlamda, bilinçdışı bir saldırganlığın hukukun dili içinde kamufle edilmiş ifadesidir.
Burada intikam, yalnızca Antonio’ya yönelik bir misilleme değil; Shylock’un narsistik bütünlüğünü yeniden tesis etme girişimi olarak da okunabilir. Freud’un narsisizm kuramında, benlik saygısının zedelenmesi, saldırgan dürtülerin yoğunlaşmasına ve dışsallaştırılmasına yol açar (Freud, 1914).
“Bir Libre Et” ve Bedensel Sembolizm
Psikanalitik açıdan Shylock’un talep ettiği “et”, salt fiziksel bir zarar değil; beden üzerinden kurulan simgesel bir cezalandırmadır. Bedene yönelen bu talep, aşağılanmanın bedensel bir karşılıkla telafi edilmesi arzusunu temsil eder. Freud, saldırgan dürtülerin çoğu zaman bedensel simgeler aracılığıyla ifade edildiğini vurgular (Freud, 1920).
Bu bağlamda Shylock’un talebi, bilinçdışında biriken aşağılanmanın maddi ve geri döndürülemez bir iz bırakma arzusuna dönüştüğünü gösterir. İntikam, burada adalet değil; narsistik yaralanmanın telafi edilmesi amacıyla yapılandırılmış bir fantezi işlevi görür.
Bastırılanın Geri Dönüşü ve Çöküş
Mahkeme sahnesinde Shylock’un intikam talebinin tersine çevrilmesi, bastırılanın geri dönüşünün başarısızlığa uğradığı bir anı temsil eder. Freud’a göre bastırılanın geri dönüşü, her zaman özneyi kurtarmaz; aksine, kimi zaman daha büyük bir travmatik çöküşe yol açar (Freud, 1915). Shylock’un hukuki ve simgesel olarak yenilgiye uğraması, narsistik yaralanmanın yeniden ve daha derin bir biçimde yaşanmasına neden olur.
Zorunlu din değiştirme ve mal varlığının elinden alınması, Shylock’un benlik bütünlüğünü tamamen çözen ikinci bir travma olarak işlev görür. Böylece intikam fantezisi, özneyi iyileştirmek yerine onu daha da kırılgan hale getirir.
***
Psikanalitik bir perspektiften bakıldığında, Shylock’un “intikam” talebi, bilinçli bir kötülük stratejisinden ziyade, bastırılmış aşağılanma ve narsistik yaralanmanın gecikmiş bir geri dönüşü olarak okunabilir. Shakespeare, Shylock’un talebini yalnızca ahlaki bir sapma olarak değil; sistematik dışlanmanın ve süreğen narsistik zedelenmenin dramatik bir sonucu olarak sunar.
Bu okuma, Venedik Taciri’nin Shylock figürünü tek boyutlu bir “kötü karakter” olmaktan çıkararak, erken modern toplumun bastırdığı travmaların sahnelenişi olarak değerlendirilmesine olanak tanır.
Kaynakça (Metin İçi Atıflar)
- Shakespeare, W. The Merchant of Venice.
- Freud, S. (1914). On Narcissism: An Introduction.
- Freud, S. (1915). Repression.
- Freud, S. (1920). Beyond the Pleasure Principle.