Bu mini-makale derlememizde okuyacaklarınız, tarih içerisinde önemli şahısların bilimin o günkü konumu ve geleceğiyle ilgili bazı sözlerini içermektedir. Bu sözleri dikkatle okumanızı tavsiye ederiz. Günümüzdeki ünlü simaların ağızlarından çıkanlara ne kadar benzer olduğunu görmeye şaşıracaksınız. Böylece, televizyonlarda saatlerce boy gösterip, bilimden söz eden kimselerin ayaklarının yere ne kadar bastığını, tarihtekilerden öğrenebileceğinizi düşünüyoruz. Umuyoruz ki bilim hakkında konuşmadan önce düşünmenize katkı sağlayacaktır. İyi okumalar.
bilim
Bilim için “manga”lar – İzge Günal
Bilimi topluma sevdirmede, bilimi topluma maletmede ve hatta her düzeyde bilim eğitiminde bilim insanlarının biyografilerinin iyi bir araç olduğunu hep düşünmüşümdür. Kendi verdiğim derslerde kullanıyorum da.
Geçenlerde Bilim ve Gelecek Kitaplığından Soner Tuna?nın hazırladığı ?Tesla. Elektriğin Tanrısı? isimli kitap, daha doğrusu ?manga? yayınlandı. Okuyunca ?manga?ların bilim eğitiminde biyografi kitaplarından daha yararlı olabileceğini de düşünmeye başladım.
Sanırım önce biraz ?manga?lardan söz etmem gerek. ?Manga?nın, Japonca ?da çizgi romana yakın
21. Yüzyıl İçin Einstein (Bilim, Sanat ve Modern Kültüre Bıraktığı Miras) – Gerald Holton, Peter L. Galison, Peter L. Geller, Silvan S. Schweber
Ölümünden bu yana 50 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen Einstein’ın etkileri sadece fizikte değil toplum bilimlerinde de süregelmekte. ?21. Yüzyıl İçin Einstein? bu etkinin izlerini sürmeyi amaçlayan bir kitap. Dünyaca ünlü bilim tarihçileri Peter L. Galison, Gerald Holton ve Silvan S. Schweber’in editörlüğünü yaptığı ?21. Yüzyıl İçin Einstein?, tanınmış bilim insanlarının, sanat ve bilim tarihçilerinin Einstein değerlendirmelerine yer veriyor.
Bu geniş kapsamlı derlemede, önde gelen sanatçılar, bilim insanları, tarihçiler ve sosyal bilimciler Einstein?ın kendi çalışmaları üzerindeki etkilerini açıklayıp onun gelecek için anlamını ele alıyorlar. Bilim insanları
Gerçeğin Büyüsü / Neyin Gerçekten Doğru Olduğunu Nerden Biliyoruz? – Richard Dawkins (yazarın kendi sesinden kitabın video tanıtımı)
Büyünün pek çok çeşidi var. Doğaüstü büyü, atalarımızın bilimsel yöntemi geliştirmeden önce dünyayı açıklamak için kullandıkları büyüdür. Eski Mısırlılar gecenin varlığını, tanrıça Nut’un güneşi yutmasıyla açıklamışlardı. Vikingler gökkuşağının, tanrıların dünyaya uzanan köprüsü olduğuna inanıyorlardı. Japonlar depremleri dünyayı sırtında taşıyan dev bir kedibalığının kuyruğunu sallamasıyla açıklıyorlardı. Bunlar büyü içeren, sıradışı masallar. Ama bir başka büyü türü daha var ve bu büyü bu sorulara gerçek cevaplar keşfederken yaşadığımız keyifte yatıyor. Bu sözünü ettiğim, gerçeğin büyüsü, yani bilim.
Evrim Kuramı ve Bağnazlık – Cemal Yıldırım
“Evrim Kuramı yok sayılarak bilim yapılamaz. Bugün kendisine bilim insanı diyen bir kişi, dünyanın düz olduğunu, evrenin merkezinde bulunduğunu ve tüm gökcisimlerinin onun etrafında döndüğünü söyleyerek, yani Kopernik ile başlayıp Galilei ve Kepler ile devam edip Newton ile olgunlaşan evren anlayışını reddederek bilim yapabilir mi? İşte Evrim Kuramı da aynı değerdedir.
Evrende her şey her an değişim içindedir; evrim geçirir. Bilim, bu değişimin yasalarını bulma ve formüle etme etkinliğinin adıdır.
Gökkuşağını Çözmek (Bilim, Yanılgı ve Mucize Tutkusu) – Richard Dawkins
“Keats, Newton’ı, gökkuşağındaki renklerin kökenini açıklayarak ondaki tüm şiirselliği yok etmekle ve böylece onun gizemindeki büyüyü bozmakla suçlamıştı. Bu aydınlatıcı ve etkileyici kitapta Richard Dawkins, Keats’ın fazlasıyla yanıldığını ortaya koyuyor ve bilimsel anlayışın insanın yaratıcılığına nasıl esin kaynağı olduğunu ve
Soğuk Savaş Denkleminin İçinde Aklını Kaybeden Bilim ? Suat Kamil Aksoy
Soğuk savaşı insanlık tarihinin özel bir dönemi olarak kavrayabileceğimiz gibi sınıf savaşımının bir dolayımı olarak da görebiliriz. Yaşadığımız toplumun birbirine karşıt çıkarlarla tanımlı iki sınıfı arasındaki çatışma nesnel bir olgudur. Biz bu açıdan soğuk savaş kavramını geniş bir anlamda kullanacağız ve 1848 devrimlerini öncelediğini kabul edeceğiz. Burjuvazi ve proletarya arasındaki çatışma da öyle hayali bir şey değildir. Genel inanışın aksine bu antagonist çatışkının katastrofik bir prognoza işaret etmediğini düşünmekteyiz. Dünyanın güneş etrafındaki dönüşü de kütle çekimi ve eylemsizliği arasında oluşan çatışmanın özel bir çözümüdür.