Bilim için “manga”lar – İzge Günal

Bilimi topluma sevdirmede, bilimi topluma maletmede ve hatta her düzeyde bilim eğitiminde bilim insanlarının biyografilerinin iyi bir araç olduğunu hep düşünmüşümdür. Kendi verdiğim derslerde kullanıyorum da.

Geçenlerde Bilim ve Gelecek Kitaplığından Soner Tuna?nın hazırladığı ?Tesla. Elektriğin Tanrısı? isimli kitap, daha doğrusu ?manga? yayınlandı. Okuyunca ?manga?ların bilim eğitiminde biyografi kitaplarından daha yararlı olabileceğini de düşünmeye başladım.

Sanırım önce biraz ?manga?lardan söz etmem gerek. ?Manga?nın, Japonca ?da çizgi romana yakınbir anlamı var. Yakın diyorum çünkü ?manga?nın Amerikan kökenli çizgi romanlardan bazı farkları olduğu bilinmektedir. Gerçi ben günümüzde aralarında fazla bir farklılık kalmadığını düşünüyorum.

Esas olarak ?manga?lar çizgi romanlara göre daha abartılı ve siyah beyaz olarak çizilir. Ayrıca ?manga?lar daha küçük boyutlarda ama daha kalın olarak basılırdı. Bir başka farklılık ise ?manga?ların bir bütünün parçaları olarak ayrı ayrı basılmalarıydı. Yani, tek başlarına okunabilecekleri gibi, büyük bir roman gibi de ele alınabilirdi. ?Manga?ların tek bir yaratıcısı olurdu. Yani yazanı da, çizeni de aynı kişiydi. Amerikan çizgi romanları sadece çocuklara yönelik iken, ?manga?lar farklı yaş gruplarına özelikle de erişkinlere sesleniyordu.

Anlaşılabileceği gibi, bu farklılıkların nedeni ortaya çıkış koşullarıyla ilişkilidir. Bir yeraltı edebiyatı türü olan ?manga?ların yaratıcısının gizli kalması, cepte taşınabilmesi gibi özelikleri olması gerekiyordu. Amerikan çizgi romanları ise, adı üzerinde Amerikan tipi üretimin/kapitalizmin üretim biçiminin bir parçasıydı. Di?li geçmiş zaman kullanmamın nedeni artık aralarında yukarıda saydığım farkların kalmamış olmasındandır; tıpkı ABD ile Japonya arasında fark kalmadığı gibi. Bugün ?manga? kavramı, daha önce yayınlanmış bir eserin çizgi roman haline getirilmiş şekilleri için kullanılmaktadır.

Aslında ?manga?ları çok sevmem. İddia edildiği gibi okuma alışkanlığı kazandırdığını da düşünmüyorum (Sibel Özbudun?un belirttiği gibi, çocukluğumuzda Teksas-Tommiks okuyanlar hiç de okuma yazma alışkanlığı kazanmadılar sonrasında). Dahası, esas eserin büyüsünü bozması ve yüzeysel bilgi vermesi de diğer sorunları. Açın bakın Kapital veya Kafka ?manga?larını, ne dediğimi daha iyi anlarsınız.

Gelelim bilim insanlarının biyografilerinin konu edildiği ?manga?lara. Aslında Soner Tuna?nın yukarıda sözünü ettiğim kitabından başka hiç biyografik ?manga? okumadım. Okuduğum biyografiler içinde de tartışmasız en iyileri TÜBİTAK?ın bir dizi halinde yayımladığı 12 kitaplık seridir. (TÜBİTAK web sitesinde bu serinin sadece bir tanesi satışta görünüyor). Bu dizideki kitapların, diğer yaşamöyküsü kitaplarından üstünlüğü, bana göre, ciddi bir biçimde görsel içermeleridir. Bu görsellerin farklılık yaratanları ise günlük ve/veya çalışma yaşamına dair olanları değil, bizzat bilimsel çalışmalarına ilişkin, kendilerinin veya çalışma arkadaşlarının yaptığı çizimlerdir (yine bana göre). Pavlov?un deney düzeneği çizimleri, Tesla?nın hipotezleri, Mendel?in pedigrilerinin tam da ?manga? için olduğunu söyleyebilirim. Burada sadece uyumluluk değil, aynı zamanda çalışmaları çok daha iyi anlatma şansı var gibi görünmektedir.

Bu da çizerlere benim bir önerim olsun.

(http://haber.sol.org.tr/, 5.12.2013)

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Manga
Kapıların Dışında – Wolfgang Borchert

?Bize ihanet ettiler. Korkunç bir ihanete uğradık. Daha biz küçükken savaşıyorlardı. Ve büyüdüğümüzde savaşı anlattılar bize. Coşkuyla. Hep hayrandılar. Sonra,...

Kapat