Etiket: Sessizlik

Wittgenstein, Susma Felsefesi: Susmanın Felsefesi Var mıdır ve Mistisizmle Nasıl Kesişir?

Susmanın Anlam Arayışı İçindeki Yeri Susma, insan düşüncesinin sınırlarını sorgulayan bir kavram olarak felsefede önemli bir yer tutar. Wittgenstein’ın “hakkında konuşulamayan hakkında susmalı” ifadesi, dilin sınırlarını ve insanın anlam arayışını ele alan bir dönüm noktasıdır. Bu ifade, dilin yalnızca belirli olguları ifade edebileceğini, ötesindeki alanların ise sessizlikle karşılanması gerektiğini öne sürer. Susma, burada bir eksiklik

okumak için tıklayınız

Batı’nın Doğuyu Temsil Biçimleri ve Sessizliğin Sorgulanması

Temsilin Eleştirisi Batı’nın Doğu’yu temsil etme biçimleri, tarih boyunca bilgi üretiminin ve kültürel söylemin bir aracı olarak kullanılmıştır. Bu süreç, Doğu toplumlarının karmaşık gerçekliklerini basitleştiren, genelleyici ve çoğu zaman ötekileştirici bir çerçeve sunar. Bu temsil, bilimsel söylemler, edebiyat, sanat ve medya aracılığıyla inşa edilerek, Doğu’nun egzotik, geri kalmış veya gizemli bir alan olarak algılanmasını sağlamıştır.

okumak için tıklayınız

Barbarın Kahkahası: Sessizliğin Travmatik Yankıları ve Grotesk Eleştirinin İzleri

Sessizliğin Psikolojik Temelleri Travmatik kahramanın sessizliği, romanın merkezinde yer alan bireysel ve kolektif yaralanmaların bir yansıması olarak işlev görür. Sema Kaygusuz’un Barbarın Kahkahası’nda, Mavi Kumru Moteli’nde konaklayan karakterler arasındaki etkileşimler, özellikle ergen Ozan’ın içe kapanıklığı üzerinden, dış dünyanın baskılayıcı dinamiklerine karşı bir direniş biçimi sergiler. Bu sessizlik, bireyin simgesel düzen içindeki konumunu sorgulatan bir mekanizma

okumak için tıklayınız

Mutluluğun İllüzyonu mu Gerçekliği mi: Barış Bıçakçı ve Ayfer Tunç’un Eserlerinde İnsan Deneyiminin Karşıt Yüzleri

Sessizliğin Ağırlığı ve Kimliğin Peşinde Koşu Barış Bıçakçı’nın Bizim Büyük Çaresizliğimiz adlı eserinde, karakterlerin iç dünyası, sessiz bir kabulleniş ve duygusal bir tıkanıklık etrafında şekillenir. Ender ve Çetin, Nihal’e duydukları ortak sevgiyle yüzleşirken, bu duygu onları ne bir eyleme ne de bir çözüme yönlendirir. Onların çaresizliği, içsel bir duraklama ve ifade edilemeyen bir yük olarak

okumak için tıklayınız

Küçük Deniz Kızı’nın Sessizliği: Toplumsal Susturmanın Yankıları

Bireysel Özveri ve Toplumsal Beklentiler Küçük Deniz Kızı’nın sesini kaybetmesi, bireyin kendi benliğini feda ederek toplumsal kabul arayışına girişmesinin çarpıcı bir örneğidir. Masalda, deniz kızı, insan dünyasına ait olma arzusuyla sesini cadıya teslim eder. Bu, bireyin kendi özünü, toplumun sunduğu bir ideale ulaşmak için terk etmesi olarak okunabilir. Kadınların tarih boyunca karşılaştığı toplumsal beklentiler, genellikle

okumak için tıklayınız

Drive Filmindeki İsimsiz Sürücünün Varoluşsal ve Etik Boyutları: Kierkegaard, Kant ve Nietzsche Perspektifleri

Drive filmindeki isimsiz sürücünün sessizliği, yalnızlığı ve kahramanca eylemleri, felsefi düşünce sistemleriyle derin bir ilişki kurar. Bu metin, sürücünün varoluşsal kaygısını Kierkegaard’ın kavramlarıyla, etik duruşunu ise Kant’ın ödev etiği ve Nietzsche’nin üstinsan ideali üzerinden değerlendirir. Sürücünün Sessizliği ve Varoluşsal Kaygı İsimsiz sürücünün sessizliği, yalnızca bir kişilik özelliği değil, aynı zamanda varoluşsal bir duruşun göstergesidir. Kierkegaard’ın

okumak için tıklayınız

Arvo Pärt’in Tintinnabuli Stili ile Husserl’in Epokhé Yönteminin Kesişimi

Sessizliğin Düşünceyle Buluşması Arvo Pärt’in tintinnabuli stili, müziğin minimalizme ve manevi bir arayışa yöneldiği bir yaklaşımı temsil eder. Bu stil, basit melodik yapılar ve bir ana tonal merkez etrafında dönen armonik bir çan sesi (tintinnabuli) ile karakterizedir. Pärt, bu yöntemi geliştirirken, modern dünyanın karmaşasından uzaklaşarak bir tür içsel dinginlik arayışına yönelmiştir. Benzer şekilde, Edmund Husserl’in

okumak için tıklayınız

Ermenilerin Zorla Müslümanlaştırılması – Taner Akçam

Türkiye’de Ermeni soykırımını tartışmayı zorlaştıran, yok farz edilen, yapısal ve inşa edilmiş çeşitli engeller var. Sessizlik, inkâr ve asimilasyon bu engellerin jenerik isimleri olarak telaffuz edilebilir. Taner Akçam, Ermenilerin Zorla Müslümanlaştırılması’nda bir araya getirilen makalelerinde bu engelleri çeşitli örnekleri ile tartışıyor. Kitapta yer alan ilk makalede Akçam, Ermeni soykırımı meselesiyle neden ve nasıl ilgilenmeye başladığını,

okumak için tıklayınız

Osmanlı Ermenilerinin asimilasyonu

Taner Akçam, yeni kitabında Ermenilerin dininin zorla değiştirilmesi ve asimilasyon süreçlerini inceliyor. Kitapta Talat Paşa’nın ihtida edenlerin tehcirden muaf tutulması emrini daha sonra nasıl geri çektiği de anlatılıyor. Taner Akçam bugün belki de Türkiye’nin en ihtilaflı meselelerinden biri olan “Ermeni Sorunu” ve bunun etrafında dönen tartışmalarla ilgili resmi Türk tarih tezini ciddi biçimde sorgulayan, onun

okumak için tıklayınız