Siyah Deri Beyaz Maske – Frantz Fanon

siyah_deri_beyaz_maske1925’te Fransız sömürgelerinden biri olan, Karayipler’in Martinik adasında doğan ve 18 yaşında Nazilere karşı savaşmak üzere Fransız ordusuna katılan Fanon; yabancılaşma, sömürgecilik ve sömürgeciliğin psikolojisi üzerine yazılarıyla “ezilenlerin ve ötekileştirilenlerin sesi olmuş, Fransız ordusunda yer aldığı yıllar içinde “beyaz adam”ın ırkçılığıyla bire bir karşı karşıya kalmıştır.

Cezayir’in Fransa’ya karşı verdiği bağımsızlık savaşında Cezayir Ulusal Bağımsızlık Cephesi’nin yanında yer alan, 36 yaşında lösemiden hayatını kaybeden psikiyatrist, sosyolog, eylemci ve yazar olan Frantz Fanon ‘Siyah Deri Beyaz Maskeler / Ezilenlerin Psikolojisi ve Yabancılaşma’ adlı kitabı, beyaz bir toplumda siyah olmanın zorluklarını, sömürge kültürünün insan ruhu üstündeki etkilerini, Avrupa-merkezci psikoloji anlayışını, köle-efendi diyalektiğini ve tahakkümün psikolojik arka planını sorgulamıştır.
Fanon, ‘Siyah Deri Beyaz Maske’ adlı ilk kitabını psikiyatri asistanıyken yazmış ve bu ilk kitabıyla ırkçılığı tartışmaya açmıştır. ?Radyomu açtığımda, zencilerin Amerika?da linç edildiğini duyuyorum? diye yazar. ?Anlaşılan birileri bize yalan söylemiş. Meğer Hitler ölmemiş!?

“Bir ırkın başka bir ırkı sömürmesini öngören sistemlerin kurbanı durumundaki insanların sorunudur yabancılaşma, daha üstün olduğunu ileri süren bir uygarlığın başka bir dünyaya bakış, dünyayı yorumlayış formu üzerindeki hoşgörüsüne hedef olan insanların sorunudur yabancılaşma. Entelektüel yabancılaşma burjuva toplumunun bir ürünüdür.
İnsan, insana özgü bir dünyanın ideal var olma şartlarını yaratmak imkanını ancak benliğin yeniden ele geçirilmesi ve arındırılması yönünde göstereceği çaba ve özgürlüğün sürdürülmesi için taşıyacağı hassasiyet sayesinde bulacaktır.” Frantz Fanon

Kitabın Künyesi
Siyah Deri Beyaz Maske
Orjinal isim: Peau Noire, Masques Blancs
Frantz Fanon
Versus Kitap Yayınları / Düşünce Dizisi
Yayına Hazırlayan : A. Ekim Savran
Kapak : Bülent Arslan
Çeviri : Cahit Koytak
İstanbul, 2009, 1. Basım
261 sayfa

Kitabın Künyesi
Siyah Deri Beyaz Maskeler / Ezilenlerin Psikolojisi ve Yabancılaşma (Black Skin, White Masks)
Frantz Fanon
Sosyalist Yayınları
Çeviren: Mustafa Haksöz
İstanbul, 1996

Frantz Fanon ‘un Hayatı
(http://tr.wikipedia.org/wiki/Frantz_Fanon)
(Fort-de-France, Martinik, 20 Temmuz 1925 ? Vashington, DC, 6 Aralık 1961), kolonisizleştirme ve kolonileştirmenin psikopatolojisi konusunda belki de 20. yüzyılın en belli başlı düşünürüydü. Yapıtları, kırk yılı aşkın bir süre kolonileştirme-karşıtı kurtuluş hareketlerine esin verdi.

Martinik ve 2. Paylaşım Savaşı
Fanon, o zamanlar bir Fransız kolonisi, şimdiyse bir Fransız bölgesi olan Karayip Adası Martinik?te doğdu. Afrika köleleri, Tamil sözleşmeli hizmetçileri ve bir beyaz adam artyöreli melez bir aileye doğdu. Ailenin durumu, Martinikliler?e göre görece iyiydi ama orta sınıftan uzaktı. Yine de yalnız siyah öğrencileri kabul eden Lycée Schoelcher?in giderlerini karşılayabildiler.

Fransa, 1940?ta Naziler?in eline düştükten sonra, Fransız deniz güçleri Martinik?te durduruldu. Fransız askerler, adada durmak zorunda kalarak gerçek birer ırkçıya dönüştüler. Birçok taciz ve cinsel suistimal suçlaması yükseldi. Martinikliler?in Fransız Ordusu?nca suistimal edilmesi, Fanon üzerinde önemli bir etkiydi, çünkü bu, O?nun yabancılaşma duygularını ve kolonisel ırkçılığın gerçeklerinden iğrenmesini pekiştirdi. Fanon, onsekiz yaşında adadan ayrıldı ve Özgür Fransız Güçleri?ne katılmak üzere Dominica?ya yolculuk etti. Daha sonra Fransız ordusuna alındı ve Fransa?da, özellikle Alsace çarpışmalarında hizmet verdi. 1944?te Colmar?da yaralandı ve Croix de Guerre Madalyası aldı.

Naziler yenilgiye uğratıldığında ve Bağlaşık güçler Ren üzerinden Almanya?ya ?foto-gazetecilerle- geçtiklerinde Fanon?un alayı tüm beyaz olmayan askerlerden temizlendi ve siyah asker arkadaşları, onun yerine, Toulon?a gönderildi.

Fanon, 1945?te Martinik?e döndü. Dönüşü kısa sürdü. Orada, yaşamı üstünde en büyük etkiye sahip olacak olan arkadaşı ve akıl hocası Aimé Césaire?in parlamento kampanyasına katıldı. Fanon kendini hiçbir zaman komünist olarak tanımlamasa da, Césaire, komünist yaftasıyla, 4. Cumhuriyet?in ilk Ulusal Meclisi?ne Martinik?ten parlamento delegesi olarak katıldı. Fanon, bakaloryasını alacak kadar uzun kaldı ve sonra tıp ve psikiyatri çalışacağı Fransa?ya geçti. Yazın, drama ve felsefe çalışacağı, kimi zaman Merleau-Ponty?nin derslerine katılacağı Lyon?da eğitim gördü. 1951?de psikiyatride yeterlilik derecesi aldıktan sonra, psikopatolojide kültürün önemli ama çoğun gözardı edilmiş rolüne vurgu yaparak Fanon?un düşüncesini güçlendirecek olan köktenci Katalan François de Tosquelles gözetiminde psikiyatri stajı yaptı. Stajdan sonra, Fanon, Fransa?da, bir yıl daha ve sonra (1953?ten başlayarak) Cezayir?de psikiyatri uygulamalarını sürdürdü. 1956?da istifa edene dek kaldığı Cezayir?deki Blida-Joinville Psikiyatrik Hastanesi?nde başhekimdi.

Fransa
Fanon, Fransa?dayken ilk kitabını yazdı, Black Skin, White Masks (Kara Deri, Beyaz Maskeler), kolonisel boyun eğdirmenin insan ruhuna olan etkisinin bir çözümleyimi. Bu kitap, Fanon?un siyah bir insan, Fransa?da, Fransızlar?ca, deri rengi nedeniyle geri çevrilen Fransız eğitimli bir aydın olma deneyiminin kişisel bir anlatımıydı.

Cezayir
Fanon Fransa?dan ayrılıp, savaş sırasında bir süre askeri görev için bulunduğu Cezayir?e gitti. Blida-Joinville Psikiyatrik Hastanesi?nde psikiyatristlik işi buldu. Tedavi yöntemlerini köktencileştirmesi oradadır. Özellikle de, hastalarının kültürel artyöresine bağlı toplumsal sağaltıma başladı. Hemşireler ve stajyerler de yetiştirdi. Kasım 1954?te Cezayir devriminin başlamasıyla, Dr. Chaulet?yle bağlantılarının bir sonucu olarak, FLN?ye (Front de Libération Nationale, Ulusal Kurtuluş Cephesi) katıldı.

The Wretched of the Earth (Yeryüzünün Lanetlileri)?nde, Fanon, derinlemesine olarak, Fransız güçlerinin Cezayirliler?e yaptığı işkencelerin etkilerini tartıştı. Fransız paraşütçü birimlerinin işkenceye katılmaları gerçeği, işkenceye karıştıkları ileri sürülenlere ?olaylar? için af çıkarıldığı Fransa?da siyasal çalkantılara neden oldu. Terörizm zanlılarına işkence yapmayı açıkça onaylayan General Paul Aussaresses?in yaptıkları nedeniyle değil yeterince vicdan azabı sergilememesi nedeniyle yargılanması bundandır.

Fanon, Cezayir boyunca, özellikle Kabyle bölgesinde, Cezayirliler?in kültürel/psikolojik yaşamını çalışmak üzere kapsamlı yolculuklar yaptı. Kayıp çalışması, ?The marabout of Si Slimane? buna bir örnektir. Bu yolculuklar, aynı zamanda, gizli etkinlikleri, özellikle bir FLN üssünü gizleyen Chrea kayak alanına gitmesi için bir araçtı. 1956 yazında, ünlü ?Sömürge Bakanı?na İstifa Mektubu?nu kaleme aldı ve Fransız özümsemeci yetiştirme biçimiyle ve eğitimiyle arayı açtı. Ocak 1957?de Cezayir?den kovuldu ve Blida Hastanesi?ndeki ?isyan yuvası? dağıtıldı. Fanon, Fransa?ya gitmek üzere ayrıldı ve sonunda gizlice Tunus Kenti?ne yolculuk yaptı. Ömrünün sonuna dek yazacağı ?El Mücahit?in yayın kurulunun bir parçası oldu. Geçici Cezayir Hükümeti?nin Gana Büyükelçisi olarak da hizmet gördü ve Accra, Conakry, Addis Ababa, Leopoldville (bugün Kinşasa), Kahire ve Trablus?ta konferanslara katıldı. Bu dönemdeki kısa yazılarından çoğu, ölümünden sonra, Toward the African Revolution (?Afrika Devrimi?ne Doğru) kitabında toplandı. Bu kitapta Fanon, savaş stratejisi uzmanı olarak bile belirginleşir; bir bölümde, savaşa güneyden cephe açmayı ve erzak hattının nasıl oluşturulacağını tartışır.

Ölümü
Tunus Kenti?ne dönüşünde, üçüncü bir cephe açmak için Sahara?daki yorucu yolculuğundan sonra, Fanon?a, kan kanseri tanısı kondu. Tedavi için Sovyetler Birliği?ne gitti ve bir iyileşme yaşadı. Tunus Kenti?ne dönüşünde, vasiyetini, The Wretched of the Earth (?Yeryüzünün Lanetlileri?)?ni yazdırdı. Yatağa tutsak olmadığı zamanlarda, Cezayir-Tunus sınırındaki Ghardiamo?da ALN (Armée de Libération Nationale, Ulusal Kurtuluş Ordusu) subaylarına dersler verdi. Roma?da, Sartre?a son bir konuklukta bulundu ve daha fazla kan kanseri tedavisi için ABD?ye gitti. Washington, D.C.?de 6 Aralık 1961?de, ?İbrahim Fanon? adıyla öldü. Cenazesi Tunus?ta ziyaretçilere gösterildikten bir süre sonra, Cezayir?de gömüldü. Daha sonra, bedeni, Batı Cezayir?de, Ain Kerma?daki şehitliğe taşındı. Fanon, eşi Josie, oğulları Olivier ve kızları Mireille?de yaşıyor.

Yapıtları
Fanon, Black Skin, White Masks (?Kara Deri, Beyaz Maskeler?)?i, hala Fransa?dayken yazmış olsa da, yapıtlarının çoğu, Kuzey Afrika?da yazıldı. En büyük yapıtları, Year 5 of the Algerian Revolution?ı (?Cezayir Devrimi?nin 5. Yılı?, daha sonra A Dying Colonialism ?Can Çekişen Kolonicilik? adıyla yeniden basıldı) ve şimdiye dek kolonisizleştirme üstüne yazılmış en önemli yapıt olan The Wretched of the Earth (?Yeryüzünün Lanetlileri?)?ni bu dönemde yazdı. ?Yeryüzünün Lanetlileri?, ilk kez 1961?de, François Maspero?ca yayımlandı ve kitapta, Jean-Paul Sartre?ın önsözü vardır. Kitapta, Fanon, ulusal kurtuluş mücadelesinde sınıfın, ırkın, ulusal kültürün ve şiddetin rolünü çözümler. İki kitap da, Fanon?u, 3. Dünya?nın çoğunun gözünde, 20. yüzyılın başı çeken kolonileştirme-karşıtı düşünürü yaptı. Fanon?un üç kitabı, Esprit ve ?El Mücahit? gibi dergilerde çok sayıda psikiyatri makalesiyle olduğu kadar Fransız koloniciliğinin köktenci eleştirileriyle de desteklendi.

Yapıtlarının alımlanması, çok sayıda atlama ve yanlış içerdiği kabul edilen İngilizce çevirilerce etkilenmiştir, doktora tezini de içeren yayınlanmamış yapıtları ise, az ilgi gördü. Sonuç olarak, Fanon, çoklukla, şiddetin savunucusu olarak resmedildi. Fransızca özgün metinde, bunun böyle olmadığı açıktır. Üstelik, yapıtları, psikiyatrik konulardan siyaset, toplumbilim, insanbilim, dilbilim ve yazına dek geniş bir alanı kapsayacak ölçüde disiplinlerarasıdır.

Cezayirli FLN?ye (Front de Libération Nationale, Ulusal Kurtuluş Cephesi) katılımı, 1955?ten başlayarak, izlerkitlesini kolonileştirilmiş Cezayirliler olarak belirledi. Son yapıtı Les damnés de la terre (İngilizce?ye Constance Farrington tarafından The Wretched of the Earth, ?Yeryüzünün Lanetlileri? olarak çevrildi) onlara yönelikti. Ezilenlere, kolonisizleştirme kasırgasında ve yeni-kolonici/ küreselleşmiş dünyada karşılaşacakları tehlikelere karşı uyarı niteliği taşır.

Etkisi
Fanon?un kolonicilik-karşıtı hareketlere ve özgürlük hareketlerine esin verici bir etkisi olmuştur. Özellikle, Les damnés de la terre, İran?da Ali Şeraiti, Güney Afrika?da Steve Biko ve Küba?da Ernesto Che Guevara gibi devrimci önderlerin yapıtlarında başlıca bir etkidir. Bunların içinden yalnızca Guevara, Fanon?un şiddet kuramlarıyla ilgilenmiştir; Şeraiti ve Biko için Fanon?a temel ilgi, sırasıyla, ?yeni insan? ve ?siyah bilinci? dolayısıyladır. Fanon?un etkisi, Filistinliler?e, Tamiller?e, İrlandalılar?a, Kara Panterlere birçok ulusal harekete kendi kaderini belirleme fikri noktasında etki etmiştir.

Sanatta Fanon?a Gönderme Yapanlar
Müzik
* Rage Against the Machine, 1996 tarihli albümü Evil Empire?da, “Year of tha Boomerang” adlı parçada Fanon?u anıyor: “grip tha cannon like Fanon and pass tha shell to my classmate”. ?Yeryüzünün Lanetlileri?, albümün iç kapağında görünüyor.
* Rage Against the Machine?in eski üyesi Zack de la Rocha da, Last Emperor ve KRS-One?la yaptıkları ?C.I.A. (Criminals In Action)? adlı parçada Fanon?a gönderme yapıyor: “I bring the sun at red dawn upon the thoughts of Frantz Fanon, So stand at attention devil dirge, You’ll never survive choosing sides against the Wretched of the Earth.”
* Third Sight, 2006 tarihli Symbionese Liberation Album adlı albümlerindeki ?Will I Get Shot by a Dope Fiend?? adlı parçada Fanon?a gönderme yapıyor.
* Digable Planets, Coneheads adlı film müziğinde, Fanon?u anıyor.
* The Dialectics, 2006 tarihli ?Styles of Resistance? adlı albümlerinde ?Lost artists? adlı parçada Fanon?a gönderme yapıyor: “About face, a small place in this wreckless abandon, a new canon written out of the ashes of Franz Fanon.

Günümüz Sanatı
* Jimmie Durham, bir Amerika yerlisi kavramsal sanatçı, “Often Durham Employs…” (1998) adlı yapıtta, Fanon?dan bir alıntı alarak Fanon?a gönderme yapıyor: “The zone where the natives live is not complementary to the zone inhabited by the settlers.” (Fanon)

Kaynakça
Fanon?un Yazıları
* Black Skin, White Masks, transl. Charles Lam Markmann (1967: New York, Grove Press)
* A Dying Colonialism
* Toward the African Revolution
* The Wretched of the Earth, transl. Constance Farrington (1963: New York, Grove Weidenfeld)
* Toward the African Revolution, transl. Haakon Chavalier (1969: New York, Grove Press)
* “Reciprocal Bases of National Culture and the Fight for Freedom” A Speech by Frantz Fanon included in The Wretched of the Earth

Türkçe?de Fanon
* Frantz Fanon?un Türkçe?deki Kitapları (Ideefixe)[1]
* Yeryüzünün Lanetlileri. 2001: Avesta Yayınları
* Yeryüzünün Lanetlileri. 1994: Sosyalist Yayınları
* Siyah Deri Beyaz Maskeler Ezilenlerin Psikolojisi ve Yabancılaşma. 1996: Sosyalist Yayınları.
* Siyah Deri Beyaz Maske. 1988: Seçkin Yayınları
* Yeryüzünün Lanetlileri. Birleşik Yayıncılık.
* A. Faruk Özgür- Fanon?a Haksızlık [2]
* Tanıl Bora- Paris Vesilesiyle, Frantz Fanon ve Şiddet Sorunu – Birikim Dergisi, Aralık 2005, Sayı: 200, 83-87.[3]
* I. Gendzicr- Frantz Fanon Eleştirel Biyografik İnceleme- Ağustos 1997- Sosyalist Yayınlar [4]
* Jean Paul Sartre’in “Yeryüzünün Lânetlileri” için Yazdığı “Önsöz” [5]
* Dr. Ulaş Başar Gezgin- ?Ant İçeriz Yıkıcı Yıldırım Üstüne? ya da Yarım Yüzyıl Sonra Yeniden Fanon [6]
* Kaan DURUKAN- Yarım Yüzyıl Sonra Fanon’u Yeniden Okumak- [7]
* Ali Çakmak-“Garrrson! bana biy biya getiy” Virgül 6, Mart 1998, s.33-36 [8]
* Doç. Dr. Kemal Sayar- Sömürgeciliğin Karşısında Psikiyatr: Frantz Fanon. Yeni Symposium, 40(4), 140-150, 2002. [9]

Türkiye?deki Kütüphanelerde Fanon
Boğaziçi Üniversitesi: [10]

* Black skin, white masks GN645 .F313 1967 ? Les damnes de la terre DT33 .F3 1991
* A dying colonialism DT282 .F313 1970 ? Pour la révolution africaine : écrits politiques DT30 .F27 1969
* Die verdammten dieser erde DT33 .F315 1969 ? The wretched of the earth DT33 .F313 1967
* The wretched of the earth DT33 .F313 1968 Bilkent:
* Siyah deri beyaz maske. GN645 .F313 1988
* Black skin, white masks GN645 .F3613 1967
* Wretched of the earth DT33 .F313 1965
* The wretched of the earth. DT33 .F313 1968
* Yeryüzünün lanetlileri= Les damnes de la terre DT33 .F320 2001

İkincil Yazın
* Patrick Ehlen, Frantz Fanon: A Spiritual Biography (2001: New York, NY, Crossroad 8th Avenue) ISBN 0-824-52354-7
* Laura Chrisman & Patrick Williams Colonial Discourse and Post-Colonial Theory: A Reader (1994: New York, Columbia University Press)
* Lewis R. Gordon, Fanon and the Crisis of European Man: An Essay on Philosophy and the Human Sciences (1995: New York, Routlege)
* Lewis R. Gordon, T. Denean Sharpley-Whiting, & Renee T. White [edd] Fanon: A Critical Reader (1996: Oxford, Blackwell)
* Hussein M. Adam ?Fanon as a Democratic Theorist? in Nigel C. Gibson [ed.] Rethinking Fanon: The Continuing Dialougue (1999: Amherst, New York, Humanity Books)
* Samuel Oluoch Imbo An Introduction to African Philosophy (1998: Oxford, Rowman & Littlefield) ISBN 0-8476-8840-2
* Macey, David Frantz Fanon: A Biography (2000: New York, NY, Picador Press) ISBN 0-312-27550-1
* Ato Sekyi-otu Fanon’s Dialectic of Experience (1996: Cambridge, MA, Harvard University Press)
* Tsenay Serequeberhan The Hermeneutics of African Philosophy (1994: London, Routledge) ISBN 0-415-90802-7
* Christian Filostrat Interviews Frantz Fanon’s Wife Josie, November 16 1978, Howard University?s African-American Center.
* Olúfémi Táíwò ?Fanon? in Robert L. Arrington [ed.] A Companion to the Philosophers (2001: Oxford, Blackwell) ISBN 0-631-22967-1
* Alice Cherki, “Frantz Fanon.Portrait” (2000: Paris, Seuil)
* Nigel C. Gibson Fanon: The Postcolonial Imagination (2003: Oxford, Polity Press)
* Giovanni Pirelli, “Frantz Fanon: Opere scelte” (1976: Milan, erre emme)

Seven Ağır – Frantz Fanon: Dünyanın Lanetlileri Şimdi Nerede?
(http://dogudandergisi.blogspot.com)
Frantz Fanon otuz altı yaşında lösemiden öldüğünde Cezayir henüz bağımsızlığını kazanmamıştı. Dünya nüfusunun önemli bir kısmı bugün ?gelişmekte olan ülkeler? olarak nitelendirilen coğrafyalarda ?gelişmiş? hamilerinin buyruğu altında yaşıyordu. Batı hümanizmasının hâkim söylemi ?ilkel ve çocuk kalmış? toplumları uygarlaştırmak ve büyütmek sevdasından vazgeçmemişti henüz. Dünya iki kutupluydu ve bu iki kutbun arasında rüştünü ispatlayamamış bir üçüncü dünya, siyasette söz söyleme sırasının kendisine gelmesini bekliyordu.

Fanon 1925?te Fransız sömürgelerinden birinde, Karayipler?in Martinik adasında doğdu. 18 yaşında Nazilere karşı savaşmak üzere Fransız ordusuna katılan Fanon, savaştan sonra Fransa?da tıp ve psikiyatri eğitimi gördü. Kişisel deneyiminden yola çıkarak beyaz bir toplumda siyah olmanın imkansızlığını ve sömürge kültürünün insan ruhu üstündeki etkilerini anlattığı ilk kitabı Siyah Deri, Beyaz Maske?yi bu dönemde yazdı. 1953?te dokuz milyon Arap ve Berberi?nin bir milyon Fransız tarafından yönetildiği Cezayir?de psikiyatrist olarak çalışmak üzere Fransa?dan ayrıldı. Cezayir?de işgalin kültürel ve psikolojik etkileri üstüne çalışan Fanon, ulusal hareketin başlamasıyla birlikte Ulusal Bağımsızlık Cephesi?ne katıldı ve sınır dışı edilene kadar etkin olarak Cezayir?in bağımsızlığı için mücadele etti. 1961?de, ölmeden hemen önce, son kitabı Yeryüzünün Lanetlileri?ni tamamlayan Fanon?un eserleri birçok dile çevrildi ve sayısız çalışmaya konu oldu.

Fanon yazdıklarında o güne kadar üzerinde pek durulmayan bir konuya, tahakkümün kültürel ve ruhsal boyutuna eğilerek, emperyalizm ve ırkçılık karşıtı mücadelelere yeni bir bakış açısı kazandırdı. Cezayir?deki Fransız yönetimi işgal demekti ama dahası başka türlü olmayı öğrenmek, öğrenmek zorunda bırakılmak demekti. Başka bir dili, başka şekilde davranmayı, başka şekilde giyinmeyi, işgalcinin anladığı anlamda ?uygar insan? olmayı öğrenmeliydi işgal edilen ülkenin yerlisi. Kendi kültürünün aşağı olduğunu kabul etmeliydi. Fanon bu kültürel bozgunun yarattığı ruhsal tahribatı, işgal edilen toprakların asıl sahibinin kendi ülkesinde yabancılaşmasını bizzat gözlüyor; eğitimini aldığı Batı biliminin yerli karşısındaki kifayetsizliği ve kibri karşısında, deneyimi ile örtüşen özgün tıbbi yöntemler geliştiriyordu.

Doktorluğu siyasi duruşundan ayırmıyordu Fanon. İşgalin şiddetinin, işgalci güçlerin varlığı kadar, bu kültürel ufalanma ve aşağılanmada saklı olduğunu söylüyordu yüksek sesle. Bağımsızlık mücadelesinin, bu şiddeti, bu yabancılaşmayı sona erdirmenin yegâne yolu olduğunda ısrar ediyordu. Dönüştürücü bir gücü vardı direniş hareketlerinin. Yeni bir insan, yeni ve özgün kavramlar yaratmanın yolu mücadeleden geçiyordu. Fanon?un askeri zorun iktisadi ve siyasi tahakkümün olmazsa olmazı olduğu bir dönemde işgal altındaki halkın şiddete başvurmasını onaylaması ve şiddetin onarıcı gücünden bahsetmesini onaylamıyordu kimi solcu aydınlar. Fakat Fanon için şiddet eşitsiz koşullarda kendi kimliğinin aşağılığına inandırılmaya çalışılan bir birey için özsaygısını inşa etmenin ve işgalciye direnmenin tek vasıtasıydı. Kamusal bir siyasi alanın mevcut olmadığı bir dönemde işgal saf şiddet demekti ve ona karşı yalnız şiddet ile direnilebilirdi (Sekyi-Otu, 1996:118).

Bağımsızlık ile bitmiyordu mücadele. Bağımsızlığını kazanmış ülkeler, henüz kendi ulusal kültürlerini inşa edemeden, kendi yollarını çizemeden, kendi kaderlerini tayin etmelerini sağlayacak bir ulusal bilinç geliştiremeden Soğuk Savaş?ın sağladığı sözde avantajdan faydalanmaya, kapitalist ve sosyalist dünya arasında seçim yapmaya itiliyordu. Fanon ise yeni bir dünya hayal edebilmenin kendi yolunu bulma mücadelesinden, Üçüncü Dünya?nın hakkı olanı talep etme mücadelesinden geçtiğini söylüyordu. Gelişmekte olan ülkeler ne yol izleyeceklerine, neyi üreteceklerine, neyi ihraç edeceklerine kendileri karar vermeliydi. Fakat bizzat sömürü ile semirmiş gelişmiş ülkelerin elinde kaynaklar, bağımsızlığını yeni kazanmış ülkeyi yola getirmeyi sağlayan ve işbirliği koşuluyla dağıtılan birer silaha dönüşüyordu.

Tuzaklarla dolu bir yoldu bağımsızlıktan egemenliğe giden yol. Kehanette bulunmuyordu Fanon, uyarıyordu. Ulusal bağımsızlık mücadelesinin liderlerinin nihayet kavuştukları yönetimleri tekellerinde sultaya dönüştürme eğilimine karşı uyarıyordu. Yeni yeni ortaya çıkmakta olan şehirli üst sınıfların Batı burjuvazisinin bir karikatürü olmaktan öteye gidemeyeceklerini söylüyor, kendi çıkarları doğrultusunda sömürge mirasını uzatmaktan başka arzusu olmayacak bir kapitalist sınıftan burjuva toplumu yaratma beklentisinin yersizliğine işaret ediyordu. Yerli entelektüelin Batı?dan borç alınmış dili ile kendini gerçeğin tek ve hakiki savunucusu sanmaya yatkın kibrine ya da sözüm ona halkçı bir ilgiyle eski ve geleneksel kültürel formları şeyleştirmeyi marifet sayan takipçiliğine karşı uyarıyordu.

Bugün Yeryüzünün Lanetlileri?nin yazılmasının üstünden neredeyse elli yıl geçti. Cezayir?e bağımsızlık Fanon?un umut ettiği dönüşümü getirmedi. Tersine, tuzaklara takıldı bir bir bağımsızlık mücadeleleri. Pek çok eski sömürgede ulusal yönetim güçlü azınlıkların -generallerin ve bürokratların- eline geçti. Ulusal bağımsızlık mücadeleleri yerini etnik ve dini çatışmalara bıraktı. Gelişmekte olan ülkelerin ?bağımsız? yönetimleri iktisadi egemenliği ulusal ve uluslararası teknokratlara devretti. Postmodern söylenceler küreselleşme ve tek kutuplu dünyayı, ideolojilerin ve ütopyaların sonu ilan etti. Aydınlanma felsefesi eski cazibesini yitirdi. Görünürde ?gelişmiş? ülkelerin ?gelişmiş? devletleri, uygarlaştırma projesinden vazgeçti, bayrağı piyasanın serbest koşusuna devretti.

Kimilerine göre Fanon?un tarif ettiği mücadelenin koşulları ortadan kalktı. Bugün Birinci Dünya yalnız Batı?da değil çünkü; yalnız beyazlar değil zenginlikten ve güçten payına düşeni alan. Bugün ?gelişmekte olan? ülkelerde yalnız Batılı gibi giyinmek, Batılı gibi görünmek sevdasında olan egemenler değil söz söyleyen. Küreselleşme kültürel çoğulculuğu mümkün kıldı; ırkçılık, ayrımcılık, kültürel tahakküm ortadan kalkmadı şüphesiz, fakat çok yol kat ettik bu kimilerine göre.

Hakikaten dünyanın lanetlileri şimdi nerede?

Uygarlaştırılması gereken Üçüncü Dünyalar çoğalıyor Birinci Dünyalar içinde. Fanon?un pek güzel tarif ettiği Üçüncü Dünyalılığın ruh hali göçmenlerde ve kültürel azınlıklarda devam ediyor. Siyasi hayattan dışlanan, kültürel olarak hor görülen, iktisadi anlamda güçsüz kitleler Doğu?da ve Batı?da, Kuzey?de ve Güney?de azalmıyor. Gelişmiş ülkelerin gelişmemiş göçmenleri eğitilmesi gereken, topluma uyumu sorun teşkil eden taraf olarak en iyi ihtimalle özümlenmek ile ikinci sınıf kalmak arasında tercih yapmak zorunda bırakılıyor. Dünyanın geri kalmış bölgelerine uygarlık ve özgürlük götürme gerekçesiyle meşrulaştırılan işgaller ve askeri müdahaleler sona ermedi. Evrensel olarak sunulan kimi değerler makul olanın sınırlarını belirlemeye devam ediyor. Farklılıkların bir arada yaşayabildiği küresel bir kültür temenni eden nice yazar-çizer piyasa ekonomisini ve liberal demokrasiyi bu küresel kültürün olmazsa olmazı tayin etti. İktisadi eşitsizliğin doğal olduğu belletilirken doğduğu coğrafyanın, ırkın ve cinsiyetin sancısıyla uyanmaya devam ediyor yeryüzünün lanetlileri.
Bugün Fanon?u okumak insanlık durumunun değişmeyen yaralarını fark etmenin yanında daha iyi bir dünyanın ancak hakların ve kaynakların adil dağıtımı ile gerçekleşebileceğini hatırlatıyor.

Kaynakça
Fanon, Frantz. 2004. The Wretched of the Earth, çev. Richard Philcox. New York: Grove Press.
Fanon, Frantz. 1967. Black Skin, White Masks, çev. Charles Lam Markmann. New York: Grove Press.
Sekyi-Otu, Ato. 1996. Fanon?s Dialectic of Experience, Cambridge: Harvard University Press.

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme, Politika, Psikoloji
Yeryüzünün Lanetlileri – Frantz Fanon

"Fanon'u okuyun. Fanon, bu bastırılamaz şiddetin ne de bir bardak suda fırtına, ne barbar içgüdülerinin yeniden ortaya çıkışı ne de...

Kapat