Zamanın Coğrafyası (Kültürlerin Zaman Algısı Üzerine) – Robert Levine

Zamanın Coğrafyası’nda ünlü sosyal psikolog Robert Levine, gündelik eylemlerimizin sorgulamadan kabul ettiğimiz bir boyutu olan zaman algımızı keşfetmemizi istiyor. Kariyerini zaman ve yaşam hızı çalışmalarına adayan Levine, bizi dünyanın etrafında çağlar boyu süren büyüleyici bir zaman turuna çıkarıyor. Yazarla beraber, üç saatlik gecikmelerin normal sayıldığı Brezilya’yı ve Batı’da hiçbir şekilde bilinmeyen bir uzun vade algısının bulunduğu Japonya’yı geziyoruz. Amerika’da farklı toplulukları ziyaret ederek nüfus büyüklüğünün yaşam hızını ve hatta yürüme hızını nasıl etkilediğini görüyoruz. Antik Yunan’a giderek ilkel saatleri ve güneş saatlerini inceleyip buradan da Sanayi Devrimi’nde ortaya çıkan “saat zamanı”nın başlangıcına gidiyoruz. Levine soruyor: Zamanımızı nasıl kullanıyoruz? Saatlerimiz tarafından mı yönetiliyoruz? Bu durumun şehirlerimize etkisi nedir? Peki ya bedenlerimize? Yazar, insan kurgusu olan zamanın, kültürleri tanımlamaya ve sınırlandırmaya başladığına inanıyor. Böylece her birimizin kendi zamanımızın coğrafyasının haritasını çıkararak, “çoklu-zamansallığa” sahip bir toplum olarak yaşamayı öğrenmemiz gerektiğini savunuyor.

“Özenle işlenmiş bir cevher. . . Levine, insan icatlarının en büyüklerinden biri olan zamanın psikolojisinin farkına varmamız için duyarlı bir gözlemcinin objektifinden bakmamızı sağlıyor. Öznel zaman algısının ve insan yaşamının nasıl bağdaştığını veya ters düştüğünü özgün bir bakış açısıyla ortaya koymak için dâhiyane gözlemlerini, orijinal alan deneylerini ve ayrıca derin akademik bilgisini bir araya getiriyor. Zamanın Coğrafyası çok değerli bir alternatif yol sunuyor: bu yolu seçin ve öğütlerine kulak verin.”
-Dr. Philip Zimbardo, Stanford Üniversitesi-
(Tanıtım Bülteninden)

Zamanın ya da hayatın anlamı – MİLAY KÖKTÜRK
(12.05.2014, http://kitap.radikal.com.tr/)
Saatin gösterdiği zaman, sadece hikâyenin başlangıcıdır; zamanın toplumsal mekânda görünümü ise bambaşkadır. Buna, coğrafi bölgelerin zaman algısında ve zamanın hızlanıp yavaşlamasında tanık olmaktayız. Aslında zaman üzerine yapılan yorumları düşününce, ?zamanın anlamı?nın ?hayatın anlamı?na evrilişini görüyoruz. Zaman tüketen bir şeydir, alıp götürür ve bir daha geri getirmez. İşte sorun bu kadar çetin… Zamanın Coğrafyası adlı kitap da her satırında bunun farkındalığını taşıyor. Kitabı okuyunca, zamanın kültürel boyutunun coğrafyalara göre değiştiğini anlıyoruz.Kitap üç bölüme ayrılmış. İlk bölüm ?Sosyal zaman: Kültürün nabzı? adını taşıyor. Burada farklı kültür çevrelerindeki birbirinden ilginç zaman algılarını ve zamanın çok farklı kullanılışını buluyoruz. Özellikle yazarın Hindistan deneyimi ilginç. Kültürlerle zamanın ilişkisini, Himalaya Ekspresi?ndeki yazı çok güzel özetliyor: ?Yavaş? beş harfli bir kelimedir, ?hayat? da öyle. ?Acil? dört harfle yazılır, ?ecel? de öyle!

Sosyal psikolog olan Robert Levine, önceleri hiç de ilgi çekmeyen bir konuyu araştırmaktayken, Brezilya?da bir üniversiteye konuk öğretim üyesi olarak gittiğinde âdeta kültür şokuna uğrar. Kültürlerle zamanın ilişkisi sorununa bundan sonra yoğunlaşır. Yani yazar, konuya dıştan bakan biri değildir. Böylece bir sosyal psikoloğun gözünden zamanın toplumsal zeminde algılanışı ve kullanımının nasıl göründüğünü öğrenmekteyiz.


?Tempo: Hayatın hızı? başlığı altında farklı kültürlerden verilen örnekler hayli ilgi çekici. Brezilya deneyimine ek olarak, yazarın Hindistan?da tren bileti alabilmek için yaşadığı zaman deneyimi Batı kültüründeki dakikliğin bu coğrafyaya hiç uğramadığını göstermektedir. Kabil?de buluşmayı kararlaştıran, ama yılı kararlaştırmayı unutan ve bir türlü buluşamayan iki kardeşin meşhur hikâyesine atıfta bulunan yazar, bununla Afgan kültüründeki zaman algısını betimlemekte.

Bu kısım, deneysel gözlem yorumlarını da içeriyor. Çeşitli kültürlerdeki bazı davranışların gerçekleştirilme hızları üzerine genel değerlendirme yapılmış ve ekonomik refah ve gelişmişlik artıkça temponun arttığı ve dolayısıyla zaman tasarrufu sağlayan teknolojiye rağmen zaman yoksunluğu yaşandığı sonucuna varılmış.

Kitabın ikinci bölümünde hayatın nerede daha hızlı olduğu sorusuna cevap aranmış. Tam otuz bir ülkede bazı ölçümler yapılmış. Ölçümler de ilginç. Örneğin, en işlek caddede belli bir mesafeyi insanların ne kadar sürede yürüdüğü, bir posta memurunun mektubu teslim alma ve para üstü verme süresi, telaffuz süresi vb. Yapılan karşılaştırmada, zamansal nitelikli farklılıkların sadece kültürler arasında değil, aynı kültür içindeki coğrafyalar arasında bile olduğu ortaya çıkıyor. Daha ilginci, insanların, ilk liberallerin iddia ettiği gibi, olabildiğince az çalıştıkları ortamda değil, hayatın temposunun yüksek olduğu, dolayısıyla zaman yoksunluğu yaşanan yerlerde daha mutlu olmaları! Yaşadıkları tüm gerilimlere ve strese rağmen?

Kitap şu ifadeyle sona ermektedir: Zamanımız bizim zamanımızdır. Aslolan zamandır ve tek o vardır. Zamanımızı nasıl oluşturduğumuz ve kullandığımız, sonunda varlığımızın doğasını ve kalitesini tanımlar.

Kitabın Künyesi
Zamanın Coğrafyası
(Kültürlerin Zaman Algısı Üzerine)
Orjinal isim: A Geography of Time
Robert Levine
Maya Kitap / Araştırma – İnceleme Dizisi
Mizanpaj : Mehmet Büyükturna
Çeviri : Özgür Umut Hoşafçı
2014, 288 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme
Mahalleni kaybedersen, kaybolursun!

?İstanbul?da Kazanmak ya da Kaybetmek? altbaşlığıyla yayımlanan Bir Şehri Yok Etmek, İstanbul?un dünü, bugünü ve yarını hakkında derin bir okuma...

Kapat