Tolstoy’un zenginlere olan nefreti

Tolstoy23 Mart 1900’de kızı Tanya’da bir beyin apsesi çıktı, Moskova’da bir operasyon yapıldı. Cerrah von Stein yan odada bekleyen Lev Tolstoy’u bir göz atsın diye çağırdı. Tolstoy kalbi sıkışarak içeri girdi, beyaz önlüklülerin önünde solgun, kafatası açık, yüzü kan içinde yatan kızını gördüğünde bayılır gibi oldu. Buna sinirlenen Sonya’nın hastaneyi ayağa kaldıran çığlıkları arasında Tolstoy’u tutup çıkardılar. Bu olayda Lev Tolstoy’u etkileyen, görüntünün korkunçluğu ya da cerrahın sezgiden yoksun oluşu değil, pek çok insan parasızlık yüzünden hastalıktan ölürken kızı gibi kimi imtiyazlı kişilere gösterilen ilgideki adaletsizlikti. Ertesi gün 24 Mart’ta Günlük’üne şunları yazdı:

“Dün, Tanya’nın korkunç ameliyatı. On binlerce hayatı sömürerek ve sömürmeye devam ederek zengin olan tüccarlar ve fabrikatörlerce kurulan tüm bu klinikler ancak kötü olabilir. Binlerce değilse de yüzlerce yoksulun ölümüne sebep olduktan sonra bir zengini iyileştirecek olmaları berbat bir şey. Güya acıları dindirmeyi ve ömürleri uzatmayı öğrenmeleri de iğrenç çünkü bu amaç için kullandıkları araçlar (onlar “şimdilik” diyor, ben “özü itibariyle” diyorum) ancak birkaç talihli insanın kurtulmasına ya da acısının giderilmesine yol açabilir. Bunun nedeni, tıp -özellikle hijyen yoluyla- bir hastalığı önlemekten ziyade, iyileştirmekle ilgileniyor . . . “

Zenginlere olan nefreti öyle bir boyuta ulaşmıştı ki “varlıklı bir sınıfa ait bir çocuğun doğumuna sevinemiyorum: bu, asalakların çoğalmasından başka bir şey değil,” diye yazıyordu.

Henri Troyat
Lev Tolstoy
İletişim yayınları
sayfa 758, 759

Yorum yapın

Daha fazla Anlatı, Biyografiler
Tolstoy’un karısına veda mektubu, evinden kaçışı ve ölümü

82 yaşındaki Tolstoy, evden kaçışının üçüncüsünde geri dönmemeye kararlı olarak bir daha görmek istemediği karısına bir veda mektubu yazmıştı: “Gidişim...

Kapat