Varolmayan Şövalye – İtalo Calvino ‘varolan ile varolmayanın çatışması”

İtalo Calvino, ‘İkiye Bölünen Vikont’ ve ‘Ağaca Tüneyen Baron’dan sonra Atalarımız üçlemesinin son halkası olan ‘Varolmayan Şövalye’ adlı yapıtını 1959 yılında yayınlar.

Varolmayan Şövalye?nin kahramanı Agilulfo, çok yiğit ve soylu bir şövalye olmakla beraber, bir tek kusuru vardır: varolmamaktadır. Daha doğrusu parlak, gösterişli bir zırhtan ibarettir, ama ne yazık ki zırhın içi boştur.
Soğuk bir zırha bürünmüş, korkusuz, idealleri olan, ama bir boşluktan ve bir bilinç varlığından başka bir şey olmayan Agilulfo ile karşı karşıyayızdır.
Onun karşı kahramanı ise bedensel varlığa sahip, ama akıldan yoksun Gurdulù?dur. Biri bedensel varlıktan, diğeri bilinçten yoksun bu iki kahraman aslında varolan ile varolmayanın çatışmasıdır.
Çevremizdeki her insanın, kendimizin dahi yüzünde, Calvino?nun ?atalarımız? dediği bu kahramanların izleri saklıdır?

Varolmayan Şövalye, ilk kez her yaştan okura hitap eden bu resimli baskısıyla da Türkçede?

Kitaptan Bir Bölüm
?Ya siz?? Kral gele gele bembeyaz zırhlı bir şövalyenin önüne gelmişti; yalnız incecik, siyah bir çizgiyle çepeçevre çevriliydi zırh; başka her yanı apak, bakımlı, çiziksiz, ek yerleri kusursuzdu; miğferinin tepesinde gökkuşağının bin bir rengine dönüşen, kim bilir hangi doğu horozunun kuyruğundan yolunmuş bir 10 sorguç yükseliyordu. Kalkanının üzerinde, geniş bir pelerinin kıvrımları arasında bir arma bulunuyordu; armanın içinde kıvrılarak iki yana açılmış bir pelerin vardı, ortasında daha ufak bir başka arma, onun içinde de yine içinde daha ufak bir başka arma bulunan bir başka pelerin. Giderek incelen çizgilerle hep birbirinin kıvrımları arasında açılan bir dizi pelerin çizilmişti, ortalarında bir şey olmalıydı, ama desen o kadar ufalıyordu ki, ne olduğu seçilemiyordu. ?Ya siz, şuradaki, böyle tertemiz, bakımlı…? diye yöneldi ona Carlomagno; savaş uzayıp gittikçe, yiğitlerin temizlik kurallarına her gün biraz daha boşverdiklerini görmeye alışmıştı.
?Ben…? Ses kapalı miğferin içinden bir insan gırtlağından çıkar gibi gelmiyordu, demir zırhın parçaları titreşiyordu sanki, yankıdan ötürü de hafif bir uğultu duyuluyordu. ?… Guildivernizade ve Corbentraz ve Suralı Vesairezade, Aşağı Selimpia ve Fez Şövalyesi Agilulfo Emo Bertrandino?yum!? ?Yaaa…? dedi Carlomagno, aşağı sarkıttığı altdudağından borazanımsı, hafif bir ses çıktı, şöyle der gibiydi yani: ?Bütün bu adları aklımda tutmaya kalksam hapı yutardım doğrusu!? Ama hemen kaşlarını çattı. ?Peki, neden tolga siperinizi kaldırıp da yüzünüzü göstermiyorsunuz??
Şövalye kılını kıpırdatmadı, ustalıkla yapılmış demir eldiveni içindeki eli eyerinin kaşını daha sıkı kavradı, kalkanı tutan öteki eli ürperir gibi kasıldı.
Carlomagno üsteledi: ?Hey, yiğit şövalyem, size söylüyorum! Ne diye hükümdarınıza yüzünüzü göstermiyorsunuz?? Miğferin hava deliklerinden açık seçik bir ses geldi: ?Ben yokum da ondan, efendimiz!?

Varolmayan Şövalye
Italo Calvino
Yapı Kredi Yayınları
Yayın Tarihi: Nisan 2009
152 Sayfa

Italo Calvino, 15 Ekim 1923’te Havana-Küba’nın bir banliyösü olan Santiago de Las Vegas’ta doğar. Anne-babası burada bilimsel araştırmalar yaparlar. Tarım mühendisi ve botanikçi olan babası Mario Calvino, yıllarca Meksika ve başka Orta Amerika ülkelerinde yaşar. Annesi, Sardenyalı Eva Mameli-Calvino da, botanikçi ve aynı zamanda üniversitede hocadır. Ebeveynleri, çocuklarına Italo adını verirler, çünkü onun İtalyan köklerini unutmasını istemezler. Ama Italo doğduktan iki yıl sonra Calvinolar İtalya’ya dönerek San Remo’ya yerleşirler. Böylelikle Calvino çocukluğunu, İtalyan Riviera’sında, doğayla içiçe, zamanını babasının yönettiği bir çiçekçilik araştırma merkezinin olduğu San Remo’daki evleri “La Meridiana” ve ihtiyar Calvino’nun greyfrut ve avokado yetiştirmekte öncülük ettiği küçük bir çiftliğin bulunduğu köy evi arasında geçirir. Ligurya kıyısında, tüm bu egzotik bitkilerin arasında yaşamanın Calvino üzerinde önemli bir etkisi olur. Italo ve kardeşi Florio, Villa Meridiana’dayken günlerinin büyük bir kısmını ağaçlara tırmanarak ve dalların arasına tüneyerek geçirirlerdi. Yazarın Il Barone Rampante (Ağaca Tüneyen Baron) adlı kitabı işte bu tecrübelerden doğar.
Calvino, 1927 yılında St George College çocuk yuvasına gider. Aynı yıl geleceğin ünlü jeologu kardeşi Floriano doğar. 1929 yılında Valdesi okuluna devam eder (İlkokulun sonuna doğru Calvino, Balilla* olur.) 1934’te G.D.Cassini lisesine girer. Italo, okula başladığında, ona dini bir eğitim vermemiş olan ailesi din derslerinden muaf tutulmasını ister. Bu durum, Katoliklerin çoğunlukta olduğu bir ülkede Calvino’nun bazı sorunlar yaşamasına yol açar.
Calvino’nun kitaplarla ilk tanışması 12 yaşındayken Kipling ile olur. Bu, onun egzotik dünyalara, fantastik serüvenlere olan tutkusunun başlangıcıdır. Aynı dönemde mizah dergileri okumaya başlaması Calvino’yu çizgi roman çizmeye yöneltir. Öte yandan sinemaya da ilgi duyar. Bu ilgi ergenliği boyunca sürer. San Remo’da yaşadıkları “bell’epoque” olarak tanımlanan bu dönem, dünya tarihindeki en dramatik olaylardan biriyle sona erer. “Gençlikten, toplumdan, kızlardan, kitaplardan keyif almaya başladığımız zaman, 1938 yazıydı: Monaco’da bu dönem, Chamberlain, Hitler ve Mussolini’yle son buldu.”
Savaş başlar. Calvino’nun ideolojik duruşu belirsizdir.
16 ve 20 yaşları arasında kısa hikâyeler, tiyatro oyunları ve şiirler yazar. 1941’de liseden mezun olduktan sonra Torino Üniversitesi Tarım Fakültesi’ne yazılır. 1943’te Floransa Üniversitesi’ne transfer olur. Lise arkadaşı Eugenio Scalfari ile olan yakın ilişkisi kültürel ve siyasi bir bilinçlenme dönemini başlatır. Huizinga, Montale, Vittorini, Pisacane okumaya başlar. Politik fikirleri daha da netleşir; anti-faşist bir tutum benimser.
8 Ekim 1943’te Salò Cumhuriyeti* tarafından askere çağrılır. Fakat Calvino gitmez ve bu yüzden bir süre gizlenmek zorunda kalır.
Bir çatışmada genç bir komünistin ölmesi üzerine, bir arkadaşından kendisini İtalyan Komünist Partisi’ne tanıtmasını ister. 1944’te İtalyan Komünist Partisi’ne katılır. Daha sonra Garibaldi grubuna dahil olur. Yirmi ay boyunca Deniz Alpleri’nde partizan mücadelesinde yer alır. Bu süreç içersinde anne-babası da kısa bir süre Almanlar tarafından tutuklanır.
Calvino, savaş bittikten, anne babası da salıverildikten sonra, gazete ve dergilerde çalışır. Torino’da Vittorini’nin dergisi Politecnico’ya, Parti’nin resmi gazetesi L’Unita’ya yazılar yazar. Calvino, Parti’ye yalnızca ideolojik nedenlerle katılmamıştır; İtalya’nın yeniden yapılanmasında ve faşizme karşı çıkılmasında en gerçekçi programa Komünist Parti’nin sahip olduğuna inanır.
Calvino, bu arada Tarım Fakültesi’nden ayrılıp Edebiyat Fakültesi’ne geçer. Tezini Joseph Conrad üzerine yazar ve 1947’de mezun olur. Aynı yıl Torino’daki Einaudi yayınevinde çalışmaya başlar. Daha sonraları bu yayınevinde editör olan Calvino’nun tüm yapıtları burada yayınlanır.
Kırkların sonu, ellilerin başında Calvino, savaş zamanında bir partizan ve anti-faşist olarak yaşadıklarını anlatan öyküler yazmaya ve yayınlamaya başlar. Örümceklerin Yuvalandığı Patika adlı kitabını 1946’nın sonunda bitirdiğinde daha o zamanlar tanınmış bir yazar olan arkadaşı Cesare Pavese’ye gösterir. Pavese, Natalia Ginzburg ile Einaudi yayınevini tekrar canlandırmaya çalışmaktadır. Pavese, bu kitabın yayınlanmasını önerir. Kitap 1947’de yayınlandığında hatırı sayılır bir başarı sağlar (6000 adet satılır, bu savaş sonrası İtalya’da bir başarıdır). Calvino’nun bir yazar olarak kariyeri başlar. İlk kitabı Örümceklerin Yuvalandığı Patika’yla da prestijli Riccione Ödülü’nü kazanır.
Canlı bir endüstri kenti ve proleter mücadelenin merkezi olan Torino’daki deneyimleri, yanı sıra Einaudi’de editör olarak tecrübeleri genç yazar Calvino’nun entelektüel ve artistik gelişiminde önemli etkenlerdir. Calvino, kendini yaralarını saran bir ülkede ideolojik, politik ve edebi tartışmaların tam ortasında bulur. Dahası bir editör olarak işinin gereği modern İtalya’nın en önemli yazarlarının eserlerine katkıda bulunma fırsatını yakalamış, aynı zamanda editörlük onu bir metin okuyucusu durumuna getirmiştir. Bu deneyim Calvino’nun olağanüstü kurguların yanı sıra yarı-kurgu eserler yaratmasını sağlar. En göze çarpanı Bir Kış Gecesi Eğer bir Yolcu adlı kitabıdır. Bu kitapta yazarın, okur ve metin arasındaki en kapsamlı analizini görürüz.
1949’da yayınlanan ve kısa hikayelerden oluşan Karga Sona Kaldı adlı kitabında Direniş ve savaş sonrası İtalya’yı konu eder.
İlk eserlerinde Calvino, Cesare Pavese ve Elio Vittorini ile birlikte İtalyan neo-realizm akımının üyesi olarak görülür. Ancak bu tam bir hareket değildir ve belli bir edebi programı yoktur. O dönemin pek çok yazarı Herman Melville, Ernest Hemingway, Sinclair Lewis, Sherwood Anderson, Edgar Lee Masters, John Dos Passos, Theodore Dreiser, William Faulkner gibi yazarların etkisi altında kalırlar. Pavese ve Vittorini, bu iki anti-faşist romancı gerçekçi yazarların ateşli destekleyicisidirler.
1950’lerde Calvino, yayınladığı üçlemeyle yön değiştirir: İkiye Bölünen Vikont (1952), Ağaca Tüneyen Baron (1957) ve Varolmayan Şövalye (1959). 1960 yılında Calvino’ya Salento Ödülü’nü kazandıran bu son derece fantastik romanlar o zamanki toplumu konu almasa da alegorik olarak o günkü sosyal ve politik meselelere dair derin bir endişeyi dile getirir.
Calvino?nun satirik ve alegorik novellası Arjantin Karıncası, Emlak Vurgunu ve Kirli Hava Buluntu’nda, ama en çok da son derece gerçekçi bir roman olan Gözlemcinin Bir Günü’nde görülür. Kitapta gönülsüz bir sandık gözlemcisi olan Amerigo Ormea, “Ahlak insanı eyleme zorlar, ama ya eylem boşunaysa?”sorusu üzerine derin düşüncelere dalar.
1959’da Calvino savaş sonrası entelektüel sol kanadın öncüsü Elio Vittorini ile birlikte Il Menabò adlı dergiyi kurar. Burada sol politik partilerin karşı karşıya kaldıkları ideolojik krizleri, aydınların rolünü tartışmış; sosyal, tarihî ve edebî sorunları çözmeye eğilmişlerdir.
Calvino, Arjantinli yazar Jorge Luis Borges, modern dilbiliminin kurucusu İsviçreli Ferdinand de Saussure, eleştirmen Roland Barthes ve Vladimir Propp, göstergebilim ve yapısalcılığın etkisi altında bir kez daha biçemini değiştirir ve Kozmokomik Öyküler ile Sıfır Zaman’ı yazar. Alışıldık temalarından uzaklaşarak yeni bir gerçeklik görüşünü anlatmak için modern bilimi, hayali koşullar yaratmak üzere bir araç olarak kullanır.
Calvino, 1964’te Paris’e taşınır, ama Einaudi’deki işinden ayrılmaz. Arjantin asıllı Esther Singer (takma adı Chichita) ile evlenir. Bir yıl sonra kızları Abigail doğar. Calvino İtalya’dan uzakta yaşamaktan mutludur: “Benim için en ideal yer bir yabancı olarak yaşamanın en doğal olduğu yerdir,” diye yazar.
Paris’te şair, romancı, matematikçi Raymond Queneau ve matematik tarihçisi François LeLionanais önderliğinde yürütülen Oulipo (Potansiyel Edebiyat Atölyesi) çalışmalarından haberdar olur. Grubun amacı yazı yazmakla ilgili tüm olasılıkları keşfetmek ve yazıya matematiksel yapıları uygulamaktır. Bunun sonucu Calvino, Kesişen Yazgılar Şatosu’nu yayınlar. Burada daha çok anlatım diline ve yoruma odaklanmıştır. Kitapta öyküler büyülü tarot kartlarının okunmasıyla oluşturulur; kartlar yalnızca geleceği tahmin etmekte değil, ama geçmişi tekrar yaratmak için de kullanılır.
Calvino, 1969’da Queneau’nun Mavi Çiçekler adlı kitabını İtalyanca’ya çevirir.
1972’de Görünmez Kentler’i yayınlar. Bu kitabın kahramanı, zayıflayan imparatorluğundaki çeşitli hayali kentleri anlatarak yaşlı Kubilay Han’ı eğlendiren efsanevi Marco Polo’dur.
Calvino bir kez daha şaşırtır ve anlatıda bir gövde gösterisi olarak değerlendirilebilecek, Borges’in özyinelemeli labirentlerindeki gibi göndergesel bir edebi oyun olan Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu adlı kitabı 1979’da yayınlar.
1980’de Calvino ailesi İtalya’ya geri döner ve Roma’ya yerleşir. Yazar, burada, La Repubblica gazetesiyle olan çalışmalarını daha da yoğunlaştırır. Denemelerini topladığı Una Pietra Sopra: Discorsi di letteratura e societa adlı kitabını 1980’de, Palomar’ı ise 1983’de yayınlar. Bu kitapta ana karakter Bay Palomar, doğayı gözlemler ve anlatır; insan ve evren, doğa ve insan iletişimindeki gizli benzerlikleri bir iç konuşmayla sorgular.
19 Eylül 1985’te Calvino geçirdiği beyin kanaması nedeniyle Sinea’da yaşamını yitirir. Tam da bu sıralarda Charles Eliot Norton Lectures’ı sunmak üzere Harvard Üniversitesi’ne gitmeye hazırlanmaktadır. Altı dersten oluşması gereken bu proje ne yazık ki tamamlanamaz, ama beşi bir kitapta yayınlanır: Amerika Dersleri.

Türkçe’ye çevrilen eserleri
(Sıralamada İtalyanca ilk basımlar esas alınmıştır)

Il sentiero dei nidi di ragno (Torino: Einaudi, 1947).

Örümceklerin Yuvalandığı Patika, çev. Kemal Atakay (İstanbul: YKY, 2007).
Ultimo viene il corvo (Torino: Einaudi, 1949).

Karga Sona Kaldı, çev. Eren Cendey (İstanbul: Can, 2000).
Il visconte dimezzato (Torino: Einaudi, 1952).

İkiye Bölünen Vikont, çev. Rekin Teksoy (İstanbul: Can, 1991).
L’entrata in guerra (Torino: Einaudi, 1954).

Savaşa Giriş, çev. Kemal Atakay (İstanbul: Can, 1998). 2. Baskı: Öyküler içinde (bkz. I racconti).
Il barone rampante (Torino: Einaudi, 1957).

Ağaca Tüneyen Baron, çev. Aydın Emeç (İstanbul: E, 1971).
Il cavaliere inesistente (Torino: Einaudi, 1959).

Varolmayan Şövalye, çev. Gül Işık (İstanbul: Ada, 1985).
I nostri antenati (Torino: Einaudi, 1960).

I nostri antenati (Atalarımız), Calvino?nun şu üç kısa romanının bir arada yer aldığı basımın adıdır:
Il visconte dimezzato (1952; İkiye Bölünen Vikont)
Il barone rampante (1957; Ağaca Tüneyen Baron)
Il cavaliere inesistente (1959; Varolmayan Şövalye)
La giornata di uno scrutatore (Torino: Einaudi, 1963).

Sandık Müşahidi, çev. Aydın Emeç (İstanbul: E, 1974). 2. Baskı: Gözlemci (İstanbul: Can, 1998).
Marcovaldo ovvero Le stagioni in città (Torino: Einaudi, 1963).

Marcovaldo ya da Kentte Mevsimler, çev. Rekin Teksoy (İstanbul: Can, 1991).
La speculazione edilizia (Torino: Einaudi, 1963).

Emlak Vurgunu, çev. Kemal Atakay, Öyküler içinde (İstanbul: YKY, 2007). Bkz. I racconti
Le cosmicomiche (Torino: Einaudi, 1965).

Kozmokomik Öyküler, çev. Eren Yücesan (İstanbul: Can, 1990).
La nuvola di smog (Torino: Einaudi, 1965).

Kirli Hava Bulutu, çev. Kemal Atakay, Öyküler içinde (İstanbul: YKY, 2007). Bkz. I racconti
La formica argentina (Torino: Einaudi, 1965).

Arjantin Karıncası, çev. Kemal Atakay, Öyküler içinde (İstanbul: YKY, 2007). Bkz. I racconti
Ti con zero (Torino: Einaudi, 1967).

Sıfır Zaman, çev. Şemsa Gezgin ve Marta Bertolini (İstanbul: Can, 2001).
Il castello dei destini incrociati (Torino: Einaudi, 1969).

Kesişen Yazgılar Şatosu, çev. Semin Sayıt (İstanbul: Can, 1996).
Gli amori difficili (Torino: Einaudi, 1970).

Zor Sevdalar, çev. Rekin Teksoy (İstanbul: Can, 1991). 2. Baskı: Öyküler içinde (bkz. I racconti).
Le città invisibili (Torino: Einaudi, 1972).

Görünmez Kentler, çev. Işıl Saatçıoğlu (İstanbul: Remzi, 1990).
Se una notte d’inverno un viaggiatore (Torino: Einaudi, 1979).

Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu, çev. Ülker İnce (İstanbul: Can, 1990).
Palomar (Torino: Einaudi, 1983).

Palomar, çev. Rekin Teksoy (İstanbul: Can, 1991).
Collezione di sabbia (Milano: Garzanti, 1984).

Üç Deneme, çev. Bilge Karasu (İstanbul: YKY, 1993). Collezione di sabbia’dan üç yazının çevirisini içerir:
Haritada Bir Yolcu (Il viandante nella mappa)
Yeni Dünya Ne Kadar da Yeniydi! (Com?era nuovo il Nuovo Mondo)
Trajanus Sütununun Anlattığı Öykü (La Colonna Traiana raccontata)
Comment j?ai écrit un de mes livres (1984). (Fransızca)

Kitaplarımdan Birini Nasıl Yazdım, çev. Mehmet Rifat ve Sema Rifat (İstanbul: İyi Şeyler, 1996).
Cosmicomiche vecchie e nuove (Torino: Einaudi, 1984).

Bütün Kozmokomik Öyküler, çev. Eren Yücesan Cendey ve Şemsa Gezgin (İstanbul: YKY, 2007).
Sotto il sole giaguaro (Milano: Garzanti, 1986).

Jaguar Güneş Altında, çev. Kemal Atakay (İstanbul: Can, 1997). Gözden Geçirilmiş 2. Baskı: (İstanbul: YKY, 2007).
Lezioni americane (Milano: Garzanti, 1988).

Amerika Dersleri, çev. Kemal Atakay (İstanbul: Can, 1994). 3. Baskı (İstanbul: YKY, 2007): İtalyanca genişletilmiş basımın çevirisi.
Prima che tu dica ”pronto” (Milano: Mondadori, 1993).

Sen ”Alo” Demeden Önce, çev. Şemsa Gezgin (İstanbul: YKY, 2007).
Eremita a Parigi (Milano: Mondadori, 1994).

Paris?te Münzevi, çev. Neyyire Gül Işık (İstanbul: YKY, 2005).
I racconti (Milano: Mondadori, 2002).

Öyküler, çev. K. Atakay, E. Y. Cendey, S. Sayıt, R. Teksoy (İstanbul: YKY, 2007).

Yorum yapın

Daha fazla Romanlar
Brooklyn’e Son Çıkış – Hubert Selby Jr. ‘ABD toplumunda dipte kalanların hayatlarından kesitler sunan bir roman’

1928'de Brooklyn'de doğan Hubert Selby Jr. kendisini uluslararası üne kavuşturan, altı yılda tamamladığı ilk kitabı 'Brooklyn'e Son Çıkış'ı 1964'te yayımladı....

Kapat