Worli 1974: Beton Bloklar Arasında Bir Kast İnfazı
1974’de Worli olaylarını (Mumbai) konu alan, kast sisteminin vahşetini ve devletin bu süreçteki tutumunu size anlatalım.
Mumbai’nin kalbi Worli, 1974 yılının Ocak ayında bir “modernleşme” hikayesi değil, orta çağdan kalma bir nefretin sahnesiydi. “Worli Ayaklanmaları” (Worli Riots), sadece iki grubun çatışması değil; sistemin, kendi haklarını talep eden “aşağıdakilere” karşı nasıl bir canavara dönüştüğünün en kanlı kanıtıdır.
Kara Panterlerin Yükselişi ve Korkakların Öfkesi
Her şey, ABD’deki Black Panthers’tan ilham alan Dalit Panterleri‘nin (Dalit Panthers) statükoya meydan okumasıyla başladı. Artık başını eğmeyen, şiirle ve yumrukla cevap veren bir gençlik vardı. 1974 seçimlerini boykot etme kararı aldıklarında, sadece politikacıları değil, şehrin dokusuna işlemiş kast hiyerarşisini de titrettiler. 5 Ocak günü Worli’deki BDD Chawls (işçi konutları) bölgesinde düzenlenen miting, beklenen kıvılcım oldu.
Çatılardan Yağan Ölüm
Olaylar başladığında, savaş alanı ne meydanlar ne de geniş caddelerdi; dar koridorlar ve yüksek katlı blokların çatılarıydı. Hindu milliyetçisi gruplar (Shiv Sena destekçileri) ile Dalitler arasındaki çatışma, ilkel bir vahşete evrildi. Çatılardan aşağıya sadece taşlar değil; asit dolu şişeler, gaz lambaları ve devasa öğütme taşları fırlatıldı. Dalit Panterleri’nin ilk şehidi Bhagwat Jadhav, kafasına isabet eden dev bir taşla, kendi mahallesinin ortasında vahşice katledildi.
Polis: Tarafsız Değil, Tarafın Kendisi
Worli olaylarının en “acımasız” tarafı, devletin kolluk kuvvetlerinin takındığı tutumdu. Polis, tarafları ayırmak yerine, Dalit mahallelerine giren saldırganların önünü açtı. Birçok görgü tanığına göre, üniformalı polisler açıkça kastçı mobların yanında yer aldı, hatta görevde olmayan polisler bizzat saldırılara katıldı. Devlet, kendi vatandaşını korumak yerine, “geleneksel düzeni” bozan asilere haddini bildirmeyi seçti.
Böl ve Yönet: Bir Hareketin Parçalanışı
Nisan ayına kadar dalgalar halinde devam eden bu şiddet sarmalı, sadece can almadı; bir umudu da yaraladı. Olaylar sonrası Dalit Panterleri içinde ideolojik çatlaklar oluştu. Marksizm-Budizm ekseninde bölünen liderlik, sokağın öfkesini politik bir zafere dönüştüremedi. Worli, radikal bir hareketin doğuşuna ev sahipliği yapmıştı ama aynı zamanda o hareketin sistem tarafından nasıl “öğütüldüğünün” de mezarı oldu.
Sonuç: Sessizliğin Bedeli
Bugün Mumbai’nin lüks gökdelenlerinin gölgesinde kalan o eski işçi konutları, hâlâ o günlerin izini taşıyor. Worli 1974 bize şunu öğretti: Eğer bir toplumda adalet, kişinin doğumuna göre dağıtılıyorsa, orada barış sadece bir illüzyondur. Worli, sadece bir “isyan” değil; beton bloklar arasında işlenmiş organize bir nefret suçudur.