İnsanlık tarihinin gördüğü en müthiş casusluk örgütünün inanılmaz öyküsü Kızıl Orkestra, 1930’lu yıllarda yaklaşan faşizm tehlikesine karşı, başta Almanya, Fransa olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde her meslek ve sınıftan insanı örgütleyecek adeta İkinci Dünya Savaşı’nı beklemeye başlayan devrimci bir örgüttür. Savaşın başlamasıyla birlikte, hazırladıkları verici istasyonlarını harekete geçirip, müthiş bir haber alma ve ulaştırma şebekesi kurdular. Almanlar’ın dinleme istasyonlarını atlatarak, çözülmez şifrelerle Gestapo’yu şaşkına uğrattılar. Alman gizli servislerinin argosunda bir şebekenin patronuna orkestra şefi denir. Çalgıcıların müziğini düzenler, yönetir. Aralarında önemlilik açısından birincilik piyanistindir. Bu da anlaşılacağı gibi “Müzik Kutusu” denen vericisini piyano çalarcasına kullanan telsizcidir. Bu nedenle devrimci militanların oluşturduğu bu örgüte Naziler Kızıl Orkestra adını takmışlardı.