Tarihte Bilim 2 cilt – J. D. Bernal

J. D. Bernal?in uzun ve özverili çalışması ?Tarihte Bilim?de, ilk insan topluluklarından 20. yüzyılın ortalarına kadar bilim-teknik ve toplumsal yaşam arasındaki ilişkiyi tarihsel olarak inceliyor. Kitap, bilimin bugünkü durumunu anlamamız açısından öğretici bir çalışma. Aynı zamanda geleceğe dair de hayal kurabilmemizin önünü açıyor.
Bilim ve teknikteki gelişmeler baş döndürücü. Onlarca yayın ve makale her gün yeni gelişmelerle dolu. Gazete köşeleri, bilim dergileri ve televizyondan bu gelişmeleri takip etmek mümkün. İnternet ise bu alanda sınırsız imkânlar sunuyor. Ancak bu cephede her şeyin sorunsuz ilerlediğini söylemek fazla iyimserlik olur… 20. yüzyıl, bilim ve teknikteki ilerlemelerin hiç olmadığı kadar hızlı geliştiği bir çağ olarak diğer dönemlerden ayrılır. Bilimin sayısız kola ayrılması ve bu durumun kaçınılmaz olarak uzmanlaşma alanları yaratması kadar doğal bir şey olamazdı. Ancak bu durum, bilim felsefesinin yani bu uzmanlaşma alanları arasında kurulacak bağın zayıfladığı bir süreci de beraberinde getirdi. Bu, günümüz bilimsel gelişmelerinin temel sorunlarından biri diyebiliriz. Uzmanlaşmanın ve bu felsefi zayıflığın getirdiği diğer bir sorun ise özellikle fizikte kendini gösterir. Madde üzerindeki bilgilerimiz atom altı parçacıklara yöneldikçe, bu alandaki çalışmada büyük bir teknolojiyi, sabırlı-özverili bir çalışmayı ve teorik (felsefi) bütünlüğü gerekli kıldı. Ve uzunca bir zamandır fizik teorik anlamda (nedenlerini burada tartışamayacağımız) aynı sorunlar üzerinde tartışmaktan çok da öteye gidemedi. Bunun yansımalarını Kaos teoreminde görebiliriz. Özellikle genç bilim insanlarının Kaos teoremine duyduğu ilginin yaygınlık kazanması, fiziğin bu bunalımından kaçışın bir göstergesi diyebiliriz. Sonuçta Kaos teoremi bir panzehir olarak hem felsefi hem de bilimsel-teknik açılımlar sunuyordu. İşte fiziğin bu bunalımı, genel anlamıyla bilimin içinde bulunduğu durumdur. Yeni bir alan olarak ?her derde deva? genetikteki gelişmeler bu açığı kapatabilir mi göreceğiz.

Günlük yansımalar
Bu felsefi zayıflık bilim alanında tartışma yürütülmüyor anlamına gelmiyor elbette. Bilim-teknoloji ilişkisi pek çok kez incelenmiş ve değişik yayın organlarında işlenmiştir. Bu yaygınlığı; kitaplar, bilim-teknik dergileri, gazetelerin bilim ekleri, televizyon ve benzerlerinde görebiliriz. Çünkü bilim ve teknikteki gelişmeler 20. yüzyılda yaşamımızın ayrılmaz bir parçasına dönüşmüş durumda. Hal böyle olunca, bilim ve teknoloji konusunda hepimizin söyleyeceği bir şeyler vardır. Hatta birçok kez bu tartışmaların günlük siyasetin ayrılmaz bir parçası olduğunu da görürüz. Örneğin bir eğitim politikası, belkide birçoğumuzun çok az bildiği kuantum teorisi ile açıklanmaya çalışılıyor. Newton fiziği eskide kalmış eğitimin bir ifadesi olurken kuantum teorisi yeni eğitim programının simgesine dönüştürülüyor. Çağımızın bilimi diyebileceğimiz genetikteki gelişmeler, gazete köşelerinde ?iyi? ve ?kötü? olanın belirleyicisi ya da hastalıkların tedavisinde bir umut olarak aktarılıyor. Evrim kuramı ise olanca güncelliği ile siyasetin baş aktörü durumunda. Elbette ki bu durum bilim ile günlük yaşantımız arasında kuracağımız bağın çok azını açıklamaya yetebilir. Hatta diyebiliriz ki bilim ve yaşantımız arasındaki bu geçişler çoğu zaman yanıltıcıdır da. Bilime açıldığını sandığımız bu kapının arkasında bambaşka kaygılar olduğunu görebilir ya da hissedebiliriz.
Bilimin genel bunalımı ve günlük yansımalarını anlayabilmek, birikimci bir geleneğe sahip olan bilimin tarihine ve etkilerine bakmayı zorunlu kılar. Bugün buna her zamankinden daha çok zorunluyuz belki de. Bu konuda bize yardımcı olacak önemli bir eser Evrensel Basım Yayın tarafından yeniden basıldı. J. D. Bernal?in uzun ve özverili çalışması Tarihte Bilim kitabı, ilk insan topluluklarından 20. yüzyılın ortalarına kadar bilim-teknik ve toplumsal yaşam arasındaki ilişkiyi tarihsel olarak inceliyor. Bernal?in çalışmasının bugün yeniden basılması bilimin yukarıda kabaca özetlediğimiz genel durumu nedeniyle bir zorunluluk aynı zamanda. Bu nedenle Tarihte Bilim kitabının bazı özelliklerine değinmekte fayda var.
Bernal çalışmasında, bilimin atılım yaptığı toplumsal devrim dönemlerine özel bir önem göstermiştir. Bu dönemlerde bilimin oynadığı rol ve devrimlerin hemen ardından gericileşen iktidar yapıları bilim ve toplum ilişkisinde belli tekrarlar gibi görülebilir. Ama Bernal bu durumu her dönemin kendine has özellikleriyle birlikte ele almıştır. Kitap kapsayıcılığı açısından da ayırt edicidir. Çalışmanın amacına ulaşması için bu bir zorunluluktu, diyor Bernal. Yeri gelmişken kitabın amacını Bernal?in kitaba hazırladığı giriş kısmından aktaralım: ?Bu kitap, bilimin gelişimi ile insanlık tarihinin diğer cephelerinde görülen gelişmeler arasındaki ilişkileri tanımlama ve yorumlama çabasıdır. Başlıca amacı, bilimin toplum üzerindeki etkisinden kaynaklanan bazı temel sorunların kavranmasına yardımcı olmaktır.?
Elbette böyle bir yapıt hazırlarken yazarın nasıl bir yöntem kullandığı da önemlidir. Burada şunu söylemekle yetinelim; Bernal bilim ve toplum ilişkisini durağan değil, birbirini sürekli etkileyen dinamik bir süreç olarak ele almıştır.

Geleceğe dair
Tarihte Bilim kitabı, bilimin bugünkü durumunu anlamamız açısından öğretici bir çalışma. Aynı zamanda geleceğe dair de hayal kurabilmemizin önünü açıyor. Bernal?in bilimin geleceğine dair hayali ise şu cümlelerde kendini ele veriyor: ?Uygarlığın başlangıcında bilim büyücünün, aşçının ya da nalbantın yaptığı işin bir yönünü oluşturuyordu yalnızca. Ancak, 17. yüzyılda bağımsız bir statü kazanmaya başladı; ki bu bağımsızlığın kendisi de, olsa olsa geçici bir evre olabilir. Belki de gelecekte bilimsel bilgi ve yöntem toplumsal yaşamın tümüne öylesine nüfus edecek ki, bilim bir kez daha tek başına ayrı bir varlık olmaktan çıkacaktır.?
Son olarak şunu diyebiliriz; bilim ile insanlığın gelişimi arasındaki bağları ve etkileri gözlemleyebilmek öncelikle sitemli bir bilgi birikimini gerektirir. J. D. Bernal?in uzun ve özverili çalışması Tarihte Bilim bu birikimi elde etmek isteyenler açısından önemli bir çalışma.
Fırat Çaralan, 07/11/2008 tarihli Radikal Gazetesi Kitap Eki

“J. D. Bernal?in uzun yıllar emek verdiği, özenli çalışması ?Tarihte Bilim? kitabı, ilk insan topluluklarından 20. yüzyılın ortalarına kadar bilim-teknik alanındaki gelişmelerle toplumsal yaşam arasındaki ilişkiyi tarihsel olarak inceliyor.

Kitabın yazılış amacını Bernal?in kitaba hazırladığı giriş kısmından aktaralım: ?Bu kitap, bilimin gelişimi ile insanlık tarihinin diğer cephelerinde görülen gelişmeler arasındaki ilişkileri tanımlama ve yorumlama çabasıdır. Başlıca amacı, bilimin toplum üzerindeki etkisinden kaynaklanan bazı temel sorunların kavranmasına yardımcı olmaktır.?

Kitap kapsamının genişliğiyle de benzerlerinden farklıdır. J.D.Bernal, kuşkusuz çalışmasını uzatan ve zorlaştıran bu durumu, “çalışmasının amacına ulaşması için gerekli bir zorunluluk” olarak yorumlar. Tarihi bilim açısından öğrenmek isteyenler için bir başucu kitabı.” (Arka Kapak yazısı)

Kitabın Künyesi
Tarihte Bilim
J. D. Bernal
Çeviren: Tonguç Ok
Evrensel Basım Yayın
2008, 2 cilt

John Desmond Bernal (1901?1971) İrlanda asıllı fizikçi. X-ışını kristallografisindeki öncü çalışmalarıyla tanınır. Edebi bir portresi C.P.Snow’un ‘The Search’ adlı romanında verilmiştir.

Akademik kariyer
Cambridge Üniversitesi’nde matematik ve bilim okudu. 1921’de lisans eğitimini tamamladıktan bir sonra bir yıl daha doğal bilimler derslerine devam etti. Daha sonraları çalışacağı kristal yapılarına matematik temel sağlayan ‘Uzay grupları’ ve ‘Quaternion’ yöntemini kendi çalışmasıyla öğrendi. Mezuniyetinden sonra Londra’da Davy-Faraday Laboratuvarı’nda Sir William Bragg’ın yanında çalıştı. 1924’de grafit’in yapısını belirledi. Dorothy Hodgkin de bu araştırma grubunda çalışmaya başladı. Birlikte yapılan çalışmalarla 1934’de bir ilk olarak su ile bileşik protein moleküllerinin forografı elde edildi. Ekipte çalışan diğer önemli bilim kişileri arasında Rosalind Franklin, Aaron Klug ve Max Perutz da vardı.

Siyasi etkinlikler
Politik faaliyetleri ile de öne çıkan Bernal, 1923’de katıldığı İngiliz Komünist Partisi’nden 1930’da ayrılmışsa da biyografisini yazan Maurice Goldsmith aslında partiden ayrılmadığını, sadece kaybettiği üyelik kartını yenilemediğini yazar. 1939’da ‘The Social Function of Science’ Bilimin Sosyal İşlevi’ni yayınladı. Bu herhalde bilim sosyolojisinde ilk çalışmalardan biri idi. 1953’de Lenin Barış Ödülü’nü aldı.

Savaş dönemi çalışmaları
Normandiya çıkartması sırasında yük indirme için kullanılan geçici liman tesislerinden ‘Mulberry Limanı’nın icadına katkı yaptı. Çıkartma planlanması ve icrasında önemli görevler aldı ve çıkartmadan bir gün sonra Normandiya’ya gitti. Bölge üzerine yaygın bilgisi kütüphane çalışmaları kadar tatillerini orada geçirmekten kaynaklanıyordu. Çıkartmaya katılan bir sivil görüntüsünü silmek için İngiliz Donanması ona geçici olarak yarbay rütbesi vermişse de emrindekiler , O’nun gemi yönetirken sağ ve sol terimleri yerine iskele ve sancak terimlerini kullandığı konusunda mutabık olmaktan uzaktı. Uzayda bir topluluk için yaşam alanı oluşturmaya yönelik ‘Bernal Küresi’ni de bu konuda bir ilk olarak 1929’da ortaya attı.

Ailesi
Baba tarafından Sefarat Yahudisi olmasına rağmen babası katolikti. Annesi Elizabeth Miller ise Amerikan katolik dönmesi olup Stanford Üniversitesi mezunu bir gazeteciydi. Oğlu Martin Bernal Avrupa’daki ırkçılığa karşı yazdığı ‘Black Athena’da (Kara Atena) Avrupa medeniyetinin temeli olarak görülen Yunan uygarlığındaki Afrika ve Asya mirasını konu edindi.

Eserleri
* The World, the Flesh & the Devil: An Enquiry into the Future of the Three Enemies of the Rational Soul (1929) [1]
* Aspects of Dialectical Materialism (1934) E. F. Carritt, Ralph Fox]], Hyman Levy, John Macmurray, R. Page Arnot ile beraber
* The Social Function of Science (1939)
* Science and the Humanities (1946) broşür
* The Freedom of Necessity (1949)
* The Physical Basis of Life (1951)
* Marx and Science (1952) Marxism Today Series No. 9 Marx ve Bilim adıyla 1975’de türkçe yayınlandı.
* Science and Industry in the Nineteenth Century (1953)
* Science in History (1954) four volumes in later editions, The Emergence of Science; The Scientific and Industrial Revolutions; The Natural Sciences in Our Time; The Social Sciences: Conclusions. Materyalist Bilimler Tarihi adıyla 1976’da türkçe yayınlandı.
* World without War (1958)
* A Prospect of Peace (1960)
* Need There Be Need? (1960) broşür
* The Origin of Life (1967)
* Emergence of Science (1971)
* The Extension of Man. A History of Physics before 1900 (1972) Türkçe adı ile Modern Çağ Öncesi Fizik
* On History (1980) Fernand Braudel ile birlikte
* Engels and Science, Labour Monthly broşür
* After Twenty-five Years
* Peace to the World, British Peace Committee broşür

Yorum yapın

Daha fazla Bilim, İnceleme
Absürd Tiyatro (Theatre De l’absurde) – Martin Esslin

'Absürd Tiyatro' terimini ilk defa ortaya atmış olan tiyatro profesörü olan Martin Esslin'in başyapıtı, Samuel Beckett'tan Arthur Adamov'a Eugene Ionesco'ya...

Kapat