Sivas 1877 ? Boğos Natanyan

Birzamanlar Yayıncılık tarafından yayımlanan ?Sivas 1877? adlı kitap, Türkiye?de son zamanlarda sayıları hızla artan yerel tarih çalışmalarının en nitelikli ve en kapsamlı olanlarından biri olarak kitabevi raflarındaki yerini aldı.
?Sivas 1877?nin ana metnini Rahip Boğos Natanyan?ın 1877 yılında kaleme aldığı bir rapor oluşturuyor. Natanyan, 1863?te ilan edilen, Ermeni toplumunun kendi iç işleyişini ve devletle ilişkilerini düzenleyen anayasal bir metin niteliğindeki Ermeni Nizamnamesi?nin uygulanıp uygulanmadığını yerinde araştırmak için 1877?de İstanbul Ermeni Patriği Nerses Varjabedyan tarafından Sivas?a gönderilir. Yaptığı incelemeler sonunda o dönemde vilayet merkezi olan Sivas şehri ve bu vilayete bağlı Tokat, Amasya ve Merzifon?u kapsayan bir rapor hazırlar. Raporda, bölgedeki Ermeni manastır ve kiliseleri, okulları, mezarlıkları, eğitim ve yardımlaşma dernekleri, halkın yaşam tarzı, gelenekleri, kadınların alışkanlıkları, bölgenin ekonomik durumu, madenleri, kaplıcaları, zanaat ve ticaret hayatı, meşhur insanları, köprüleri, çeşmeleri hakkında ayrıntılı bilgi yer alıyor.

Natanyan?ın 1877 yılında Ermenice olarak yayımlanan raporu, Arsen Yarman tarafından Türkçe olarak yayına hazırlandı. Kitabın bu yeni baskısında Natanyan?dan hemen sonra bölgede benzer bir araştırmada bulunan bir başka Ermeni rahip Karekin Sırvantsdyants?ın 1879 tarihli ?Toros Ahpar? adlı seyahatnamesinin Sivas?la ilgili bölümü de yer alıyor.

Kitabın giriş bölümünde Arsen Yarman?ın Natanyan?ın Sivas?la ilgili raporu ve Sırvantsdyants?ın ?Toros Ahpar? seyahatnamesinin Osmanlı devleti ve Ermeni toplumu için nasıl bir tarihsel konjonktürde hazırlandığına dair geniş kapsamlı bir yazısı yer alıyor. Yarman?ın giriş yazısı Anadolu?nun demografik yapısında büyük altüst oluşların başlangıcı olan 1877 ? 78 Osmanlı ? Rus Savaşı, halk arasında bilinen adıyla ?93 Harbi?nin hemen öncesinde Osmanlı devleti ve Anadolu?nun siyasal ve sosyal tablosunu ortaya koyuyor.

Kitabın sonuna eklenen makaleler de ?Sivas 1877?yi bir yerel tarih çalışması olmaktan çıkartıp dönemin Osmanlı ? Ermeni toplum yapısı hakkında okuyucuya çok önemli bilgiler sunuyor. Bu makaleler arasında 1863?te yayımlanan Ermeni Milleti Nizamnamesi, ünlü araştırmacı Kevork Pamukciyan?ın değişik araştırmaları, Doğan Kuban?ın Selçuklu Çağında Anadolu Sanatı, Sinan Tandıryan?ın Tarih Konuşuyor Sivas Ermenilerinin Yaşam Tarzı gibi çalışmalar yer alıyor.
Bir bütün olarak bakıldığında ?Sivas 1877? Türkçede bugüne kadar yayımlanan en kapsamlı ve en nitelikli şehir monografilerinden biri olma özelliğini taşıyor.

Osman Köker tarafından kurulan Birzamanlar Yayıncılık, ilk kez ?Orlando Carlo Calumeno Koleksiyonu?ndan Kartpostallarla 100 Yıl Önce Türkiye?de Ermeniler? başlıklı kitapla adını duyurmuştu. Birzamanlar Yayıncılık?ın geçen günlerde yayımlanan Sivas 1877 başlıklı kitabı da geniş tartışmaları kışkırtmaya aday görünüyor.

Sivas?a ?öteki? yüzünden bakmak / Taraf Gazetesi
Ermeni rahip Boğos Natanyan?ın 150 yıl önce kaleme aldığı bir raporda, Evliya Çelebi?nin Seyahatnamesi?nde Ermeni vilayeti olarak söz edilen Sivas şehrinde yaşayan yüzbinlerce Ermeni?nin kültürel, ekonomik ve sosyal hayatına dair bilgiler yer alıyor.
Tokat, Amasya ve Şebinkarahisar sancaklarını da içine alan Sivas vilayetinde Ermeni kaynaklarına göre Birinci Dünya Savaşı?ndan önce 181 bin 700, Osmanlı kaynaklarına göre 143 bin 406 Ermeni yaşıyordu. Cumhuriyet döneminin ilk nüfus sayımında bu sayı beş bine düşmüş, günümüzde ise birkaç aileyle sınırlı kalmış durumda. Halbuki, bir zamanlar Sivas?ta okulları, kiliseleri, dernekleri, gazete, mezarlık ve iş hanlarıyla Ermeniler yaşardı. Bu bilgiler tarih derslerinde anlatılmamıştı. Ama tarih nankörlük edip bu değerlerin kaybolmasına da göz yummadı. Bundan 150 yıl önce bir Ermeni rahibin kaleme aldığı notlar günümüze ?Sivas 1877? adlı kitapla taşındı.

ERMENİ NİZAMNAMESİ
İstanbul Ermeni Patriği Nerses Varjabedyan, 1863 yılında ilan edilen ?Ermeni Nizamnamesi? ya da Osmanlı Sarayı?nın kabul ettiği adıyla ?Nizamname-i Millet-i Ermeniyan? yasasının uygulanıp uygulanmadığını yerinde araştırmak için Anadolu?nun değişik bölgelerine rahipler gönderdi.
Patriklik, 1877?de Sivas için Rahip Boğos Natanyan?ı görevlendirdi. Natanyan?ın hazırladığı rapora göre, Sivas vilayeti bugünkü Şarkışla, Yıldızeli, Hafik, Zara, Divriği, Darende, Gürün, Kangal, Aziziye (Pınarbaşı) ve Bünyan kazaları ile Tokat, Amasya ve Şebinkarahisar sancaklarından oluşuyordu. Şehirde Surp Sarkis, Surp Pırgiç, Surp Minas, Surp Hagop, Surp Kevork adlı altı kilise bulunuyordu. Sivas?ın ticaret yolları üzerinde bulunması nedeniyle Ermeni tüccarları bu bölgede etkindi. Kuyumculuk, kalaycılık, bıçakcılık gibi zanaatlar çoğunlukla Ermeniler tarafından icra edilirdi. Eğitim kurumları da gelişmiş olan Ermeniler?in, erkek öğrencilerin okuduğu beş, kız öğrencilerin okuduğu iki, kız-erkek öğrencilerin birlikte okuduğu beş okulu ve bir de anaokulu bulunuyordu.

Dernekleri ve tiyatro grupları olan ve gazete çıkaran Ermeniler?in kültür hayatına dair ayrıntılı bilgilerin yer aldığı raporda, halkın yaşam tarzı, gelenekleri, kadınların alışkanlıkları, bölgenin madenleri, kaplıcaları, meşhur insanları, köprüleri ve çeşmelerinden de söz ediliyor.

HANE SAYISI AZ
Natanyan?ın raporuna göre, Sivas?ın ?Ruhani Önderlik Bölgesi?ne bağlı 34 Ermeni köyü vardı. Bu köylerdeki hane sayısının azlığına dikkat çeken rahip, bunun köylerde ataerkil Ermeni geleneğinin sürmesine bağlıyor. Yani evlenen çocuklar hemen evden ayrılmaz, baba evinde yaşardı. Bu köylerdeki Ermeniler çifçilikle uğraşmaktadır. Natanyan, toprakların verimli olduğuna işaret ederek şu notu düşüyor: ?Eğer görevliler padişahın iradesi dışında hareket etmez ve halkı sömürmezlerse, şunu söyleyeyim ki, hem Türkler, hem Ermeniler gerçekten çok zengin olurlar.?

OTUZ DEĞİŞİK ZANAAT
Sivas?taki dükkânlar, hanlar ve hamamlar hakkında da bilgi veren Rahip Natanyan, Ermenilerin elinde otuz zanaat olduğunu yazıyor. Büyük çarşıların bulunduğu şehirde, küçüklü büyüklü dükkân sayısı 1200?ü geçiyor. Zanaatkârların çoğu ve özellikle tüccarların büyük kısmı Ermeni. Üstü kapalı otuz dükkândan oluşan çarşıya Kagir, küçük çarşılara da Bezesten deniliyor. Şehirde büyüklü küçüklü 47 tane handan Ermeniler?e ait olanın adı Millet Hanı.

MİSAFİRPERVER ERMENİLER
Rahip Natanyan, Sivas?taki Ermeniler?in misafirperver olduğunu ve bu eski geleneği sürdürdüklerini şöyle anlatıyor: ?Kapıları açık her zaman misafir kabul etmeye hazırdırlar, ayrım yapmadan her yolcuyu evlerine kabul ederler. Gereken saygıyı gösterir, karnını doyururlar. Özellikle seyahat eden Kürt ve Türkler Ermeniler?den her zaman saygı görmüşlerdir.?
Evliya Çelebi, o ünlü Seyahatnamesi?nde Sivas halkının giysileri ve dilleri hakkında şunları söylüyor: ?Seçkinler çeşit çeşit değerli elbiseler giyerler. Orta hallileri londura çuka (kumaş çeşidi) ve renkli boğası (astarlık seyrek dokunmuş bez) giyerler. Dilleri Türkçe ve Kürtçe konuşurlar. Ermeni vilayeti olduğundan genellikle bütün halkı Ermenice konuşurlar.?
?Sivas 1877? adlı kitabın yayımcısı Birzamanlar Yayıncılık, 2 hazirana kadar Pangaltı Lisesi?nden Yetişenler Derneği?ndeki sergiyle kitabın tanıtımını yapacak.

AGOP PAŞA EVLİYA AZİZ VLAS
Rahip Natanyan?ın anlattığı meşhur insanların arasında, Birinci Meşrutiyet döneminde kurulan Meclisi Mebusan?daki 13 Ermeni temsilciden biri olan Agop Şahinyan Paşa da vardı. Sarayın çok güvendiği Agop Paşa, yüksek Osmanlı görevlilerini kendi konağında ağırlardı. Agop Şahinyan?ın konağı, Cumhuriyet?in kuruluşunda PTT hizmetine verilmişti. Kitapta adı geçen portrelerden biri de Sivas?lı Aziz Vlas. Vlas?ın hayırseverliği ve hastalıkları iyileştirici gücü Müslümanlar?ın da onu ?evliya? olarak görmesine neden olmuştu. Bugün Vlas?ın Müslüman mahallesinde bulunan mezarının bakıcısı da Müslüman bir kadındır ve mezarı, bugün de hastalıklara çare bulmak için ziyaret edilir.

Kitabın Künyesi
Sivas 1877
Boğos Natanyan
Birzamanlar Yayıncılık
Yayına Hazırlayan: Arsen Yarman
Baskı Tarihi: Ocak 2008
560 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Ermeni Edebiyatı, İnceleme, Seyahat Kitapları, Sosyoloji
Osmanlı Devleti’nde Yabancı Sermaye 1854-1914 – V. Necla Geyikdağı ‘Bir Hasta Adamın ve Bir Hastalığın Hikâyesi…’

V. Necla Geyikdağı ?Osmanlı Devleti?nde Yabancı Sermaye?de, Osmanlı?nın kapitalizmin ilk küreselleşme sürecine nasıl dahil edildiğini anlatıyor. Geyikdağı bunu, söz konusu...

Kapat