Osmanlı Ermenilerinin asimilasyonu

Taner Akçam, yeni kitabında Ermenilerin dininin zorla değiştirilmesi ve asimilasyon süreçlerini inceliyor. Kitapta Talat Paşa’nın ihtida edenlerin tehcirden muaf tutulması emrini daha sonra nasıl geri çektiği de anlatılıyor.

Taner Akçam bugün belki de Türkiye’nin en ihtilaflı meselelerinden biri olan “Ermeni Sorunu” ve bunun etrafında dönen tartışmalarla ilgili resmi Türk tarih tezini ciddi biçimde sorgulayan, onun tabularını zorlamaya çalışan biri. Bunu yaparken de biliminsanı olduğunu unutmadan, eleştirel bir tarih yazımı perspektifi içeren çalışmalara imza atan cesur bir tarihçi.

İlk elden vurgulamakta fayda var ki Akçam’ın çalışmalarında yoğun bir biçimde kullandığı farklı belge ve arşiv malzemelerinin dar bir ampirizm içerdiğini söylemek haksızlık olur. Zira Akçam, bu belge ve bilgi yığını ile ele aldığı sorunsalın, dönemin karmaşık sosyal, politik ve tarihsel süreçlerle olan rabıtasını dikkate alarak bir metodolojik çerçeve oluşturuyor. Bu noktalara ek olarak Akçam’ın her ne kadar bilimsel çalışma yaptığı gerekçesiyle asgari bir “akademik objektifliğe” sahip olması gerektiği ön kabulünü veri alsak da, objektif olmak ile tarafsız kalmak arasındaki ince nüansı da kaçırmamak elzem. Aksi takdirde Akçam’ın derinlemesine incelediği sorunun “tehlikeli sularına” nasıl cesurca ve gerçek vicdan sahibi bir biçimde indiğini gözden kaçırmış oluruz ki bu da Akçam’a fazlasıyla haksızlık olur.

Akçam, Ermenilerin Zorla Müslümanlaştırılması: Sessizlik, İnkâr ve Asimilasyon kitabında bu meselenin bir hayli ihmal edilen veçhesini derinlemesine masaya yatırıyor: Ermenilerin tehcir ve soykırım sürecinde zorla din değiştirmesi ve asimilasyonları… Esasında Akçam’ın bu son kitabı üç ayrı müstakil makaleden teşekkül ediyor. Birinci makale daha çok kendisinin Ermeni soykırımı ile neden ve nasıl haşır neşir olduğu üzerine odaklanan âdeta bir kişisel günce niteliğini taşıyor. İkinci makale ise son dönemde ülkemizdeki önemli tarihçiler tarafından üzerinde uzun süre tartışılan Osmanlı ordusunda görevli, Ermeni yüzbaşı Sarkis Torosyan’ın anıları ile alakalı yapılan tartışmaları mercek altına alıyor. Bu makalenin bir meslek olarak tarihçiliğin nasıl icra edilmesi gerektiği üzerine önemli bakış açıları sunduğunu belirtmek isterim.

Taner Akçam

Kitabın ana gövdesini ise Akçam’ın tafsilatlı bir şekilde ele aldığı ve Osmanlı arşiv belgeleri ile zenginleştirdiği Ermeni tehciri ve soykırımı sürecinde ihtida eden/ettirilen bilhassa Ermeni dul, yetim kız ve erkek çocukları üzerine yoğunlaştığı makale oluşturuyor. Bir noktanın altını çizmekte fayda var: Lemkin’in soykırım kavramını referans aldığımızda zorla din değiştirmeyi soykırımı tanımlayan yapısal unsurlardan biri olarak değerlendirmek mümkün. Zira soykırım yalnızca fiziki imha ile sınırlı değildir. Zorla asimilasyon da soykırım süreçlerinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Hayatta kalma stratejisi
1915-18 döneminde zorla asimilasyon, birbiriyle ilintili tarzlarda kuvveden fiile geçirilmiştir. Birincisi, belli kriterlere göre seçilen Ermeniler zorla Müslümanlaştırılmışlardı. İkincisi, özellikle on iki yaş ve altı çocuklar ya yetimhanelerde toplanıp ya da Müslüman evlere dağıtılarak Türk-İslam kültürüne göre yetiştirilmişlerdi. Üçüncüsü kadınlar ve özellikle genç kızlar zorla Müslüman yapıldıktan sonra Müslüman erkeklerle evlendirilmişlerdi. Akçam bu çalışmasında, 1915-18 Ermeni soykırımı süreci boyunca Ermenilere yönelik merkezi otorite tarafından sistemli bir biçimde uygulanan bir zorla asimilasyon politikasının varlığını iddia ediyor.

Esasında Ermenilerin Müslümanlaştırılması süreci Abdülhamit dönemine, 19. yüzyılın sonuna kadar götürülebilir. 1894-96 dönemindeki Ermeni katliamlarından hem önce hem de sonra bu süreç gerçekleşmiştir. Bu dönemdeki katliamlar, Ermenilerin reform taleplerinin sertçe bastırılması amacını taşır. O dönemde Ermeniler Doğu Anadolu’da, Kürt ve Çerkez toplulukların, aşiretlerin saldırısına maruz kalmakta, hasatları talan edilmekte ve evleri yakılmaktaydı. Bir taraftan İstanbul’a merkeze vergi ödeyen Ermeniler, diğer taraftan Kürt aşiretlere de haraç vermekteydi. Bazı Ermeniler bu ortamda ihtida yolunu yani Müslüman olmayı seçti. İhtida, bu anlamda, gadre uğrayan Ermeniler için hayatta kalma stratejisi gibiydi.

1915-18 döneminde ise tehcirin ölüm olduğunu gören Ermenilerin ihtida talepleri Haziran 1915’te ortaya çıkar. Talat Paşa, 22 Haziran 1915 tarihli bir telgrafla, bireysel ve toplu tüm ihtidaların kabulünü ve bunların tehcirden muaf tutulmasını emreder. Buna göre Müslüman olan Ermeniler Suriye’ye tehcir edilmeyecek ama Anadolu içinde yerleri değiştirilecek, dağıtılacaklardır. Ama bu telgraftan sadece üç hafta sonra, politika değişir. Talat Paşa söz konusu Ermenilerin sırf tehcirden kurtulmak için ihtida ettiklerini belirtip, çeşitli vilayet ve kazalara gönderdiği telgraflarında “İhtida etseler de tehcir edin” der.

Akçam’ın kitabında etraflıca ele aldığı üzere zorla asimilasyon veya ihtida İttihat ve Terakki döneminde süreklilik arz eden bir politika ekseninde gerçekleştirilmemiştir. Zira bu dönem dönem ara verip yeniden ancak farklı düzenlemelerle uygulamaya koydukları bir politikadır. Akçam, bu uygulamaları kitabında derinlemesine işliyor ve İttihatçıların ihtida politikasına ilişkin uygulamalarını Osmanlı belgelerini veri alarak ustalıkla ortaya koyuyor.

Akçam’ın üzerinde durduğu bir diğer mesele ise tehcir sürecinde yetim bırakılan Ermeni çocukları ile ilgili nasıl bir politika izlendiği. O dönemde Maarif Nezareti tarafından çıkarılan talimatnameye göre 12 yaşın altındaki çocuklar “talim ve terbiyeleri” içinde devlet yetimhanelerine yerleştirilecek, geri kalan çocuklar ise nüfuzlu ailelere dağıtılacaktır. Diğer çocuklar ise Müslüman köylerindeki fakir ailelere 30 kuruş aylık bağlanarak verilecektir. Burada “talim ve terbiye”den kasıt söz konusu yetim Ermeni çocuklarının devlet eliyle Türkleştirilmesidir.

Ermenilerin zorla asimilasyonuna dair yukarıda serdettiğimiz bütün bu süreçleri ve unsurları Osmanlı arşivlerinden edindiği belgeler çerçevesinde yetkin ve nüanslı bir biçimde ele alan bu çalışma, aynı zamanda Ermeni Soykırımı literatüründe kayda değer bir boşluğu da dolduruyor. Daha da önemlisi bu meseleyi Ermenilerin imha sürecinden kopuk ele almadan, tarihsel bağlamına yerleştirmeyi başarıyor.

ÜMİT KURT
30.01.2015 http://kitap.radikal.com.tr/

ERMENİLERİN ZORLA MÜSLÜMANLAŞTIRILMASI
Sessizlik, İnkâr ve Asimilasyon
Taner Akçam
İletişim Yayınları
2014, 252 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Ermeni Edebiyatı, İnceleme, Politika, Sosyoloji, Tarih
Sağlık Olsun! – Zafer Köse

Otomatik kapı gülümser gibi açılıyor. Klimalı hava perdesinden geçerek büyük binaya giriyorum. Hastane binasının koridorunda yürürken içim ferahlıyor! Kaldırımı olmayan...

Kapat