Şiirin ve Umudun Yorulmaz İğnesi: Sennur Sezer – Hazırlayan: Cavit Nacitarhan

İlk şiirini 1958?de, ilk şiir kitabı Gecekondu?yu 1964?te yayımlayan, toplumcu şiirimizin önde gelen ustalarından Sennur Sezer üzerine kapsamlı bir kitap yayımlandı: Cavit Nacitarhan?ın hazırladığı Şiirin ve Umudun Yorulmaz İğnesi Sennur Sezer. Şairi daha yakından tanıma, şiirlerini daha iyi anlama ve onların derinliklerine inme olanağı sağlaması açılarından oldukça yararlı bir kitap. Sennur Sezer?in şiirleri ve kitapları üzerine aralarında Hüseyin Cöntürk, Asım Bezirci, Adnan Binyazar, Doğan Hızlan, Mehmet H. Doğan, Vecihi Timuroğlu, Turgut Uyar, Kemal Özer, Zeynep Uzunbay, Adnan Özyalçıner, Şükrü Erbaş, Ataol Behramoğlu, Necmiye Alpay, Gülsüm Cengiz, Arife Kalender, Doğan Hızlan, Mustafa Köz, Oya Baydar?ın bulunduğu çok sayıda şair ve yazarın çok yönlü değerlendirmeleri bir araya getirilmiş. Turgut Uyar, Enver Ercan, Adnan Özyalçıner, Caner Öztürk ve Nuray Sancar?ın şairle yaptıkları söyleşiler de yer alıyor kitapta.
Gençliğinden bu yana, hem yaşamında hem yazdıklarında dünya görüşü ve ideolojisinden, ilkelerinden, inandıklarından ödün vermeyen şair için, ?Sezer on altısını kırk altısında yaşayacaktır,? diyen Behçet Necatigil yanılmamıştır. Var olan gerçeklikten, yaşanılandan, güncelden yola çıkan Sezer, ?şimdi?den geleceğe uzanır. Kendi yaşamını, bireysel tarihini toplumsalla, yaşadığı dönemle kaynaştırır. Bireysel özgürlük istemini, toplumsal özgürlük istemi içinde dillendirir. Yaşamı boyunca çalışanın, sömürülen ve ezilenlerin yanında yer alan şair; değişen dünyada ?değişmeyen?lerin, yani açlığın, sömürünün, baskının, haksızlıkların şiirini yazar. İnsandan/yaşamdan uzaklaşmadan, biçim/dil oyunlarına kapılmadan. Sanatın/şiirin bir işlevi olmalıdır ona göre. Bu konuda şöyle der: ?Sanat eseri, ustalığını işlevi için göstermeli bence. Sinan?ın yapıları gibi. Hem güzel hem yararlı.? Şiirleri, yalınlığına karşın, özlü ve derinlikli toplumcu içerikleriyle çoklu çağrışımlar uyandırır okurda. Mehmet H. Doğan?ın sözleriyle, ?Alabildiğine içten, alabildiğine dengeli?dir onun şiirleri. Ataol Behramoğlu?na göre de ?Dürüst, yalın, dolaysız, açık seçik, içten, inandırıcı…?dırlar. Söyleyeceğini yalın ve doğrudan söyleyen ritmiyle, lirizmiyle etkileyicidir.
Sennur Sezer, döneminde/toplumunda yaşananların tanığı olmakla yetinen bir şair değildir. Haksızlık ve adaletsizliklerin, sömürünün, baskıların ortadan kalkması için düzene başkaldırır; var olanı değiştirmek için hem şiirleriyle hem de eylemleriyle savaşım verir. Haklarını savunduğu insanlarla el ele, omuz omuzadır. Sezer, şiiri halka, alanlara, fabrikalara taşıyan şairlerdendir. Bir emekçi olarak İşçi Sendikası?nda, yazar/şair olarak Yazarlar Sendikası?nda aktif biçimde sürdürür düzene karşı örgütlü direncini. Sezer, işçileri/emekçileri uzaktan izleyip direniş çağrısında bulunarak güzellemeler yazmaz. Onlarla birlikte protesto yürüyüşlerindedir, mitinglerdedir; grevci işçilerle fabrika önlerindedir. Direnişlerine katılıp grevlerine destek verir. Kitaptaki çoğu yazıda, şairin özellikle bu yönü vurgulanmaktadır. Dikkatli bir gözlemci olarak, dönemine tanıklık eden şair, olanların unutulmamasını ister. Örneğin, Bu Resimde Kimler Var (1986) kitabı, ölen/öldürülen yakınları, arkadaşları ve dostlarına yazılmış ağıtlardır sanki. Ayrıca Sivas?ta, Maraş?ta, Dersim?de yaşanan toplu kıyımları, öldürülen gazeteci Metin Göktepe ve ölüm oruçlarını dile getirir. Doğayı, toplumsal olay ve olguları diyalektik bütünsellikleri ve tarihsellikleri içinde ele aldığı şiirlerinde; dünya, toplum ve yaşamla organik bağ/nesnel bağlılaşıklık vardır.
Oya Baydar ise, onun şiirlerinde göz ardı edilen bir noktaya değinir: ?Sennur Sezer, emeğin, mücadelenin, direncin ve umudun şairi olduğu kadar ince duyguların, sevgilerin, hüznün ve ille de kadının şairidir. Belki kişiliği, siyasal kimliği, emeği şiirinin ve yaşamının merkezine koyması yüzünden şiirinin bu yanı çoğunlukla gölgede kalmıştır.? Kadın kimliği ve yaşamının şiirlerindeki yansımalarıyla ilgili olarak, Sezer de ?şiirimde makyajsız, olduğum gibi görünmeyi seçtim,? der. Düşünceleri ve yaşamıyla şiirleri arasında çok yakın bir bağlantı kurabileceğimiz şair, ?Ne kadar uğraşırsam uğraşayım ince paşazade kızlarının trajikomik aşklarını yazamadım/yazamam,? sözleriyle belirtir bu durumu. Ana, eş ve seven kadının yanında; gecekonduların, fabrikaların çalışan kadınlarını, direnen/militan emekçi kadınları da sokar şiirimize. Onlar için uzaktan sızlanıp yazıklanmaz. Onların arasına katılır. ?Çalışan bir kadının, bir kadın işçinin günlüğü sayılabilir şiirlerim.? sözleriyle vurgular bu yönünü.

Çizgilerle Sennur Sezer
Sennur Sezer için hazırlanan bu özel kitabın ?Şiirlerinden Örnekler? bölümünde, okura yalnızca on şiir sunulmuş ki bu sayıdan daha fazla şiir kitabı yayımlamış olan bir şair için oldukça az. Üstelik bunlardan Hüseyin Cöntürk, Asım Bezirci ve Sadık Aytekin?in yazılarında tamamı bulunan ?Soyut?a dört kez; irdeleme yazılarının başına konan ?Sesimi Arıyorum? ile Doğan Hızlan?ın şairle ilgili yazısının sonuna bütününü aldığı ?ifademdir? şiirlerine ikişer kez yer verilmiş. Böylece örnek alınan şiirlerin sayısı yediye düşmüş oluyor. Bunlar yerine üç farklı şiir daha konabilirdi.
Görsel yönden oldukça zengin olan kitapta, ?Fotoğraflarda Sennur Sezer? bölümündeki 19 fotoğrafın dışında, yazılar arasına yerleştirilmiş 77 fotoğraf daha bulunuyor. Bunlardan başka kitap kapakları, şaire Büyük Gazete?nin vermiş olduğu kimlik kartı gibi başka görseller de var. Kitabı hazırlayan Cavit Nacitarhan ?resimler bir insanın yazıp ürettiklerinin dışında onun hayatına ve pratiğine ilişkin sabitlenmiş belgelerdir? diyor ve ?Hazırlanan her armağan kitabın olmazsa olmaz koşullarından biri fotoğraf albümüdür;? diye sürdürüyor yazısını. Kitabın ?Çizgilerle Sennur Sezer? bölümünde ise Semih Poroy, Sefer Selvi ve Gürdal Duyar?ın çizdiği karikatür ve desenlere de yer verilmiş.
Bu tür kitapların çoğunda genellikle övgü yazıları bulunmasına karşın, burada ciddi inceleme ve eleştiri yazıları da var. Örneğin, Doğan Hızlan, halk edebiyatından da beslenen Sezer?in şiiri için, ?halk dili söyleşisine yaslandığı şiirlerde mısralarda cılız kalıyor. Sezer?in içeriğine uymayan bir biçim halk şiiri.? değerlendirmesini yapıyor. Hidayet Karakuş ise, ?Sennur Sezer, şiirlerinde düşüncesini söylemek için şiirin olanaklarından yararlanır; incelikli duyuşları yakalar ama kimi zaman yalınkat savsözlere benzeyen deyişlerden de kendini alamaz? saptamasında bulunuyor. Necmiye Alpay da bazı şiirlerinde aklın/düşüncenin öne çıkışından, fazlalıklardan ve dağınıklıktan söz ediyor: ?Okura bir malzeme yığını vermek de bir yöntemdir belki. Kendi şiirini kendin yap; hazıra konma. Ayıkla, ekle, topla… Sennur Sezer?in şiirleri böyle düşündürüyor insana.?
Medyanın körüklediği ünlü kişilerin özel yaşamlarına ilişkin magazinel merakın, şair ve yazarlarla ilgili bu tür kitaplara da ilgiyi arttırması sıradan okur açısından önemlidir. Çünkü bazılarını şairin/yazarın kitaplarına yöneltebilir. Ayrıca, dergi sayfalarında unutulup gidecek olan yazıları okura sunmaları, bir şair ve şiiriyle ilgili farklı değerlendirmelerin söz konusu şair ve şiirinin çok yönlü ve geniş açılı anlaşılabilmesine katkı sağlamaları açılarından da oldukça önemsiyorum bu kitapları. Umarım, Şiirin ve Umudun Yorulmaz İğnesi: Sennur Sezer kitabı da Sennur Sezer şiiri için, bu yönde bir işlevi yerine getirir.
Yazan: Gonca özmen
(Bu yazı, 11/06/2010 tarihinde Radikal Kitap Eki’nde yayınlanmıştır.)

Kitabın Künyesi
Şiirin ve Umudun Yorulmaz İğnesi: Sennur Sezer
Hazırlayan: Cavit Nacitarhan
Evrensel Basım Yayın
2010
340 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Biyografi Kitapları, Derleme
Yabancılaşma – Karl Marx

Karl Marx'ın "yabancılaşma" ile ilgili metinlerinden hazırlanan bu derleme, Yabancılaşma adı ile Sol Yayınları tarafından Mayıs 2003 (Birinci Baskı: Kasım...

Kapat