2 bin 500 yıllık barış çığlığı

Aristophanes’in barış temalı üçlemesinden ikisinin çizgiroman uyarlaması İstos Yayınları’dan çıktı. Günümüze ulaşan on bir Aristophanes komedyasının tamamı yayımlanacak.

“Şu günlerde tam da Aristophanes okumanın zamanı. “ Bu cümleyi yaklaşık 2 bin 500 yıldır her dönem için her coğrafyada söylemek mümkün. İddia ediyorum hemen her seferinde de doğrudur.

Aslında Aristophanes tutucu sayılabilecek bir düşünce yapısına sahipti. Sofistlerle aynı dönemi paylaşıyordu ve onların Atina’nın gelenek ve inançlarını sorgulayan yenilikçi fikirleriyle alay ediyordu; edebiyat ve sanatta yeniliklerden hoşlanmaz, sivri diliyle komedyalarında kişilerin isimlerini vermekten çekinmezdi. Eserlerinde sıklıkla eleştirdiği Sokrates’in idam edilmesinde payı olduğu öne sürülür. MÖ 425’te yazdığı Bulutlar oyununda Sokrates’i gençlere belagat sanatını öğretmek için okul açan bir sofist olarak resmeder örneğin. Düşünürün hicvedilmekten çok da rahatsız olmadığı, hatta bir oyunda ayağa kalkıp seyircilere kendini tanıttığı söylenir. Laf aramızda, Sokrates bir sofist değildir; ancak sürekli soru soran, sorgulayan bir filozoftur ve Atinalı gençler arasında takipçisi çoktur.

Bir savaş karşıtı
Aristophanes’in keskin, argo dili; eleştirel zekâsı ve ülkesinin içinde bulunduğu siyasi durumu kavrayışıyla en az Sokrates kadar dönemine ve sonrasına damgasını vurduğu su götürmez bir gerçek.

MÖ 456-386 yılları arasında Atina’da yaşamış ve yaşamının önemli bir bölümünü savaşla geçmiş. Komedyalarında Atina ile Sparta kentleri arasında MÖ 431-404 yıllarında yaşanan Peloponez Savaşı doğrudan etkili. Bu etki çok açık çünkü kendisi antik tarihin en bilinen ve iflah olmaz bir savaş karşıtıdır. Yazdığı kırk dört komedyadan yalnızca on biri günümüze ulaşmış. Türkçeye ise bunlardan yedisi çevrildi.

İstos Yayın yeni başladığı “Komikosmos” dizisiyle komedyaların tamamını basacak. İşe barış temalı üçlemenin ikisi ile başladı ;Lysistrata ve Barış.

Şalvar Davası’nın aslı
Lysistrata, bilinen ilk savaş karşıtı tiyatro metinlerinden biri. Azra Erhat ile Sebahattin Eyüboğlu’nun 1966 çevirisini okumamışlar için Kartal Tibet’in yönettiği “Şalvar Davası” bir ipucu olabilir. Şener Şen ile Müjde Ar’ın oynadığı film, filmin senaristi Başar Sabuncu’nun Lysistrata’dan yaptığı serbest bir uyarlamaydı. Aristophanes MÖ 411’de sahneye koyduğu oyunda tüm hızıyla sürmekte olan Peloponez savaşının durdurulması için çağrı yapıyordu. Savaşı durduracak güç ise Atinalı ve Spartalı kadınlardı; ellerindeki güç ise “seks”ti. Yani Şalvar Davası’ndaki gibi kadınlar, erkeklere “yatak odası” yasağı getiriyordu.

“Barış sahnelenecek”
Lysistrata aslında komedya ustasının barış temalı üçlemesinin sonuncusu. MÖ 421’de sahnelenen Barış ise ikinci oyun. İstos Yayınları sahneye konulma kronolojisini tersine çevirmiş ama çok önemli değil çünkü üçleme arasında bir devamlılık yok; birbirinden bağımsız ama ortak temalı oyunlar bunlar.

Barış’ta ise savaş nedeniyle köyünden Atina’ya göçmek zorunda kalan ve sefalet içinde yaşamak zorunda kalan Trygaios’un (Bağcı anlamına geliyor) hikâyesi anlatılır. Trygaios savaşın bitmesi için yeryüzünde yapılacak hiçbir şey olmadığına karar verir ve göğe çıkıp tanrılardan yardım istemeye karar verir. Kitapta Aristophanes’in oyununun sahnelenmesinin çeşitli ayakoyunlarıyla engellenme girişimlerine karşı yaptığı konuşma oyunun meramını anlatıyor: “Anlaşılan seçtiğim konu ‘barış’ bazılarının hoşuna gitmedi. Her ne kadar kana susamış liderler artık Hades’i mekân tutmuş olsa da, bazıları, çok daha tehlikelileri aramızda sinsice dolanıyor. Savaşın devam etmesini istiyorlar. Zira savaştan para kazanıyorlar. Oyunu çalışmaya başladığımız ilk günden itibaren bizi engellemek için her yolu denediler! Tehditler savurdular, dekorlarımızı ve ekipmanlarımızı tahrip ettiler, isimlerimizi kötüye çıkardılar, yetkililere rüşvet verdiler ve karar mercileri üzerinde baskı kurmaya çalıştılar. Ama başaramadılar. İşte buradayız ve ‘Barış’ sahnelenecek.”

“Nerdesin aşkım”
Aristophanes oyunları çok sahnelenen, eski; eski olduğu kadar evrensel ve eskimeyen metinler. Ancak İstos’un yayımladıklarının bir farkı var: Bunlar birer çizgi roman. İtiraf edeyim, Tasos Apostolidis’in uyarladığı ve Yorgos Akokalidis’in resimlediği Aritophanes’leri tiyatro metinleri biçiminden çok daha fazla beğendim. Türkçeye çeviren Berivan Bazencir’in de çok başarılı olduğunu düşünüyorum.

Sarkmayan, akıcı ve komik bir Türkçe metin yaratmış. Editör çalışması da çok iyi.

Apostodilis ile Akokadilis belli ki 2 bin 500 yıllık metinleri günümüze çok iyi uyarlamış. Ama Lysistrata’nın sonundaki editör katkısına şapka çıkarıyorum. Asteriks’in sonunda görmeye alışkın olduğum macera sonu şöleni benzeri bir barış kutlamasında Lubunios (Aristophanes’in eşcinsel karakterleri çağının ve hatta günümüz Türkiyesi’nin çok ilerisinde olduğunu belirteyim) lirini alır ve barış için bir şarkı söyler: “Amann amannn! / Barışla kavuştu kadın ile adam / Ben yine yalnızım/ Nerdesin aşkım?.” İstos editörü buraya asteriks koyup dipnot atmış; “Burdayım aşkım.”

HALUK KALAFAT
26.12.2014 http://kitap.radikal.com.tr/

LYSISTRATA , BARIŞ
Aristophanes
Uyarlayan: Tasos Apostolidis
Çizen: Yorgos Akokalidis
Çeviren: Berivan Bazencir
İstos Yayınları
2014, her biri 56 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Tiyatro oyunları
Susan Sontag’la “Bilincin Kapısını Aralamak” – Şule Tüzül

“Kimileri kitap okumayı sadece bir kaçış olarak görür: ‘Gerçek’ dünyadan hayali bir dünyaya, kitapların dünyasına bir kaçış. Oysa kitaplar çok...

Kapat