Etiket: Öykü Dizisi

“Kumrunun Gördüğü” adlı kitaba dair – Ümit Cingöz

Kumruların, kedilerin, parça parça edilen gemilerin görebildiği; ama dikkat edilmezse herkesin göremediği öyküler… Gerek kurgudaki, gerek içerikteki özgünlük ve arayış kendine has bir öykü dilini ve kurgusunu yakalamayı başarıyor. Öykülerin çoğu klasik kurgunun dışında gelişiyor. Gerçeğin nerede başladığı, nerede ?üste? çıktığı, nerede derine indiği kestirilemiyor. Öykülerin bu yönü de ?Büke Öykücülüğünün? özgün yönünü oluşturuyor. Büke

okumak için tıklayınız

Bozkır Gelini – Bekir Yıldız

Yeşil-kırmızı ışıklı bir yol kesiminde durdu araba. Atiye’nin düşündükleri de durdu sanki… Kafesli demir pencereden içeriye girdi köy. Çevresine bakındı. İki jandarmanın arasındaydı hâlâ. Elleri kelepçeliydi. Gelin gittiği o ilk gece, o ilk gecenin üzerinden geçen geceler neredeydi şimdi? Everest Yayınları, Türk edebiyatının en yetkin kalemlerinden Bekir Yıldız’ın kitaplarını yayımlamaya Bozkır Gelini’yle devam ediyor. Bekir Yıldız, bu

okumak için tıklayınız

Sebzeler Kraliçesi Fasulye – Nemika Tuğcu

Nemika Tuğcu?nun ?Sebzeler Kraliçesi Fasulye?si, heyecan verici bir güzellik yarışması için birbiriyle kapışan sebzeleri anlatıyor. Bu yarışmaya, kraliçe olmak isteyen neredeyse tüm sebzeler katılmıştır. Lahana kardeşler, biber ailesi, domates, fasulye, kereviz, kabak, soğan, sarmısak, bamya, brokoli, enginar ve patates, çok sayıda adaydan yalnızca birkaçı. Tüm sebzeler hünerlerini ve faydalarını öve öve bitiremediği yarışma, tam bir

okumak için tıklayınız

Tanığın Biri (Toplu Öyküler) – Şükran Kurdakul

“Kurdakul’un bir başka olumlu yanı da şu: Kişilerine olduğu kadar konularına da genellikle sınıfsal bir görüşle yanaşması… Onları bir yandan acı sınıf gerçeğine, öbür yandan da bozuk toplum düzenine bağlayarak işlemesi… Daha da iyisi, bu işleyişi eleştirici, toplumcu bir anlayışa yaslandırması ve bunu, hikâyenin özgül yapısını zorlamadan rahat ve yumuşak bir biçimde gerçekleştirmesi…” -Asım Bezirci-

okumak için tıklayınız

Cellat Ağlıyor – İrfan Yalçın

Ama sonra sonra, ışıktan karanlığa, karanlıktan ışığa gidip gelmelerle geçen ve iki kelebek ömrü kadar süren bir zamanın ucunda, bir kurtarıcı gibi görüyor işkenceci avcısını ve içindeki sonsuzluğun bittiğini duyumsuyor; artık var mı yok mu onun için uçuyor ve avlıyor; uzun uzun uçmalardan, avlardan ona dönüyor; alıp başını gitmiyor eski günlerinin uçsuz bucaksız özgürlüğüne; bulutlara

okumak için tıklayınız

Öylesine Bir Öykü – Anton Çehov

Everest Yayınları, edebiyat dünyasının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov’un tüm yapıtlarını yayımlamaya devam ediyor. Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı özenli çevirileriyle kronolojik olarak yayımlanan Çehov kitaplığının beşinci cildi Öylesine Bir Öykü, 1888-1891 yılları arasında yazılmış 15 öyküyü kapsıyor. Yazarın olgunluk çağının meyveleri sayılabilecek öykülerin yer aldığı bu kitap, dünya klasikleri arasındaki en

okumak için tıklayınız

Makar Çudra – Maksim Gorki. Bilim aklın şiiridir; şiir de yüreğin bilimidir.

Rusça’da “acı” anlamına gelen Gorki takma adını kullanan Aleksey Maksimoviç Peşkov, edebiyata ilk adımını 1892 yılında ‘Makar Çudra’ öyküsü ile attı. Daha ilk öykülerinden başlayarak eserlerinde bir iyimserlik, insanın yaratıcı gücüne duyulan sonsuz güven ve aktif bir hümanizma göze çarpar. Rusya’nın geçirdiği çalkantıları, kapitalizmin gelişme sürecini, emekçilerin mücadelesini konu alan eserleri Rusya’da ve Dünya’da büyük yankı

okumak için tıklayınız