Nazım Hikmet, William Shakespeare ne dedi?

“Kanaatımca, bu büyük sanatkârın üzerinde durulması gereken en mühim başarısı, bir sosyal intikal, hatta sosyal bir inkılap devri başlangıcında, göçmekte olanı ve gelmekte bulunanı sezmesidir. Onun için şöyle derler : ‘Shakespeare ebedi insan karakterlerini, ebedi ihtirasları, kederleri, sevinçleri, iyilikleri ve kötülükleri en mükemmel şekiller içinde tespit etmiş olan sanatkârdır.’ Bence, bu cümleyi şöyle tashih etmek lazım : ‘Shakespeare göçmekte olan sosyal münasebetler içinde hâlâ yaşamaya çalışan ve bir tarih devresinin mahsulü olan ihtiraslar, karakterler filan falanla, gelmekte olan bir sosyal münasebetler çerçevesi içinde ve tabii yine bir tarih devresine ait, yoksa ebedi değil, karakterleri, ihtirasları falan filan tespit etmiş büyük bir sanatkârdır.’
Meseleyi böyle koyduktan sonra bugün bir sanatkârın Shakespeare’den alacağı en büyük ders ve miras şudur : ‘Bugünün içinde de, bugünün sosyal münasebetleri içinde de ve bu münasebetlerle – ana hattında – tayin edilen insan karakterlerini, ihtiraslarını, göçmekte ve gelmekte olanları tespit etmek, tebaruz ettirmek.’ Shakespeare için gelmekte olan münasebetlerin ifadesi insan karakterleri, ihtirasları, bugün göçmekte olan münasebetlerin ifadesidir. Bundan başka Shakespeare’den alınacak bir ders, bir miras daha vardır : Herkes tarafından bilinen ve işlene işlene canı çıkarılmış mevzular dahi yeni bir muhteva [içerik] görüşüyle ve bu yeni muhteva görüşüne en uygun yeni bir şekille [biçimle] pekâlâ işlenebilir. Sanat eserinde, tiyatrodan şiire kadar, resimden musikiye kadar, bütün sanat verimlerinde en önemli şey işin hikâye tarafı değildir, orijinalliği, hikâye tarafında değil, bu hikâyeyi görüş, telakki ediş [anlayış], koyuş ve sonra onu en uygun şekille sentetize edişte [bütünleştirişte] aramak gerekir.”
Nazım Hikmet

Yorum yapın

Daha fazla Biyografiler, Makaleler
Dr. Freud ve karısı

Kapat