Virginia Woolf’un güncesi

Bir Yazarın Günlüğü eserlerin nasıl kılı kırk yararak kaleme getirildiğinin belgesi.
Kimi yazarlara göre Deniz Feneri, Virginia Woolf?un hem en sevilmiş, hem en önemli romanıdır. Ben, uzun yıllar, Oraya Deniz Fenerine diye Türkçe adlandırdığım bu eseri, 1960?ların sonunda rahmetli eniştem Talât Akdağ?ın kitaplığından ödünç almış, bir daha da geri vermemiştim.

Naciye Akseki Öncül çevirisi Deniz Feneri, Millî Eğitim Bakanlığı kitapları arasındaydı. Üstelik, dilimize en erken kazandırılmış çağdaş romanlardan biri. O dönem herhalde pek ilgi devşirmemiş. Bakanlık yayınlamış ama, yaprakları açılmamış bir kitap. Virginia Woolf adı handiyse bilinmiyor. Ünlü yazarların kısa yaşamöykülerini derlemiş kılavuz kitaplara bir göz atın, Türkçe karşılıklarının hiçbirinde Virginia Woolf karşınıza çıkmaz, o dönemlerde.

Gerçi dünya edebiyatında da durum pek farklı değil. Woolf?un yazınsal değeri, geniş okur kalabalığıyla buluşması epey sonra. Joyce?u göklere çıkaranlar, Woolf?u hep ikinci, üçüncü sırada anmışlar. Feminist çabası, Kendine Ait Bir Oda filan derken, Deniz Feneri?nin yazarı canına kıydıktan epey sonra, fakat köklü biçimde yükseliyor. Bugün belki de kuşağının en önemsenen romancısı.

Romanlarının tümü, üstelik değişik çevirilerle, artık Türkçe?de. Oysa nice zamanlar Deniz Feneri, Mrs Dalloway?le yetinilmişti. Bugün galiba dilimize çevrilmemiş bir-iki eseri kaldı.

Yeni bir Virginia Woolf kitabı, İş Bankası Yayınları?ndan Bir Yazarın Günlüğü. Geçmişte Fatih Özgüven?in çevirdiği günceyi, bu kez Oya Dalgıç dilimize kazandırmış. Öyle anlaşılıyor ki, yayınevi, Virginia Woolf ?Bütün Eserleri? dizisine girişmiş. Bir Yazarın Günlüğü de o dizinin ilk kitabı.

Virginia Woolf?la ilintili çok derli toplu ve çok hoş bir deneme yazmış olan John Lehmann (Kendine Ait Bir Kadın, İpek Erkaya çevirisi) Bir Yazarın Günlüğü?nü, romancıyı tanımak, kavramak, eserlerini alımlamak için yararlı bir kaynak sayar: ?(…) ondaki yaratıcılığı kavrayabilmek ve yazarlık mesleğine kendini, yaşamının tek amacı olarak adayışını anlayabilmek açısından çok ilginç kayıtları içerir. (…)?

Bir başka canına kıymış, Sadık Hidayet, Woolf hayranıymış. Ondaki içtenliğe tutkun. Woolf da güncesinde, bir yazarın çok derinden duyumsamadıklarını yazmaması gerektiğine inanıyor. Dostoyevski?den yola çıkmış; 19 Haziran 1923?te şöyle diyor: İnsan derin duygularından kaynaklanan şeyleri yazmalı, dedi Dostoyevski. Ben öyle mi yapıyorum??

Bu kez bu sözlere vuruldum. O günlerde Mrs Dalloway?i yazıyormuş, hangi kaygılarla boğuşarak kim bilir…

Her yeni okuyuş yeni dikkatlere, yeni sarsılışlara yol açıyor:

?(…) hayatla ölüm arasında asılı duruyorum.?

?Bir yapı iskelesi olmayacak; binde bir tuğla görünecek, her şey alacakaranlıkta kalacak ama yürek, tutku, mizah, hepsi sis içindeki ateş kadar parlak görünecek.?

?İnsan hayatının geçiciliğinden öylesine etkileniyorum ki sıklıkla vedalaşıyorum onunla ? örneğin Roger?la akşam yemeği yedikten sonra ya da daha kaç kez Nessa?yı göreceğimi kestirmeye çalışıyorum.? 

Ve edebiyat ne çok açık çağrışımlara! Bu son alıntıdan ?hayli tuhaf ama- Ziya Osman Saba?yı, Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi?ndeki ?Babamın Elbisesi?ni birdenbire hatırladım: Ayrı dönemlerde, ayrı kültürlerde, hayatın geçiciliği, ölüm karşısında aynı etkileniş!

Virginia Woolf çok sevdiğim bir yazar. Yalnız Deniz Feneri değil; Mrs Dalloway?i, Dalgalar?ı, Yıllar?ı, Perdeler Arasında?yı da çok severim. Sonra öyküler, o hiçbiri gözden çıkarılamayacak öyküler…

Bir Yazarın Günlüğü bütün bu eserlerin, eleştirel yazıların, denemelerin nasıl kılı kırk yararak kaleme getirildiğinin belgesi. Virginia Woolf okumamışlar için iyi bir başlangıç. Virginia Woolf?u sevenler, özümsemiş olanlar içinse bazı giz perdelerinin aralanışı…

Gündeş öneriler
Dert Dinleme Uzmanı, Adalet Ağaoğlu, Everest Yayınları. (Bir anlatış ve dile getiriş şöleniyle!)

Selim İleri
(12.05.2014, http://kitap.radikal.com.tr/)

Yorum yapın

Daha fazla Anlatı, Makaleler
“Masallar, Mektuplar ve Kuşlar” üzerine – Öznur Özkaya

Şehir; kimi zaman insanı yer yutar kimi zaman da şefkatle sever kollar. Bir gün derinden yaralarken, an gelir baktığında gözlerini...

Kapat