«1978?in ocak ayıydı, bir grup Akademili arkadaş bizim evden çıktık.
Çakmak Caddesi var Adana?da, uzun, merkezi, çok kalabalık bir caddedir, orada karşımızdan gelen bıyıkları aşağı sarkık üç faşist tip pis pis bakarak bana doğru geldiler, ben huylandım tabii, bana bakarak geçtiler, tanımıyorum ama tipleri belli, dört beş metre geçtiler, durdular, döndüler, ben de döndüm, silah çektiler. O kalabalık caddede aynı anda ben de silahımı çektim. Kaçma imkanım yoktu çünkü, çok yakındılar ve yapacağım en iyi şey silah çekmekti. Onların silahı patladı aynı anda benimki de patladı. Çok yakın mesafeden