Toplumlarda Ritüellerin İşlevi ve Önemi

Toplumlarda Ritüellerin İşlevi ve Önemi
Din sadece düşünce sistemi veya inanış değildir aynı zamanda harekete geçiren ve kanunları olan bir kurumdur da aslında. Dini eylem genellikle “ritüel” olarak adlandırılır, ancak ritüel sadece dini bir olgu değildir; İnsanlar tebrik veya mezuniyet gibi pek çok törenle meşgul olup, kutlama yaparlar ve hatta ritüellik sadece insanlara özgü birşey değildir, hayvanların bile ritüelleri vardır. Ritüel darken ne kastettiğimiz çok önemlidir, sözlükte ki anlamı ‘’ düzgün bir şekilde gerçekleştirilen, etkili olduğu düşünülen, son derece formüle edilmiş davranış biçimlerine ritüal veya ayin denir’’ Bu anlamda bakarsak, toplum bireylerinin ve diğer canlı türleri aslında hepsi ritüal davranışlar sergileyen yaratıklardır. Ritüel, filozof John Skorupski’nin antropoloji ile etkileşim kodunun bir parçası olarak nitelendirdiği bir davranış olarak tanımladı. Ona göre ritüal demek, canlıların bir dengeyi bozmak veya inşa etmek üzere, karşılıklı yapılan ve bir sonucu olan davranışlar bütünüdür. İnsanlar arasındaki etkileşim, onur ve nezaket gibi unsurları içeren bir ilişki kodunun geliştirilmesi ile rutinleştirilir. Yani, değer ve normlarımız bireyin davranışlarını şekillendiren ayinlerin bir parçasıdır. Bundan hareketle, ritüeller aslında birer toplum sözleşmesidir. Görüldüğü gibi, ritüeller sadece dinsel davranış veya ayinler değil aynı zamanda günlük hayatta da heran farkına varmadan bile yaptığımız davranış biçimlerimizdir. Günümüz dünyasında ise, dinsel ritüeller daha fazla ön planda ve farkedilen davranış biçimleri olmuştur. Örneğin ünlü yazar Wallace dinsel ritüellerin bir çok forma girebileceğini söylemiştir, bu formları şu şekilde sıralamıştır;
– Teknik Ritüeller (Technical Rituals): Belirli bir amaca veya sona ulaşmak için tasarlanmış ayinlerdir, bunlara örnek olarak ‘’kehanetler veya sezgiler’’ gösterilebilir.
– Tedavi amaçlı ritüeller (Therapeutic or anti-therapeutic Rituals): Bu tür ritüeller genellikle, tedavi maksatlı yapılan ritüellerdir. Özellikle bazı kabile veya modern öncesi toplumlarda bazı bitkilerin ve meyvelerin kişileri tedavi etmek maksadıyla kullanıldığı bir gerçektir. Daha çok Saman dinlerinde görülen bu tür ayinler, günümüz toplumlarında bazı şeytani ruhlardan korunmak maksadıyla gerçekleştirilir. ( Örneğin; İbrahimi dinlerdeki çin çıkarma)
– İdolojik Ritüeller (Ideological Rituals): Bu tür ritüeller genellikle toplumda meydana gelen ve bir amaca ulaşmak için yapılan ritüellerdir. Örneğin geçiş ayinleri, evlilik düğünleri, nisan, sünnet, cezalandırma..vs
– Kurtuluş Ritüelleri (Salvation Rituals): Bireylerde, özellikle de ruhsal varlık veya mistik deneyimler gibi kişisel kriz anlarında değişiklik yapmak için tasarlanmış ritüeller. ( Örneğin; tatil yapmak bir ritüeldir bu bağlamda, veya stressini atacak işler yapmak)
– Canlandırma Ritüelleri (Revitalization Rituals): Özellikle sosyal kriz anlarında, toplumda değişiklikler yaratması amaçlanan ritüellerdir.

Görüldüğü gibi, Wallace’a göre ritüal çeşitleri ve grupları bu şekilde oluşmuştur. Yine Victor Turner, “ritüel süreç” dediği bir analiz oluşturdu. Bu analize göre ritüeller ortak bir model ve ilerlemeye sahiplerdir. Turner, pek çok ritüelin tekrar eden bir yapıya sahip olduğunu fark etti. Bireylerin toplumsal ya da fiziksel olarak bir durumdan başka bir duruma dönüştüğünü gördü. Yani bir nevi Ritüeller sırasında da bir sınıfsal durum sözkonusuydu. Ritüeller içerisinde olan canlı veya cansız varlıklar yeni kimliklere ulaşıp yeni yerlere, yeni kişilerle beraber olduğu gözlenlenir. Örneğin evlilik. Kadın ve erkek evlilikten önce apayrı bir kimlik ve statü taşırken, evlilik ritüeliyle beraber başka bir statüye ulaşırlar. Tıpkı ölen bir insan da olduğu gibi. Hayatını kaybeden kişi ancak ölüm merasimiyle yeni bir dünyaya göç ettiği veya statü elde ettiğine inanılır. Ritüel geçiş sürecinin anahtarı, özne- kişinin bir önceki rol veya statüsünden ayrılması ve yeni bir görev veya role yeniden atanmasıdır. Yine Turner’a göre kişiler ritüeleler aracılığıyla bir statüden başka bir statüye geçerken aynı zamanda birde onun deyimiyle ‘’ liminality ‘’ yani ‘’ eşiktelik veya arada’’ olma durumu. Kişi bu statü içerisinde kimliği olmayan, varlığı bilinmeyen hatta belli bir süreliğine ölü olan kişidir. Liminal safhada, kişi ne bu ne de o değildir, ancak statüler arasında ve dolayısıyla statüsüzdir. Çoğu Batı ya da Hıristiyan ritüeli için, bu anlık genellikle kısa sürer, ancak bazı dinler ya da ayinler uzun bir süre de olabilir. Örneğin; Avustralya’daki gençlerin delikanlı olma durumuna geçişi sırasında genç erkekler bir süre toplumdan izole olarak yaşarlar. Yine Anadolu’da bazı yörelerde kişi evlendiği zaman 3 gün evinden dışarı çıkmaz dolayısıyla bu 3 günlük süre zarfında o kişi bir ölü veya statüsü olmayan henüz yeni yeni statüye kavuşmakta olan bir canlı rolünü oynar. Yine İslam’daki genç erkeklerin sünnet olayı da birer ritüal sürecinden geçen kimliksiz bireylerden oluşur. Sünnet merasimi olduktan sonra, kişi artık müslümandır veya erkek olmuştur, yeni bir statüye kavuşmuştur. Topluma döndüklerinde onlar “yeni insanlar “dir. Sembolik olarak, eskisi oldu ve onun yerine, onun dönüşümünü işaret edecek şekilde değiştirilmiş bir başka birey doğmuştur.

Her ritüel geçit töreni değildir. Bazıları belirli zamanlarda veya düzenli bir programda doğayı veya toplumu “yoğunlaştırmak, pekiştirmek veya kuvvetlendirmek” için uygulanan törenleridir. Doğayı kuvvetlendirmenin bir nedeni olarak kullanılan ritüeller, bitkilerin, hayvanların ve hatta insanların üretkenliğini garanti altına almak için yapılır. Böylece, bir toplum, evcilleştirilmiş sürülerin vahşi türlerinin sayısını, sağlığını ve üreme kapasitesini artırmak için bir ritüel uygulayabilir. Ritüeller, bir toplumu herhangi bir doğal afet veya kriz sonrası güçlendirmek için de yapılabilir. ( Örneğin Anadolu’da yağmur duasına çıkmak veya herhangi bir beladan dolayı ardından verilen yemek, para veya sadaka) Ritüeller, kişileri ve toplumları biraraya getirip, aralarında sağlam ve kuvvetli bağlar yaratır.Hatta kimi toplumlar da ritüeller birer takvim rolü dahi oynayabilirler. ( Örneğin, baharın gelişini kutlayan toplumlar, Nevroz) Yine, çiftçiler için her yıl aynı saatte bir hasat olur, bu nedenle her yıl aynı saatte hasat ritüeli olabilir. Örneğin, Amerika’da bu Cadılar Bayramı olarak bilinir. Bazı Amerikan törenleri doğal ve tarihi olayları (Şükran Günü veya Thanksgiving) birleştirirken, bazıları tamamen tarihseldir. (Fourth of July.).

Mehmet Sadık Bektaş
The University of Opole
Intercultural Communication

Kaynak
Cultural Anthropology: Global Fores, Local Lives” by Jack David Eller
Evans, Elizabeth S., ‘Ritual’, The Encyclopaedia of Cultural Anthropology, ed. David Levinson, Melvin Ember (New York, Henry Holt and Company, Inc., 1996)
Huntington, Richard, Peter Metcalf, Celebrations of Death: The Anthropology of Mortuary Ritual (Cambridge: Cambridge University Press, 1979)

Yorum yapın

Daha fazla Felsefe, İnceleme
Romalılar ne biçim insanlardı? ve Gelenekleri

Kapat